Mattia Ahmet Minguzzi…
Kalbi kötülükle doldurulmuş, karakteri ahlaki beslenmeden yoksun katiller tarafından 14 yaşında hayattan koparılan bir çocuk… Onun acımasızca aramızdan ayrılışının ardından Türkiye’nin her kesimi, adalet arayışında ve bu tür katiller karşısında çocuklarımızı koruma konusunda tek yürek oldu. Siyaset, sanat, medya ve spor dünyasından başlayarak toplumun birçok kesimi, vicdan ve merhametin sesiyle Mattia Ahmet Minguzzi için tek ses, tek yürek hâline geldi.
Onun ardından adalet mücadelesinde kendini fedakârca ortaya atan ise bütün olarak ailesi oldu. Peyami Safa’nın bir ölümün ardından yaşananları tarif ettiği o derin tespiti bu olayda da kendini göstermiştir: “Ölüm bir eve girince, sağ kalanları da biraz öldürüyor…”
Yürek parçalayan acıları, feryatları ve isyanları bunu çok açık biçimde ortaya koyuyor.
Buna rağmen adalet arayışından bir an olsun vazgeçmiyorlar.
Artık sadece Mattia Ahmet Minguzzi için değil, benzer olaylarda hayatını kaybeden tüm çocuklar için mücadele veriyorlar.
Mattia Ahmet Minguzzi’nin ailesinin hayatında ne kadar büyük ve vazgeçilmez bir yer kapladığı, ilk günden itibaren çok net anlaşılmıştır. Annesi, babası, kardeşi, teyzeleri, anneannesi, dayısı ve diğer tüm aile fertleri; hem adalet arayışında hem de onun hatırasını yaşatma konusunda öylesine büyük bir fedakârlık ve kararlılık sergiliyorlar ki, aynı acıyı yaşayan diğer ailelere de güçlü bir mücadele örneği oluyorlar.
Geçtiğimiz günlerde, Mattia Ahmet Minguzzi’nin kıymetli annesi Yasemin Akıncılar’ın kaleme aldığı “Çiçeğim Mattia Ahmet Minguzzi” isimli eseri elime ulaştı. Evladının derin acısından sonra verdiği mücadeleyi samimiyetle özetleyen ve onun hatıralarını yaşatmayı gönül vazifesi edinen bu kıymetli kitap, imzalı olarak tarafıma teslim edildi.
İmzalanmış eseri MHP Genel Merkezi’ne bizzat ulaştırma nezaketi gösteren, Mattia Ahmet Minguzzi için adalet arayışında gönül eri gibi mücadele veren ve büyük fedakârlıklar sergileyen Sayın Ziya Karacan ile Aykut Polat’a özellikle teşekkür ediyorum. Yasemin Akıncılar hanımefendiye ve Ziya Karacan, Aykut Polat beyefendilere gösterdikleri bu ince nezaket ve destek için sonsuz şükranlarımı sunuyorum.
Mattia Ahmet Minguzzi hayattan koparıldığında ilk köşe yazısını kaleme alan, sonraki süreçte adalet mücadelesinde, ailesine yönelik tehditler karşısında ve çocuklarımızın korunması için alınması gereken önlemler konusunda en çok yazan yazarlardan biri olarak, bundan sonra da her daim Mattia Ahmet Minguzzi’nin ailesinin yanında olmaya devam edeceğim. Elbette benzer şekilde hayattan koparılan her çocuğumuzun ve gencimizin adalet arayışında kalemim daima mazlumların ve masumların yanında olacaktır.
Çirkin ruhlu katiller, Mattia Ahmet Minguzzi gibi güzel ruhlu bir çocuğu, tomurcuk hâlindeki bir çiçeği acımasızca soldurdu. Fakat o masum çocuk, Türkiye’nin adalet arayışında “başka çiçekler solmasın” diye adeta bir sembole dönüştü. Annesinin “Çiçeğim” diye seslendiği Mattia Ahmet Minguzzi, hatıralarıyla hep yaşayacaktır… Yaşatacağız…