Türkgün | Başyazı | Suriye’de taşeron terör örgütünün temizliği

Suriye’de taşeron terör örgütünün temizliği

Kaynak: Yıldıray Çiçek

ABD–İsrail taşeronluğunda konumlanan terör örgütü YPG, aylardır “10 Mart Mutabakatı”na uyması yönünde gerek Suriye gerekse Türkiye tarafından defalarca uyarıldı. Ancak YPG/SDG, ABD–İsrail taşeronluğunu sürdürme uğruna bu mutabakata hiçbir aşamada riayet etmedi. Sabırları taşıran da işte bu bilinçli tutum oldu.

Bunun üzerine Suriye ordusu, “SDG mevzileri meşru askerî hedeftir” açıklamasıyla harekete geçti ve Halep merkezli YPG temizliğini başlattı. Bu aşamadan sonra durmak ya da geri adım atmak söz konusu olmamalıdır. Suriye topraklarını işgal eden, YPG/SDG gölgesinin düştüğü her alan temizlenmelidir. Terör kampları ve mevziler kökten imha edilmelidir. Nasıl ki kanserli hücre vücutta büyümeden yok edilirse, bu terör yapılanması da aynı kararlılıkla kökünden tasfiye edilmelidir.

Aksi hâlde YPG, Suriye’de varlığını sürdürdükçe ABD ve İsrail’in ülkeyi kaosa sürüklemeye yönelik tahrikleri de kesintisiz biçimde devam edecektir. Zira terör örgütü YPG, parasını ve silahını veren ABD ile İsrail’in düdüğünü öttüren bir taşerondan ibarettir.

Bu mücadelede Suriye’de yaşayan Araplar, Türkmenler, Kürtler, Nusayriler ve Dürziler, tereddütsüz biçimde Suriye devletinin yanında yer almalıdır. Kadim birlikteliğin ve kardeşliğin korunmasının temel şartı da budur.

Suriye; okyanus ötesinden ABD’nin ve bölgede korsan bir terör devleti gibi hareket eden İsrail’in emperyalist planlarına kurban edilmemelidir. Güçlü, üniter yapısını koruyan ve vatan bütünlüğünü sağlamış bir Suriye, kendi topraklarında yaşayan her etnik kökene kardeşlik ve huzur nefesi verecek kudrete sahiptir.

Bu nedenle YPG/SDG gibi “Kürt” maskesi takılan emperyalist taşeron terör örgütlerine, bırakın alan açmayı, 1 kilometrelik bir hareket ve etki sahası dahi tanınmamalıdır.

ABD ve İsrail’in Suriye ve bölge üzerinde bir planı olmasa, yıllardır YPG’li teröristlere silah ve para yardımı yapar, onları terör eylemleri için eğitir mi? İşte bu gerçeklikten hareketle Suriye devleti, “SDG mevzileri meşru askerî hedeftir” diyerek başlattığı terörle mücadele sürecini hiçbir şekilde kesintiye uğratmamalıdır.

Millî Savunma Bakanlığımızın, “Ülkemiz, ‘Tek Devlet, Tek Ordu’ ilkesi doğrultusunda Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğü temelinde, terör örgütleriyle mücadelesini desteklemektedir. Bu kapsamda Suriye’nin yardım talep etmesi hâlinde Türkiye gerekli desteği sağlayacaktır” açıklaması; hem Suriye’nin yalnız olmadığını hem de Türkiye’nin bu temizlik operasyonunda ne kadar kararlı olduğunu bir kez daha son derece net biçimde ortaya koymuştur.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin, “Ya mutabakatla ya da zorla Suriye’nin üniter yapısı, siyasi ve toprak bütünlüğü kategorik olarak tesis edilmeli; bilhassa Arap aşiretleri Şam yönetiminin önşartsız yanında durmalıdır. Suriye’de İsrail planları bozulacaktır” şeklindeki çağrısı, Suriye’nin iç dinamiklerine yönelik son derece önemli ve stratejik bir mesajdır.

Bu kararlı duruştan asla dönülmemelidir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...