Türkgün | Başyazı | Mazlumlar adına sorulacak hesap

Mazlumlar adına sorulacak hesap

KAYNAK: Yıldıray Çiçek

Manzaraya bir bakın… 

Ne acı, değil mi? 

Yaklaşık 10 milyon nüfuslu İsrail’in Müslümanlara zulmetmesi karşısında, iki milyarı aşkın nüfusa sahip İslam dünyasının etkisiz ve çaresiz kalması, gerçekten üzerinde düşünülmesi gereken kahredici bir tablo ortaya koymaktadır. 

Korkmuş, sinmiş, devşirilmiş ve kendi menfaatleri uğruna iş birliğine yönelmiş bazı İslam dünyası liderleri, 2023’ten bu yana İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği saldırılar karşısında maalesef duyarsız ve kayıtsız kalmıştır. Masumların çığlıkları arşa yükselirken, kadın, çocuk, yaşlı demeden siviller hedef alınırken, İslam dünyası ne yazık ki ortak ve güçlü bir tepki ortaya koyamamıştır. 

Gazze’deki masumlara sahip çıkılamamasını bir kenara bıraksak bile, İslam dünyasından “Benim düşünmem gereken kendi ülkem var. Filistin meselesi benim için kişisel olarak önemli mi? Değil.” diyen Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman gibi isimlerin varlığı, bu tablonun ne kadar vahim olduğunu yeterince göstermektedir. 

Öte yandan, BAE’ye yakın adeta sözcü gibi görülen akademisyen Dr. Abdulhalık Abdullah’ın geçtiğimiz ay sarf ettiği şu sözler, yalnızca bir çaresizlik itirafı değil, aynı zamanda açık bir teslimiyet ve sapkın bir zihniyetin de göstergesidir: 

“Hiç kimse Netanyahu hükümetine baskı yapamaz. Buna Amerika da dâhil… Hatta —Allah affetsin, bunu Ramazan ayında söylüyorum ama— âlemlerin Rabbi bile Netanyahu üzerinde bir etki kuramaz. Sen şimdi bana Birleşik Arap Emirlikleri’nin Netanyahu’yu etkileyebileceğini mi söylüyorsun?” 

İslam dünyasının içindeki bu tür yaklaşımlar o kadar yaygın ki, Müslüman olarak bu manzaradan utanıyoruz… 

İsrail, İslam dünyasının içindeki bu teslimiyetçi ve korkak tavrı çok iyi bildiği için zulmüne pervasızca devam etmektedir. Şimdi de dünyada kimsenin kendilerini durdurma iradesi göstermeyeceğini gördüğü için, Filistinli mahkumlara idam cezası öngören yasayı İsrail Meclisi (Knesset) 30 Mart 2026’da onayladı.

Bu yasa, Siyonist yaratık Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in uzun süredir en ısrarla savunduğu taleplerden biriydi. Yasa onaylandıktan kısa süre sonra Ben-Gvir isimli Siyonist yaratık şampanya patlatarak sevinç gösterisinde bulundu ve “Tarih yazdık! Söz verdik, tuttuk!” diyerek yasayı kutladı. 

Şimdi de Filistinli Müslümanları idam etmeye hazırlanıyorlar… Yaratık Siyonist askerlerin “Öldürmek için Gazzeli çocuk arıyoruz” şeklindeki ifadeleriyle alay ettiği, on binlerce masum çocuğun göz göre göre katledildiği bir süreçte sesini yükseltmeyen dünya ve İslam âlemi, şimdi suçsuz yere hapishanelere doldurulmuş Filistinlilerin idam edilmesi karşısında da sessiz mi kalacaktır? Bu gelişmeler gerçekten umursanacak mıdır?

İslam dünyası, Müslümanlara zulmeden Netanyahu, Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich gibi isimler karşısında, hesap soracak yiğitlerini beklemektedir. İslam dünyası üzerindeki zincirleri kırar ve derin uykusundan uyanırsa zalimlerin sonu gelecektir. Zalimden hesap sormak, mazlumun en kutsal hakkıdır.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...