Bir savaşta elbette taraflardan kimin haklı, kimin haksız olduğu tartışılır. Haksız taraf, vicdan sahipleri ve uluslararası hukuka inananlar tarafından eleştirilir. Ancak savaşın en ahlaki ve değişmez kuralı, masum sivillere dokunmamaktır. Bir savaşta devlet adamlarına, komutanlara, askerlere, uçaklara, gemilere ve askerî tesislere dokunmak savaşın doğasında vardır. Fakat masum sivillere, kadınlara, yaşlılara ve özellikle çocuklara bomba yağdırılıyorsa, oradaki insanlık dışı alçaklığın seviyesini ölçmek mümkün değildir.
İran’daki savaşın ilk günlerinde okul bombalayıp 170 öğrenciyi öldüren ABD-İsrail ittifakı, aynısını şimdi Lübnan’da sürdürmektedir. Geçen gün fotoğrafları yayımlandı. Birçok çocuk ve masum sivil, evlerinin üzerine yağdırılan İsrail bombalarıyla hayatını kaybetti. Lübnan’da sözde Hizbullah ile savaşıyorsun; onlarla savaşacaksan hadi onları hedef al, çünkü onlar da İsrail’e karşı savaşıyor.
Fakat insanlığa karşı savaş açmış kanlı bir mikrop olan İsrail… Sivillerin üzerine bomba yağdırmak, çocukları öldürmek nedir? Bu nasıl bir sapkınlıktır? Gazze’de “Öldürmek için çocuk arıyoruz” diyen Siyonist yaratıkların, dünya genelinde güçlü olsalar neler yapabileceklerini artık açıkça görüyoruz.
Bebekleri ve çocukları öldürmek, sadece vahşi yaratıkların yapabileceği bir davranışken, günümüz dünyasında bunu küresel vahşetin mimarları ABD ve İsrail yapmaktadır.
ABD ve İsrail’in geçmişten günümüze birçok yöneticisi savaş suçlusu olarak yargılanması gerekirken, haydut dünya düzeninde henüz onlara dokunan olmamıştır. Ne Birleşmiş Milletler ne de mevcut uluslararası düzen bunlara hesap sorabilmektedir. Aksine, ABD ve İsrail onları tehdit etmekte ve yön vermektedir. Çocuk katillerinin bu kadar etkili olduğu bir dünyada elbette haydut düzeni ve vahşetin çarkları dönmeye devam edecektir.
İran ile olan savaşta içeriğine uyup uymayacağı belli olmayan geçici ateşkesler ilan ediyorlar. Bir bakıyorsunuz, Lübnan’daki saldırılarına daha da hız veriyorlar ve doğrudan sivillerin üzerine bomba yağdırıyorlar.
Tüm yaşanan savaşlara ve çatışmalara baktığımızda, Siyonizm dünya haritasından silinmediği sürece bu kanlı kaos hâlinin devam edeceği görülmektedir. Çünkü karşımızda insan olmayan ve insanlık değerlerini hiçe sayan bir Siyonizm sapkınlığı vardır.
Dünya devletleri birleşerek masum çocukları bu sapkınların bombalarından kurtarmalıdır. Gazze’de, İran’da ve Lübnan’da öldürülen ve öldürülmeye devam eden çocuklar, dünyanın ortak ayıbıdır. Dün çocukları koruyamayan dünya, bari bundan sonra ABD ve İsrail sapkınlığı karşısında çocukları kurtararak aynı zamanda kendi şerefini de kurtarmalıdır. El kadar çocukları koruyamayan bir dünya, gerçekten dünya mıdır?