Türkgün | Başyazı | CHP’nin CHP’lilerle sınavı

CHP’nin CHP’lilerle sınavı

KAYNAK: Yıldıray Çiçek

CHP’nin mevcut yönetimi, başına gelen her sorunu hükümetin bir operasyonu gibi göstermeye çalışsa da aslında CHP, her olayda kendi içinde CHP’lilerle mücadele etmektedir.

CHP’nin karşılaştığı tüm krizler, CHP’lilerin kendi itirafları ve şikâyetleriyle şekillenmektedir. Hükümet de elbette rakibinin sunduğu bu kozları siyasi olarak değerlendirmektedir.

Nitekim CHP’nin kurultay davası, CHP’lilerin şikâyetiyle başlamış ve yine kendi itiraflarıyla derinleşmiştir. CHP’li belediyelerdeki yolsuzluk ve rüşvet skandalları da aynı modelle ilerlemektedir.

Şimdi rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile oğlu Gökhan Böcek, etkin pişmanlık ifadelerinde CHP Genel Merkezi’ne rüşvet paraları taşıdıklarını isim vererek itiraf etmektedir. 

“Rüşvet”, “irtikap” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlamalarıyla tutuklanan Uşak’ın eski Belediye Başkanı Özkan Yalım da etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadede, Özgür Özel’e kurultay öncesi para ve araba verdiğini söylemiştir.

Keza İBB yolsuzluk ve rüşvet davasında bavullarla taşınan paraları tüm Türkiye gördü. Bu dosyadan tutuklanan birçok kişi itirafçı olmuş ve CHP’nin ayarını ciddi şekilde bozmuştu.

Ben, CHP içinde “itirafçı” düzeninin artarak devam edeceğine inanıyorum. Hatta CHP’li belediyelerde çok daha fazla yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun gerçekleşeceğini öngörüyorum. Çünkü CHP’de ciddi bir ahlaki yönetim boşluğu vardır ve bu boşluk partiyi çürütmeye devam etmektedir. Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nu savunma uğruna CHP’nin tüm otokontrol mekanizmasını bozmuştur. 

CHP içinde rüşvet, yolsuzluk ve ahlaksızlığa bulaşma korkusu artık neredeyse hiç kimsede kalmamıştır. Çünkü herkeste “Nasıl olsa bizi ölümüne savunacak bir genel başkanımız var” rahatlığı hâkim olmuş ve bu, her CHP’li üzerinde güçlü bir motivasyon yaratmıştır.

Özgür Özel kısa süre önce “Bizde rüşvet yok, irtikap yok, yalan yok, zimmet yok, yolsuzluk yok” diyordu. Şimdi ise savunduğu CHP’li belediye başkanları, paraları hem kendisine hem de CHP Genel Merkezi’ndeki kişilere verdiklerini itiraf etmektedir.

Hadi diyelim ki tutuklu belediye başkanları CHP Genel Merkezi’ne iftira atıyor. Bu hal bile CHP’nin içindeki karakter erozyonunu ve çürümeyi göstermeye yetmez mi?

Geçtiğimiz yıl TBMM’de bir CHP milletvekilinin odasında poşet içinde 250 bin dolar bulunduğu haberleri gündeme bomba gibi düşmüştü. Ortada 250 bin dolarlık para vardı ama hâlâ sahibi çıkmadı. O olayın akıbeti ne oldu, bilen var mı? Üstelik o dönemde ortaya atılan isimler, bugün yine gündemde olan kişilerle aynı. Bu da tesadüf mü?

CHP’nin bu gidişatı toplum ve siyaset kalitesine darbe vurmaktadır. Türkiye’nin en köklü partisi, bu hale düşmemeliydi. Bu gidişat CHP’nin daha kötü günlere gebe olduğunu da göstermektedir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...