Suçsuz, masum, melek gibi çocukları öldürüyorlar; sonra da o iğrenç tipli katillerin akrabaları ve çevresi, evladını kaybeden aileler adalet istiyor diye onları ölümle tehdit edebiliyor.
Son yıllarda bu durumu ne çok kez izledik…
Mattia Ahmet Minguzzi cinayetinden sonra hak ve adalet arayan ailesi, avukatlar, gazeteciler ve konuyu gündemde tutan kişiler tehdit edilmişti.
Daha sonra Hakan Çakır cinayeti ve Atlas Çağlayan cinayeti sonrasında da aynı şekilde ölüm tehditleri, hakaretler ve “cehennemi yaşatacağız” gibi mesajlar ailelerine peş peşe ulaştı.
Son olarak, ölümü hâlâ aydınlatılmamış Rojin Kabaiş olayı var. Van’da yaşanan bu şüpheli genç kız ölümü sonrası babası Nizamettin Kabaiş da açıkça tehdit edildi.
Nizamettin Kabaiş yaşadığı bu durumu kamuoyuyla şu sözlerle paylaştı:
“7 aydır 6 ayrı yabancı numaradan tehdit geliyor. En son 3 hafta önce bir tanesi gece saatlerinde telefon açtı. Bana, ‘Davadan geri çekil. Biz seni çoktandır uyarıyoruz, bizi dinlemiyorsunuz. Seni öldüreceğiz. Seni de kızının yanına gömeceğiz. Davadan vazgeç’ diyorlar; küfür ve hakaret ediyorlar. Hem mesaj attılar hem de telefonla aradılar. Devletten rica ediyorum. Can güvenliğimiz yoktur. Bize sahip çıksınlar.”
Mattia Ahmet Minguzzi ve diğer cinayetlere karışan, katilliği ispat edilmiş iğrenç tipler cezaevinden paylaştıkları fotoğraflarla hiçbir pişmanlık belirtisi göstermediği gibi; Rojin Kabaiş olayında da olayın aydınlanması için gece gündüz mücadele veren baba Nizamettin Kabaiş’in ölümle tehdit edilmesi, bu olayın da cinayet olma şüphesini artırmaktadır.
Ahlaki eğitim çocukluktan itibaren sağlam verilmezse suç oranları artacak; suçlar karşısında caydırıcı ve ağır cezalar uygulanmazsa katiller ve çevresi bu pervasız ve çirkef tavırlarına devam edeceklerdir.
Haksız yere birinin canını alan hiçbir katile imtiyaz, rahatlık ve huzur tanınmaması gerekirken; Mattia Ahmet Minguzzi’nin katilleri ve benzerleri “Biz cezaevinde domuz gibi besleniyoruz. Huzur ve mutluluk içindeyiz.” şeklinde pozlar paylaşabilmektedir.
Hükümetin ve yeni Adalet Bakanımız Akın Gürlek’in ortadan kaldırması gereken manzara işte budur. Melek gibi çocukları öldürdükleri yetmiyormuş gibi, adalet arayan ve acısını yaşamaya çalışan aileler tehdit ediliyor; ardından da cezaevinden domuz kılıklı pozlar verilerek toplumun huzur ve güven duygusu açıkça tahrik ediliyor.
Öldürülen masumların hakkı her şeyden önce gelmelidir; katillerin ise rahat bir nefes almaya hakkı bile olmamalıdır.
Bizdeki iğrenç model katiller, evlatları öldürmekle yetinmiyor; ailelere de hayatı cehennem ediyor.
Bu tablo, gelecek adına kaygı verici ve derhal önlem alınması gereken bir manzaradır.