Türkgün | Başyazı | CHP’nin organ nakli siyaseti iflas ediyor

CHP’nin organ nakli siyaseti iflas ediyor

KAYNAK: Yıldıray Çiçek

CHP’de sağcı ya da sol ideolojinin dışında kalan isimleri aday gösterme geleneğini Kemal Kılıçdaroğlu başlattı. Siyaseten kazanmayı hedefledi; ancak bu hedef uğruna CHP’nin genetiğini ciddi biçimde bozdu.

Öyle derin bir kafa karışıklığı yaşıyordu ki, bir taraftan “Dersimli Kemal’im ben, devrimci Kemal’im” derken, diğer taraftan rahatlıkla “Ben de ülkücüyüm” diyebiliyordu.

Bu siyasi organ nakli ameliyatını ilk olarak Mansur Yavaş ile başlattı. Nitekim Mansur Yavaş, MHP’de siyaset yaptığı dönemde kaleme aldığı sipariş mektuplarda; “Dar bir kadronun elinden çıkan politikalarla ‘CHP’yle özdeş parti’ suçlamalarına çanak tutan bir anlayış sergilenmiştir.” Ve “İçinde maneviyatı barındırmayan bir milliyetçiliğin halk tarafından CHP’yle aynı kategoride değerlendirildiğini fark edemeyen bir siyaset tarzıyla bu hareketi iktidara taşıyamayız.” ifadelerini kullanarak MHP’yi açıkça hedef alıyor; siyasi kumpas kurmaya çalışanlara zemin hazırlamak adına, haksız ve iftira niteliği taşıyan suçlamalarla partiyi yıpratmaya çalışıyordu.

Sonra ne oldu? 

CHP hakkında bu derece aşağılayıcı ve suçlayıcı değerlendirmelerde bulunan Mansur Yavaş’ın, FETÖ’nün hükümete karşı gerçekleştirdiği 17–25 Aralık 2013 operasyonlarının tam ortasında, yani 23 Aralık 2013 tarihinde, “Bugün 40 yıllık geçmişimi geride bırakarak CHP adayı olmamla, geride kalan bütün tartışmalar bitecektir.” sözleriyle CHP’ye üye olduğunu gördük.

Ne kadar ilginç, değil mi?

Kemal Kılıçdaroğlu bu organ nakli işini sevmişti. Türkiye’nin birçok ilinde, sağdan ya da farklı ideolojik arka planlardan isimleri CHP’ye taşıyarak benzer denemelere girişti.

Ancak bu kez, adeta bir Frankenstein misali, kendi yarattığı canavarı İstanbul’da üretti. Siyaseten ortaya çıkardığı Frankenstein Ekrem, sonunda “devrimci Kemal’i” CHP’nin başından indirdi.

Kemal Kılıçdaroğlu seçim kazanıyor gibi görünüyordu; fakat CHP’nin ilkeleri, ideolojik çizgisi ve siyasal omurgası birer birer yok ediliyordu. Özgür Özel’in genel başkanlığa gelmesiyle bu anlayış terk edilmedi; aksine aynı sistem devam ettirildi. Sağdan ve farklı ideolojilerden yapılan bu toplama tercihler, bugün CHP’nin başına bela oldu.

Türkiye’nin son gündemi malum: CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in mesaj attığı ve ardından CHP’den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı meselesi… Mesut Özarslan da CHP’ye yapılan bir başka organ nakliydi.

Özgür Özel, Mesut Özarslan Keçiören Belediye Başkanı seçildiğinde aynen şunları söylüyordu:
“Keçiören’de hangi siyasi görüşte olursa olsun, kente iyi hizmet edeceğine, dürüst ve namuslu çalışacağına inanılan Mesut Başkan’ı destekleyen ve Keçiören’in adeta kötü talihini değiştiren tüm Keçiörenlilere teşekkür ediyorum. O gün oy vermemiş olsalar bile, bugün aldıkları hizmetle Mesut Başkan’ın hakkını teslim eden Keçiören halkı…”

Şimdi ne diyor? Küfürlü mesajları bir kenara bırakıyorum. CHP Grup Toplantısı’nda bu kez açık açık, “İktidara bozuk tohum Mesut’la gidilmez.” diyor.

Bana göre bozulan da, bozuk olan da; sürekli sağdan ve farklı ideolojilerden yaptığı organ nakilleriyle kendi Frankensteinlarını yaratan CHP’nin bizzat kendisidir. CHP’de yaşanan temel sorun, bu organ nakillerinin kaçınılmaz biçimde enfeksiyon kapmasıdır.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...