ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, kameraların karşısına geçerek Washington’ın İran’a yönelik kırmızı çizgilerini, yürütülen gizli müzakereleri ve ABD ordusunun yeni dünya stratejisini deşifre etti.
ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, Beyaz Saray’da basın toplantısı düzenledi. İran’a ilişkin açıklamalarda bulunan Vance, İran’ın asla nükleer silah sahibi olamayacağını yineledi. İran’ın nükleer silaha sahip olması halinde dünyada pek çok ülkenin nükleer silah sahibi olmak isteyeceğini ve bunun dünyayı daha güvensiz bir yer haline getireceğini söyleyen Vance, "İran, dünya çapında nükleer silahlanma yarışını başlatacak bir domino taşı olurdu. Nükleer silaha sahip ülke sayısını küçük tutmak istiyoruz. Bu nedenle, İran nükleer silaha sahip olamaz" dedi.
İran’ın konvansiyonel askeri kapasitesinin etkili bir şekilde zayıflatıldığını ve bu noktada ABD Başkanı Donald Trump’ın kendilerinden "İranlılarla agresif bir şekilde müzakere etmelerini" istediğini söyleyen Vance, bu sebeple Pakistan’a giderek burada bir iyi niyet gösterisinde bulunmak istediklerini belirtti. Vance, "Çok ilerleme kaydettiğimizi ve İranlıların bir anlaşma yapmak istediğini düşünüyoruz. ABD Başkanı bizden iyi niyetle müzakere etmemizi istedi ve biz da bunu yaptık. Dolayısıyla, burada oldukça iyi bir noktadayız" dedi.
ABD’nin B seçeneğinin ise askeri saldırıları yeniden başlatmak olduğunu söyleyen Vance, "Bunun nasıl görüneceği konusunda biraz konuşabiliriz. Ancak Başkan’ın istediği bu değil. Bence İranlıların istediği şey de bu değil" dedi.
ABD ile İran arasında 47 yıldır var olan bir ilişkiyi yeniden kurma fırsatı bulunduğunu söyleyen ABD Başkan Yardımcısı, "Başkanın bizden yapmamızı istediği şey bu. Bunun üzerinde çalışmaya devam edeceğiz. Ancak, tango iki kişiyle yapılır. İranlıların nükleer silah elde etmesine izin verecek bir anlaşma yapmayacağız" dedi.
"İranlılar, bir anlaşmaya imza atana kadar ne olacağını bilemeyeceğiz"
Basın toplantısında Pakistan’daki temasları sırasındaki izlenimlerine dayanarak İran’ın ABD ile iyi niyetli müzakere yürütüp yürütmediği konusunda ne düşündüğü sorulan Vance, "İran çok karmaşık bir ülke. Sürecin en başından beri derin bir şekilde içinde yer almış olsam bile, tamamen anladığımı iddia etmeyeceğim bir ülke" dedi.
İran’ın aynı zamanda oldukça parçalanmış bir yapıya sahip olduğunu savunan Vance, "Dini lider var. Ayrıca Dini Lider altında müzakerelerde etkisi olan birçok yetkili var. Müzakere ekibinin pozisyonunun tam olarak ne olduğu bazen asla net olmuyor. Bunun kötü iletişimden mi yoksa kötü niyetten mi kaynaklandığını tahmin edemem. Ama İran’ın müzakerelerde tam olarak ne elde etmek istediğini anlamak bazen zor oluyor" dedi.
Bu nedenle ABD’nin kırmızı çizgilerini net bir şekilde ortaya koyduğunu ifade eden Vance, ABD’nin İran’dan nükleer silaha sahip olmayacaklarına dair bir taahhüt ve İranlıların yıllar sonra da nükleer kapasite inşa etmemesini sağlayacak bir süreç talep ettiğini söyledi.
İranlıların ABD ile anlaşma yapıp yapmayacakları konusunda ne düşündüğü sorusuna Vance, "İranlılar bir anlaşmaya imza atana kadar ne olacağını bilemeyeceğiz. Bir sürü taslak gördük. Bir sürü kağıt gidip geldi. Ama müzakere edilmiş bir uzlaşma gerçekten imzalanana kadar bir anlaşmaya ulaşacağımızı, güvenle söyleyemeyeceğim. Bu İranlılara bağlı" dedi.
