Birçok kişi kilo vermek için gerçekten çabalıyor. Sabah “bugün dikkat edeceğim” diye güne başlanıyor, öğünler kısılıyor, light ürünler sepete atılıyor, akşam tartıya umutla çıkılıyor… Ama sonuç çoğu zaman hayal kırıklığı oluyor. Çünkü iyi niyetle yapılan bazı alışkanlıklar, vücudu zayıflatmak yerine fark ettirmeden yağ depolamaya itebiliyor.
“Az yiyorum” düşüncesi vücudu savunmaya geçiriyor
Gün içinde neredeyse hiçbir şey yemeden durmak ilk bakışta mantıklı gibi geliyor. Oysa vücut bunu bir alarm durumu olarak algılıyor. Uzun süre aç kalan beden, kendini korumaya alıyor ve metabolizmayı yavaşlatıyor. Sonrasında yenilen en küçük porsiyon bile “sakla, lazım olur” refleksiyle yağ olarak tutulabiliyor. Özellikle kahvaltıyı atlayıp akşam yemeğini büyüten bu düzen, kilo vermeyi zorlaştırıyor.
Light ürünler masum değil
“Light yazıyor, o zaman sorun yok” düşüncesi en yaygın tuzaklardan biri. Bu ürünlerin bir kısmı yağdan kısılmış olsa da şeker, tatlandırıcı ya da karbonhidrat açısından zengin olabiliyor. Üstelik light olduğu için porsiyon sınırı da kolayca aşılıyor. Farkında olmadan, normal bir üründen daha fazla kalori alınabiliyor.

Hareket ettim sanıp gün boyu oturmak
“Bugün yürüyüş yaptım” demek güzel ama günün geri kalanında saatlerce oturmak vücudun dengesini bozabiliyor. Kısa süreli spor, uzun süreli hareketsizliği telafi edemeyebiliyor. Vücut hareket görmediğinde, yağ yakmak yerine depolamayı tercih edebiliyor.
Akşam kaçamakları küçük ama etkili
Gün boyu kendini tutup akşam saatlerinde gevşemek çok tanıdık bir durum. Televizyon karşısında fark etmeden yenilen birkaç lokma, gün sonunda fazladan kaloriye dönüşüyor. Üstelik akşam saatlerinde metabolizma daha yavaş çalıştığı için bu atıştırmalar doğrudan yağ depolarına gidebiliyor.
Uykusuzluk kilo verdirmez
Gece geç yatmak ya da yetersiz uyumak sadece yorgunluk yapmıyor. Vücudun açlık ve tokluk sinyalleri şaşıyor, tatlı isteği artıyor, sabahları daha aç uyanılıyor. “Biraz uykusuzum” diye önemsenmeyen bu durum, kilo verme sürecini sessizce baltalayabiliyor.
Zayıflamak sadece az yemekle değil, vücudu korkutmadan ve yormadan ilerlemekle mümkün. Düzenli öğünler, gerçekten tok tutan besinler, gün içine yayılan küçük hareketler ve yeterli uyku… Bunlar bir araya geldiğinde vücut direnmek yerine iş birliği yapmaya başlıyor.