Türkgün | Başyazı | “Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar”

“Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar”

Kaynak: Yıldıray Çiçek

Merhum Mehmet Âkif Ersoy, İstiklal Marşı’nda yer alan “Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar” dizesi nedeniyle zaman zaman “Mehmet Âkif Ersoy medeniyete karşı mıydı?” şeklindeki sorgulamalara maruz kalmıştır. Oysa Âkif’in burada karşı çıktığı şey, medeniyetin kendisi değil; “medeniyet” maskesi altında hareket eden sömürgeci, işgalci, zalim, insanlığı ezen ve güçsüz milletlere saldıran ülkelerdir.

Mehmet Âkif, “tek dişi kalmış canavar” benzetmesiyle insanlıktan çıkmış, acımasız bir gücü tasvir etmektedir. Bu benzetme aynı zamanda yaşlanmış, çürümüş, ahlâken çökmüş; ancak hâlâ zarar verebilecek kadar tehlikeli bir yapıyı ifade eder.

Nitekim merhum Mehmet Âkif Ersoy, başka bir şiirinde de “Maske yırtılmasa hâlâ bize afetti o yüz… / Medeniyet denilen kahpe, hakikat yüzsüz.” dizeleriyle bu bakış açısını daha da açık ve güçlü bir biçimde ortaya koymaktadır.

Dünya genelinde bir anket yapılsa, ABD ve İsrail gibi ülkeler “medeni” olarak anketlere yansır, değil mi? Güzel bir takım elbise giyip şık bir kravat taktığında, düzgün bir tıraş olduğunda; milyonlarca insanın ölümünden sorumlu olsan bile “medeni” kimliğinden zerre kadar kaybetmezsin.

Nitekim geçen gün sosyal medyada bir haysiyetsiz, yüz binlerce Gazzeliyi çoluk çocuk demeden katleden işgalci İsrail’i, dünyanın “en medeni, en demokratik ülkesi” olarak pazarlıyordu.
“En medeni” olarak sunulan Amerika ise kısa tarihine milyonlarca insanın ölümünü sığdırmıştır. Yıl 2026 olmuş; insanlığın sözde en modern dönemine girilmişken bile ABD hâlâ insan öldürmeye devam etmektedir. Sorsanız, yine dünyanın en medeni ülkesi…

ABD, adeta “tek dişi kalmış canavar” gibi her yere saldırmayı sürdürmektedir. Son dönemde İran’ı, Yemen’i ve Nijerya’yı bombalamış; son hedef olarak da Venezuela’yı seçmiştir. Venezuela’da bazı hedefleri vurmuş, ardından Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu kaçırarak New York’a götürmüştür. Peki, orada ne yapmaktadır?

Sözde dünyanın en medeni ülkesi olan ABD, uluslararası hukuku yerle bir ederek kaçırdığı Maduro’yu New York sokaklarında bir aracın arkasında oluşturulan konvoyla adeta teşhir etmiş ve sergilemiştir.

ABD’nin bu saldırgan ve hayvanca davranışlarını görünce, Kemal Sunal’ın Hanzo filmindeki şu diyalog ister istemez akla gelmektedir:

Profesör: Şimdiye kadar hiç insanca bir davranışta bulundu mu?
Asistan: Hayır, profesör.
Profesör: Olabilir, ama o yine de bir insan. Korkunca ne yapıyor?
Asistan: Korkuyor.
Profesör: İnsan gibi mi?
Asistan: Hayır, hayvan gibi.
Profesör: Olabilir, ama o yine de bir insan.

“Medeniyet” maskesi takmış, Mehmet Âkif’in “tek dişi kalmış canavar” olarak tarif ettiği ABD, bu hayvanca davranışlarına devam edecektir. Çünkü ABD’nin devlet genetiği budur. Bugün Meksika’ya, Kolombiya’ya, Küba’ya, Danimarka’ya, İran’a tehditler savurması da bunun açık göstergesidir.

Ünlü Amerikalı yazar ve çevreci Edward Abbey’in dediği gibi, “Büyümek için büyümek, kanser ideolojisinin hücresidir.” Kontrolsüz ve amaçsız biçimde büyümeye çalışan ABD de, bir kanser hücresi gibi, eninde sonunda kendi kendini tüketecektir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...