Son günlerde CHP’nin başını çektiği muhalefet hareketlenmeye başlamıştır. Aynı hafta içinde o onu, o bunu ziyaret ederek dikkat çekici bir ziyaret trafiği oluşturulmuştur.
Belli ki Özgür Özel de Kemal Kılıçdaroğlu’nun 6+1 masası modeline benzer bir masa birlikteliği kurma arayışındadır. Artık bu masa 6+1 olmaz; 4 olur, 5 olur… Orasını elbette bilemiyorum. Ancak etkisiz elemanlar hâline gelen Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın devre dışı bırakıldığı anlaşılmaktadır; zira kendilerini anan ya da soran pek yoktur. Yine de bunların sağı solu belli olmaz.
Özgür Özel, yalnızca bir hafta içinde Müsavat Dervişoğlu, Fatih Erbakan, Mahmut Arıkan ve DEM Eşbaşkanlarıyla görüşmüştür.
Özgür Özel, geçtiğimiz aylarda da “Zafer Partisi ve DEM yan yana durmak zorunda, birleşmek zorunda”, “DEM Parti ile ilişkileri bozma lüksümüz yok”, “DEM ile CHP ayrı düşemez” ifadeleriyle niyetini açıkça ortaya koymuştur.
Daha önce de Yavuz Ağıralioğlu da CHP’de yer kapmak için ziyarette bulunmuştu.
Özgür Özel’in yeni bir masa kurma arayışında olduğu artık çok nettir.
Demokrasi içinde ve siyasetin doğal şartları çerçevesinde elbette isteyen istediği masayı kurabilir. Ancak bize düşen; ihanet varsa, ikiyüzlülük varsa, istismar varsa Türk milletini uyarmaktır.
Özgür Özel’in bu görüşme trafiği içinde en çok dikkatimi çeken söz ise Fatih Erbakan’a söylediği, “Biz son tokalaştığımızda Kıbrıs’ı kurtarmıştık.” ifadesi olmuştur. İşte bu söz, apaçık milli bir davayı istismar niyetiyle dile getirilmiştir.
Özgür Özel, merhum Bülent Ecevit ile Necmettin Erbakan’ın kurduğu CHP–MSP koalisyonu döneminde, 20 Temmuz 1974’te Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı’na vurgu yapmaktadır. Peki, bugün kendisi KKTC konusunda hangi noktadadır?
CHP zihniyeti ve Özgür Özel, KKTC’de uzun süredir federasyoncu, Rumcu ve Türk karşıtı yapıları ve siyasetçileri desteklemiştir.
“Türkiye’nin Kıbrıs’taki varlığı uluslararası hukuka aykırıdır. Türkiye, uluslararası hukuk açısından Kıbrıs’ta haksızdır.”
“Türkiye’nin bizi kurtardığını söyleyebilirsiniz; ancak Kıbrıs’ta yeterinden fazla kalmıştır.” gibi ifadeleri ve daha neleri sicilinde bulunan CTP için “kardeş partimiz” diyen Özgür Özel’in, merhum Ecevit’in ve Necmettin Erbakan’ın verdiği mücadeleyi ağzına almaya dahi hakkı yoktur; bunu yapabilecek son kişi bile değildir.
Suriye’de YPG’ci, Kıbrıs’ta federasyoncu, Türkiye’de ise bölücü unsurlara cesaret kaynağı olan Özgür Özel, millî davaları istismar etmeyi bırakmalı ve neyse o olduğuna dair duruşunu sürdürmelidir.
Kendini Cumhur İttifakı’na karşı konumlandıran Fatih Erbakan, büyük bir talihsizlik sonucu Özgür Özel’in bu istismar dolu sözü karşısında, “Özgür Bey, siz CTP’yi kardeş parti olmaktan çıkardınız mı?” sorusunu yöneltememiştir.
Özgür Özel her şey olabilir; ancak millî davaların adamı olamaz. Olursa da bu, zaten kıyametin kopuşu demektir.