Terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı YPG/SDG’yi yıllardır eğiten, donatan, silahlandıran ve bütçesinden yüklü miktarda para aktaran ABD; Türkiye ve Suriye’nin kararlı tutumu sonrasında bu asalak yapıyı sırtından atmaya karar vermiştir.
Suriye ordusu terörle mücadele operasyonlarına başladığı andan itibaren, terör örgütü PKK/YPG ABD ve İsrail’e “Bize yardım edin” diye yalvarmıştır.
Ancak ABD, bu asalaklara öyle bir tekme vurmuştur ki adeta felç olmuşlardır.
Önce Trump, Suriye Devlet Başkanı Ahmet Şara’nın mücadelesine destek verdikten sonra şu açıklamayı yapmıştır:
“YPG’ye muazzam miktarlarda para ödendi, petrol ve başka şeyler verildi. Yani bunu bizden ziyade kendileri için yapıyorlardı. ABD olarak artık Suriye hükümeti ile çalışıyoruz, YPG’nin görevi bitti.”
Daha sonra ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack ise, “SDG’nin (Suriye’de) DEAŞ karşıtı güç olma işlevi büyük ölçüde sona ermiştir.” ifadelerini kullanarak uluslararası düzeyde son ölümcül darbeyi vurmuştur.
ABD’nin bugün yaptıklarına, yarın yapacaklarına güvenilir mi? Elbette hayır… İşte en güncel örnek, asalak terör örgütü YPG’ye yönelik tutumudur. ABD, güce ve menfaatlerine göre konum belirler. Türkiye ve Suriye’nin kararlı duruşu ve mücadelesi, ABD’nin asalak YPG’yi sırtından atmasında etkili olmuştur.
Terör örgütü PKK/YPG büyük bir şok yaşamaktadır. YPG, bu devranın hep böyle gideceğini sanırken, Türkiye’nin “Böyle gitmez hep bu devran” uyarılarını bir türlü dikkate almamıştır.
Sonuçta da ağlayarak, ABD ve İsrail’e sitem ederek ve topuklayarak kaçmak zorunda kalmıştır. PKK’nın sesi Şivan Perver’in hâline baksanıza; ağlayarak ABD’ye “Bizi kullanıp attınız” demektedir… Bunlarda onur ve şeref izi görmek mümkün değildir.
Kandil’deki elebaşı Murat Karayılan da YPG’ye sahip çıkılmaması karşısında, “Şu an uluslararası güçlerin aldığı bu karar, yani saldırılara yol açma tutumu başta ABD olmak üzere İngiltere, Almanya, Fransa ve diğer uluslararası koalisyon devletleri için kara bir leke olacaktır.” diyerek Batı’ya sitemlerde bulunmuştur.
Tüm bu yalvarışlar ve sitemler, aslında bunların “Kürt” maskesi takarak Müslüman Kürtleri kime pazarlamaya çalıştıklarının bir kez daha açık bir delili olmuştur. YPG’li bir teröristin kameralar karşısında, “Biz Allah’tan büyüğüz” demesi bile bunların gerçek yüzünün özeti değil midir?
Asalak YPG, “bize devlet kuracaklar” hayaliyle bir “ABD–İsrail rüyası” görüyordu. Şimdi ise onlar tarafından satılınca, bu kez “Türkiye ve Suriye kabusu” yaşamaya başlamıştır.
Fırsat bu fırsatken, Türkiye ve Suriye bu asalaklara, mikroplara nefes alacak hiçbir alan bırakmamalıdır. Bu asalak terör örgütlerini yok etmek, en başta Kürt kardeşlerimizi özgürlüğüne kavuşturmak olacaktır.