Siyonizmin yaratık başı Netanyahu bilinçaltındaki Türkiye korkusunu bir türlü dizginleyemiyor. Bu yüzdende zaman zaman histeri nöbetleri geçiriyor. Kimi zaman ‘Bazıları benimle aynı fikirde olmasa da Osmanlı İmparatorluğu’nun yakın zamanda geri döneceğini düşünmüyorum, dönmeyecek.’ diyerek, kimi zaman da Türkiye karşıtı söylemlerde bulunarak bu korkusunun bilinçaltını dünya kamuoyuna yansıtmaktadır.
Geçtiğimiz günlerde de “Liderliğim altında İsrail, İran'ın terör rejimi ve vekilleri ile savaşmaya devam edecek; Erdoğan'ın aksine, ki o onları barındırıyor ve kendi Kürt vatandaşlarını katletti.” Açıklamasını yaparak hem dünyayı kaosa sürüklemeye devam edeceğini hem de Türkiye korkusunu iftiralarla süsledi.
İnsanlık değerlerini yitirdiği ölçüde, çürümüş ve kokuşmuş karakteriyle yalan söyleyerek iğrençliğini bir gösteri hâline getiriyor.
Annesinin karnındaki, kundaktaki bebekleri ve onbinlerce masum çocuğu öldürmüş bu Siyonist yaratığın, Sayın Erdoğan’ı “kendi Kürt vatandaşlarını katletti.” Diye suçlaması şerefsizlik ve namussuzluk değil de nedir?
Türk devleti, terör örgütü PKK ile mücadelesinde tek bir çocuğun dahi burnunun kanamasına izin vermemiştir. Mücadelesini çok titiz, çok ölçülü yapmıştır. Hem sadece Türkiye’de değil, Irak ve Suriye’deki terörle mücadele operasyonlarında da bu titizliği ve ölçüyü korumuştur.
Gazze’de, İran’da ve Lübnan’da binlerce çocuğun ölümünden sorumlu olan Netanyahu’nun, Türkiye’de terörist faaliyetler dışında devlet eliyle öldürülmüş tek bir sivil örnek gösterebilmesi mümkün müdür?
TBMM’de, iktidar ve muhalefet bünyesinde yüzlerce Kürt kökenli milletvekili yer almaktadır. Cumhuriyet tarihinde TBMM’nin kuruluşundan bu yana bu durum değişmemiştir. Bu gerçek bile “Erdoğan kendi Kürt vatandaşlarını katletti.” Şeklindeki Netanyahu’nun iftiralarına karşı yüzüne tokat gibi çarpılacak somut bir gerçektir.
Filistinliler üzerinde sapkın bir dini-etnik anlayışla soykırım yapan Netanyahu’nun, bu katliam suçunu bastırma çabası çok net görülmektedir.
Mazlumlara bu kadar zulüm yapan Netanyahu isimli Siyonizm yaratığın hesabını bir Türk evladının sormasını o kadar canı gönülden isterim ki… İnşallah Allah tüm dünyaya bu günü gösterir.
Netanyahu, ‘Eceli gelen köpek cami duvarına işer’ misali, her gün adım adım bu hesap gününe yaklaşmaktadır.
Emin olun, Netanyahu’nun bu kadar azgınlaşması ve kudurması, bir hesap günüyle yüzleşeceğinin müjdesidir. Türkiye’ye bulaşması da bu müjdenin bir parçası olacaktır. Böyle bir Firavun’un Musa’sı elbette ortaya çıkacaktır. Mazlumlar ve masumlar, kutsal bir günde o Musa iradesini beklemektedir. Allah, hesap gününü bilen ve onu hakkıyla gerçekleştirecek olandır.