Türkgün | Dünya | Küresel petrol risk altında mı? Hürmüz Boğazı'nın kapanması talep kayıplarına neden olabilir!

Küresel petrol risk altında mı? Hürmüz Boğazı'nın kapanması talep kayıplarına neden olabilir!

Hürmüz Boğazı’ndaki olası kapanma, küresel petrol fiyatlarında artış ve talep kayıplarına neden olabilir. Uzmanlar, bunun enerji maliyetlerini artırarak enflasyon oluşturabileceğini ve ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceğini vurguluyor. Piyasalardaki belirsizlik sürüyor.

Hürmüz Boğazı’ndaki olası kapanma, küresel petrol fiyatlarında artış ve talep kayıplarına neden olabilir. Uzmanlar, bunun enerji maliyetlerini artırarak enflasyon oluşturabileceğini ve ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceğini vurguluyor. Piyasalardaki belirsizlik sürüyor.

KAYNAK: AA

Stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndaki kapanma ihtimali, küresel petrol piyasalarında ciddi fiyat artışları ve talep kayıplarına yol açabilir. Uzmanlar, krizin uzaması durumunda enerji piyasalarında zincirleme etkiler ve “küresel talep yıkımı” riskinin doğabileceğine dikkat çekiyor.

Hürmüz Boğazı Küresel Petrol Akışı İçin Kritik

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, Hürmüz Boğazı üzerinden günlük ortalama 20 milyon varil ham petrol ve ürün taşınıyor. Dünya deniz yoluyla yapılan petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25’i bu geçiş noktasından sağlanıyor. Alternatif güzergahların sınırlı olması, olası bir kesintinin petrol piyasalarında büyük dalgalanmalara neden olabileceğini ortaya koyuyor.

St. Gallen Üniversitesi Makroekonomi Profesörü Guido Cozzi, “Hürmüz’ün kapanması, özellikle Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi Körfez’den petrol ithalatına bağımlı büyük ekonomilerde kısa vadeli ciddi arz kesintilerine yol açabilir. Avrupa da etkilenecek, ancak ABD, Norveç ve Afrika kaynaklı çeşitlendirme sayesinde etkilenme derecesi daha sınırlı olacak. ABD, artan yerli üretimle doğrudan etkilenmese de, küresel fiyat artışları ekonomiye yansıyacak” dedi.

Kısa ve Uzun Vadeli Etkiler

Cozzi, kısa süreli bir kesintinin öncelikle enerji ve ulaşım maliyetlerini artırarak enflasyon baskısı oluşturacağını vurguladı. Uzun süreli bir kapanmanın ise küresel büyümeyi yavaşlatabileceğini ve merkez bankalarını para politikasında daha temkinli olmaya zorlayacağını ifade etti.

“Geçmiş örnekler arasında 1973 petrol ambargosu ve 1980’lerdeki İran-Irak Savaşı var. Ancak günümüz piyasası daha finansal olarak entegre ve spekülatif etkileşimler, kısa vadeli fiyat dalgalanmalarını fiziksel arz şoklarının ötesinde artırabiliyor” diye ekledi.

Rafineriler Sınırlı Arz İçin Yarışacak

Wood Mackenzie’den Alan Gelder, Boğaz’daki kapanmanın rafineri tarafında ham petrolden daha güçlü etkiler yaratacağını belirterek, “Küresel rafineri sektörü, uzun süreli bir kapanma durumunda ham petrol bulmakta zorlanacak ve ürün fiyatları hızla yükselecek. Stratejik petrol stokları devreye girse de yüksek fiyatlar kaçınılmaz olacak ve talep yıkımı gündeme gelebilir” diye uyardı.

Gelder, kısa vadede fiyatların çatışmanın seyrine bağlı olarak artabileceğini ve Boğaz’ın iki hafta boyunca kapanması durumunda Brent petrolün varil başına 100 dolara ulaşabileceğini söyledi. Boğaz yeniden açılırsa, fiyatların OPEC dışı arz artışı ve talep dengesi nedeniyle düşüşe geçebileceğini belirtti.

Belirsizlik Devam Ediyor

Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’ndaki risklerin yalnızca petrol fiyatlarını değil, küresel ekonomi ve talep artışını da etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Piyasalar, önümüzdeki günlerde bölgeden gelecek haber akışına ve olası kesintilerin süresine odaklanmış durumda.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...