Taşeron terör örgütü YPG, Suriye’de işgal ettiği bölgelerden Suriye ordusu tarafından çıkarıldıkça, bu bölgelerdeki yaşamın gerçek manzaraları da bir bir ortaya çıkmaktadır.
Bugüne kadar ABD, İsrail, Fransa, Almanya, İngiltere, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) başta olmak üzere birçok ülkenin terör örgütü YPG’ye maddi destek sağladığı artık gizlenemez bir gerçektir. Bu konuda en açık tutumu sergileyen ülke ABD olmuştur. IŞİD ile mücadele gerekçesiyle, yıllar boyunca resmî devlet bütçesinden YPG’ye doğrudan maddi yardım yapılmıştır. Diğer ülkeler ise bu desteği dolaylı ve gizli yollarla sürdürmüştür.
Terör örgütü YPG, bir yandan bu ülkelerden aldığı maddi destekle beslenirken, diğer yandan işgal ettiği bölgelerdeki petrol rezervlerini de kontrol altında tutmuştur.
Peki, YPG bu gelirleri ne için kullanmıştır?
İşgal ettiği bölgelerde halka yönelik tek bir kalıcı hizmet üretmediği gibi, bir gölgelik ağaç dahi dikmemiştir.
Buna karşılık, Suriye’nin birçok bölgesinde girişli-çıkışlı, sayısı bini aşan ve toplam uzunluğu yaklaşık 755 kilometreyi bulan tüneller kazılmıştır. YPG mensupları adeta köstebek gibi yer altına çekilirken, yer üstünde yaşayan insanlar sefalet ve yoksullukla baş başa bırakılmış; itaat etmeyenler ise kadın–çocuk ayrımı gözetilmeksizin hapishanelere doldurulmuştur.
Terör örgütü YPG’ye açıktan maddi destek sağlayan ABD’nin eski Başkanı Trump dahi, “YPG’ye petrol karşılığında çok para verildi. Bunu kendileri için yaptılar, bizim için değil.” şeklinde bir açıklama yapmak zorunda kalmıştır.
Bu asalak, köstebek yapı; aldığı maddi yardımları işgal altında tuttuğu bölge halkı için değil, yer altındaki tünellerde kendi konforu ve çıkarları için harcamıştır. Yer üstündeki insanların sefillik içinde olması ise umurlarında dahi olmamıştır.
Türkiye’de PKK’ya yardım ve yataklık yapan siyasi uzantıların elindeki belediyelere bakıldığında da manzara farklı değildir. Bu belediyelerde yol, park, bahçe, sosyal ya da kültürel tesisler gibi halkın yaşamına doğrudan katkı sağlayan bir belediyecilik hizmetine şahit olmak mümkün müdür?
Terörün ve terör örgütlerinin olduğu her yerde, insanlığa zarar veren, yaşam kalitesini engelleyen bu tür handikaplar kaçınılmazdır. “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedefi, işte tam olarak bu karanlık manzaraları ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır.
Suriye’de PKK işgalinden kurtulan bölge halkı, prangalarından kurtulmuşçasına büyük bir sevinç yaşamakta; yaşam hakkını yeniden kazanmanın verdiği özgürlükle kendi alanlarını onarmaya başlamaktadır. Suriye devleti ülke genelinde tam hâkimiyet sağladığında, insanların yaşam kalitesinin artacağına şüphe yoktur.
Bunun farkında olan YPG ise, teslim ettiği Haseke, Kamışlı ve Ayn el-Arab bölgelerinde küçük çaplı tahrik ve provokasyonlara başvurmaya devam etmektedir. Çünkü halkın huzursuzluğunun sürmesini istemektedirler. Zira bu yapının beslendiği kaynak kaos, kargaşa ve çatışmadır; bu yüzden alıştıkları yöntemlerden bir anda vazgeçememektedirler.
Ancak artık Suriye’de kaçacakları bir alan kalmamıştır. Önlerinde tek bir seçenek vardır: Suriye devletine teslimiyet…