Zenginleştirilmiş uranyum
İran’daki zenginleştirilmiş uranyumu Rusya’nın devralması ihtimaline ilişkin bir soru üzerine Vance, "Şu an böyle bir planımız yok ve hiçbir zaman da olmadı. Bununla ilgili haberler gördüm. Nereden çıktığını bilmiyorum. İranlılar bunu gündeme getirmedi. Bence bu, İranlıların da özellikle heyecan duyacağı bir şey değil. Başkanın da bu konuda pek heyecanlı olmadığını biliyorum. Ama kim bilir. Müzakereler sırasında önceden bağlayıcı açıklamalar yapacak değilim" ifadelerini kullandı.
"Avrupa, kendi ayakları üzerinde durmak zorunda"
ABD’nin Polonya’dan asker çekmesine ilişkin bir soruya cevabında Vance, "Söz konusu olan şey Avrupa’daki tüm Amerikan askerlerini çekmek değil, ABD’nin güvenliğini azamiye çıkaracak şekilde bazı kaynakları yeniden düzenlemektir. Bunun Avrupa için kötü olduğunu düşünmüyorum. Bu, Avrupa’yı daha fazla sorumluluk üstlenmeye teşvik etmektir. ABD, dünyanın polisi olamaz. Biz, iyi müttefikler olalım istiyoruz" dedi.
ABD Başkanı Trump’ın Avrupa’daki tüm askerleri de çekebilecekken böyle bir şey yapmadığını ifade eden Vance, "Avrupa, kendi ayakları üzerinde durmak zorunda. Avrupa’ya yönelik politikamız bu şekilde olmaya devam edecek" dedi.
"ABD Başkanının tercihi savaşı yeniden başlatmak değil"
İran ile ateşkese rağmen Irak’ın kuzeyine yönelik füze saldırılarına ilişkin bir soruya Vance, "Ne yazık ki ateşkesler her zaman mükemmel olmuyor. Bunu Gazze’de gördük. Bunu İran’da ve bazı komşularında gördük. Ama ateşkesin son birkaç haftasında şiddette önemli bir azalma gördük. Başkan oldukça net konuştu. Bu durum iki yönden birine gidecek. Ya operasyonu yeniden başlatacağız ya da bir anlaşmaya varacağız. ABD Başkanının tercihi savaşı yeniden başlatmak değil" dedi.
"Bu sonsuz bir savaş değil"
İran savaşının neden bu kadar sürdüğü konusunda ABD halkına mesajı sorulan Vance, "Başkan bunun kısa süreli bir operasyon olacağını söyledi ve bence bunun doğru olduğu kanıtlandı. Aktif çatışma dönemi sadece beş ila beş buçuk hafta sürdü. Şimdi ise ABD halkının ihtiyaç duyduğu şeyleri elde edecek müzakere edilmiş bir çözüme ulaşmaya çalıştığımız ateşkes sürecindeyiz" dedi.
Ya anlaşma yapılacağı ya da operasyona dönüleceği açıklamasını yineleyen Vance, "Açıkçası Başkan, anlaşmayı tercih ediyor. Bence İranlılar da anlaşmayı tercih ediyor" dedi.
ABD Başkan Yardımcısı Vance, her iki seçeneğin de ABD halkının güvenlik ve refahına hizmet etmek amacıyla yapılacağını savundu. Birçok Amerikalı sonu gelmeyen savaşlardan endişe ettiğini söyleyen Vance, "Bu sonsuz bir savaş değil. İşimizi halledeceğiz ve eve döneceğiz. Başkanın sözü bu" ifadelerini kullandı.
"İlerleme kaydediliyor"
İran ile müzakerelerin özellikle Arap ülkelerinin de dahliyle başarı şansına ilişkin bir soruya Vance, "Müzakerelerde neler olduğunu ayrıntılı bir şekilde anlatmayacağım. Çok fazla gidip gelme var. İyi ilerleme kaydediliyor. Çalışmaya devam edeceğiz. Sonunda bir anlaşma olacak ya da olmayacak. Ama biz çalışacağız" cevabını verdi.