Türkgün | Başyazı | Zırdeli Trump uluslararası hukuku bitiriyor

Zırdeli Trump uluslararası hukuku bitiriyor

Kaynak: Yıldıray Çiçek

ABD Başkanı Trump’ın birinci dönemi, adeta “deli” olarak nitelendirilebilecek bir çizgideydi. İkinci dönemi ise iyice “zırdeli” bir hâl almıştır. Bu dönemde Trump, uluslararası hukuk adına dünyada geriye ne kaldıysa ortadan kaldırmak istercesine, neredeyse her gün yeni bir çılgınlığa imza atmaktadır. Trump’ın ikinci dönemi, “Hak, haklının değil; güçlünün yanındadır” anlayışını dünya genelinde belirgin hâle getirmeye yönelik hamlelerle doludur.

İkinci kez ABD Başkanı olduğu günden bu yana, neredeyse bulaşmadığı bir coğrafya kalmamıştır. Hedef aldığı ülkelere tehditler savurmuş, şantaj politikaları uygulamış ve bazılarını doğrudan bombalamıştır.

ABD’nin hedef seçtiği ülkelerden biri de Venezuela olmuştur. ABD, Nicolás Maduro’yu “narko-terörizm” ile suçlayarak Venezuela yönetimini bir terör rejimi gibi göstermek amacıyla yoğun bir propaganda süreci başlatmıştır. Bu sürecin devamında Karayipler’de “narko tekneleri” adı altında deniz araçlarına yönelik saldırılar gerçekleştirilmiş, bu saldırılarda 100’ün üzerinde insan hayatını kaybetmiştir. Aynı zamanda petrol tankerlerine abluka uygulanmış, Venezuela petrol şirketlerinin lisansları iptal edilerek ekonomik baskı artırılmıştır.

ABD, bu baskıyı daha da ileri taşıyarak Venezuela’nın bazı tesislerini bombalamış; Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’in kaldığı yere baskın düzenleyip onları esir alarak ABD’ye kaçırmıştır.

Şu haydut düzene bakar mısınız?

Bağımsız bir ülkenin devlet başkanını ve eşini, kendi toprakları içinde düzenlenen bir operasyonla esir almaya kalkışmak, ABD’nin dünya düzenini altüst etme yolunda sergilediği son rezaletlerden biri olmuştur. Bugün bunu Venezuela’da yapan bir güç, yarın hedef seçtiği başka bir ülkede de benzer bir girişimde bulunabilir. Nitekim Venezuela operasyonunun hemen ardından ABD tarafından Meksika’ya, Kolombiya’ya ve Küba’ya verilen “sıra size gelecek” mesajları, bu gidişatın süreceğinin açık bir göstergesidir.

Dünya hukukunda, “Dünya genelinde herhangi bir ülkede suç işlendiğinde bunun hesabını ABD sorar” şeklinde herkesin imzaladığı bir madde mi var da biz bilmiyoruz? Karşımızda, Birleşmiş Milletler’in hiçbir kararını tanımayan ve uluslararası hukuku açıkça hiçe sayan bir ABD gerçeği bulunmaktadır.

Kaldı ki ABD, öteden beri suç uydurarak ülkeleri işgal etmekte ve üzerlerinde baskı kurmaktadır. Venezuela’nın petrol kaynaklarına el koymak amacıyla da Maduro’yu “narko-terörizm” suçlamasıyla hedef almış ve bir operasyonla ABD’ye kaçırmıştır.

ABD Başkanı Trump, önce “Operasyonun hedefi Maduro’yu adaletin önüne çıkarmaktı” demekte; ardından ise asıl niyetini gizleme ihtiyacı bile duymadan, “ABD’nin dev petrol şirketlerini Venezuela’da devreye sokacağız” sözleriyle dünyaya ilan etmektedir.

Başında zırdeli Trump’ın bulunduğu ABD’nin haydut politikalarının hız kesmeden süreceği anlaşılmaktadır. ABD’nin adeta “Bana her yer Venezuela” anlayışıyla ilerleyen bu gidişi, dünya devletleri tarafından durdurulmak zorundadır. Aksi halde “Asmak, kesmek, kelle uçurmak.” Şeklindeki  “40 Haramiler” Marşı, ABD’nin milli marşı olacak gibi…

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...