Türkiye’deki sol siyasi anlayışın olaylar karşısındaki takıntılı yaklaşımı, ideolojik saplantıları ve çelişkileri herkesin malumudur.
Fakat CHP’de son dönemde yaşananlar, bu siyasi yapı içinde vefanın, ölçünün, haddi bilmenin ve siyasi ahlakın ne denli büyük bir aşınmaya uğradığını da açıkça ortaya koymuştur. CHP içinde sadece son üç ayda yaşananlar bile, siyasetin geldiği kalite seviyesini göstermesi açısından herkes için önemli bir tecrübe olmuştur.
13 yıl CHP Genel Başkanlığı yapmış Kemal Kılıçdaroğlu’na edilen hakaretler ve küfürler, aynı şekilde Özgür Özel’e yönelik aşağılayıcı ifadeler, birçok kişiye, “Türkiye’nin yönetimi emanet edilecek siyasetçiler ve onları destekleyenler bunlar mı?” sorusunu sordurmuştur.
CHP’de yaşanan bu ayrışma ve karşılıklı ağır suçlamalar, bugüne kadar Türkiye’de bir siyasi partinin bölünme sürecinde görülen örneklerden çok daha vahim bir tabloyu ortaya koymaktadır.
Herkes birbirine hakaret ediyor; birbirini ahlaksızlıkla, hainlikle suçluyor...
Aman Allah’ım, nasıl bir kalitesizlik bu!
Bir taraf Kemal Kılıçdaroğlu’nun, diğer taraf ise Özgür Özel’in posterlerini öfkeyle, kinle ve nefretle yırtıyor.
İl binaları tekmelenerek ele geçiriliyor. Daha düne kadar aynı siyasi hedef için birlikte çalışanlar, bugün birbirlerini öldürecekmiş gibi fiziki saldırganlık sergiliyor.
Kayseri’de açılan Yeni Parti İl Başkanlığı binasına asılan Atatürk posterindeki Altı Ok ambleminin bıçakla kesilmesi de ayrı bir garabetti.
Aydın’da ise Yeni Partililer, gösteri sırasında yoldan geçen çocuklu bir ailenin “Yolu açın.” demesi üzerine aileye saldırıyor.
Peki, bunları bu derece kalitesiz hâle getiren motivasyon nedir?
Bu cinnet ve gözü dönmüşlük hâlinin Türkiye’ye kazandıracağı ne olabilir?
“Kültürlü ideoloji” diye pazarlanan solun maskesi her geçen gün biraz daha düşmektedir.
Siyasi menfaat kavgasında sergilenen bu derece keskin ve saldırgan tavırlar, vallahi Türkiye’nin geleceği açısından benim gibi birçok insanı kaygılandırmıştır.
CHP içinde yaşanan dehşet verici manzarayı, Türkiye’nin geleceği ve toplumsal istikrar açısından sürekli sağduyu mesajlarıyla değerlendiren MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin her açıklaması, aslında hem CHP’yi hem de ayrılanları içine düştükleri bu durumdan kurtarmaya yönelik bir çağrı niteliğindedir.
Sayın Devlet Bahçeli geçtiğimiz günlerde tarafları “Siyaset, öfkenin hiç dinmediği bir hesaplaşma alanı haline gelirse çerçevesi kırmızı ve keskin demokrasi çizgileriyle çizilmiş rekabet ortamı giderek bir husumet girdabına dönüşür. Geçmişin muhasebesi, geleceği rehin alan bir rövanş arayışına dönüşmemelidir.” Şeklinde bir kez daha uyarmıştır.
CHP ve Yeni Parti, aralarındaki bu kalitesiz kavgayı; kan dökülmeden, toplumsal olayların fitili ateşlenmeden sona erdirmeli, yapılan uyarıları dikkate alarak sağduyu etrafında kurumsal bir anlayış geliştirmelidir. Aksi halde bu kadar siyasi kalitesizlik ve seviyesizlik topluma kötü örnek olmaktadır.