Türkgün | Başyazı | İğrençlik yol bulursa, toplum nefessiz kalır

İğrençlik yol bulursa, toplum nefessiz kalır

KAYNAK: Yıldıray Çiçek

Toplum bozuluyor, bireyler bozuluyor. Ne yazık ki, bunu kimse inkâr edemez. Her meslek grubunda ve her alanda bu tabloyu görmek mümkündür. Üstelik iletişim çağında teknolojik sunumların artması, bu bozulmayı adeta gözlerimizin önüne seriyor. Günlük hayatta vicdanı, merhameti ve Allah korkusunu terk etmiş insan manzaralarına şahit oluyoruz. Tertemiz ana kuzularını öldürerek ocaklara ateş düşüren çirkin ruhlu katiller zaten toplumda tepki unsuru iken, geçtiğimiz günlerde Kahramanmaraş’ta bir hastanede hemşire olarak çalışan şeytan ruhlu bir kadının 5 günlük bir bebeğe uyguladığı şiddetin videosu ortaya çıktı. Bu olay, toplumda büyük infial yarattı.

5 günlük Deniz Esin bebek, kuvözde gördüğü hemşire şiddeti nedeniyle ömür boyu bedensel ve zihinsel engelli olarak yaşamak zorunda bırakıldı. Hemşire kılığına girmiş şeytan tutuklandı; ancak kısa süre sonra aynı kadının başka bir çocuğa da aynı şiddeti uyguladığı ortaya çıktı. O bebeğin sağlığıyla ilgili akıbet ise henüz yansımadı. Görünen o ki, bu hemşirenin elinden geçen her bebeğe yönelik darp ve şiddet, sistematik bir hâl almış durumda…

Tutuklanan bu şeytan ruhlu hemşire, cinayete teşebbüsten ve bir insanın sağlığını gasp etmekten yargılanmalıdır. Bir-iki ay sonra serbest bırakılması, aynı ruhu taşıyan diğerlerine adeta motivasyon sağlayacaktır. Zaten en büyük derdimiz, suçluların hak ettiği ve caydırıcı cezayı almaması değil mi?

Ahmet Minguzzi’nin katillerinin ve diğer suçluların cezaevindeki besiye çekilmiş domuz gibi hallerini, sırıtışlarını gördünüz değil mi? Zerre korku, pişmanlık var mı? Adalet, suç işleyene korku vermezse, bu toplumda asayiş sağlanabilir mi?

Türkiye’de ahlaki eğitim ve ceza sistemi öyle köklü bir hâle gelmeli ki, suç işleme oranları düşmeli ve suç işleyenler korku duymalı… Bebekleri ömür boyu sakat bırakan hemşire olayı, okyanusta bir damla niteliğinde sadece. Her gün ne şeytanlıklar bu ülkede yaşanıyor.

Geleceğimizin temiz, huzurlu ve güvenilir bir toplum olmasını istiyorsak, eğitimi, ahlaki değerleri ve adaleti en temel öncelik hâline getirmek zorundayız. Yoksa vicdanımızı, merhametimizi, adalet duygumuzu yaralayan manzaraları izlemeye devam ederiz. İktidar ve muhalefet bu konuda bir işbirliği yapmalı ve toplumun geleceğini şimdiden sigortalamalıdır.

Toplumda ruh sağlığını yitirme potansiyeli artarken, suç ve suçlu sayısının yükselmesi kaçınılmaz hâle geliyor. Bu gidişattan kaygı duymayanlar ya bu ülkenin düşmanı ya da kendi elleriyle geleceğe davetiye çıkaranlardır. Bebeklerimizi, çocuklarımızı, gençlerimizi koruyalım; onlar, geleceğimizin ve nesillerimizin emanetçisidir.

Toplum içinde iğrençliği yaşatmaya çalışan kimseye prim vermeyelim. Çünkü iğrençlik bir kez yol bulursa, toplumun tamamı nefessiz kalır. Nefessiz kalan bir toplumun geleceği ise muhakkak tehlikeye düşer. Her alanda, şeytan ruhlulara dikkat etmek zorundayız.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...