Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen 5’inci nesil milli savaş uçağı KAAN, uluslararası savunma çevrelerinde ilgi görmeye devam ediyor.
Yabancı basında yer alan haberlere göre, Mısır Hava Kuvvetleri’nin yürüttüğü modernizasyon programında KAAN’ın en güçlü adaylar arasında değerlendirildiği ifade ediliyor.
Söz konusu haberlerde, Kahire yönetiminin hava gücünü yenileme planları kapsamında Türk yapımı savaş uçağını envantere katma seçeneğini gündeminde tuttuğu belirtiliyor.

Mısır’ın Rotası KAAN’a Döndü
Mısır’ın KAAN’a yönelik ilgisinin arkasında, Türkiye’nin savunma sanayiinde geliştirdiği bağımsız üretim modeli bulunuyor. Batı ülkelerinden F-35 gibi ileri seviye savaş uçaklarını tedarik etme sürecinde siyasi kısıtlamalar ve bölgesel dengeler nedeniyle zorluk yaşayan Kahire yönetiminin, bu nedenle savunma alanında alternatif arayışlara yöneldiği ifade ediliyor.
Radar görünürlüğü düşük (stealth) özellikleriyle öne çıkan KAAN’ın, Mısır açısından Washington ve Moskova eksenli bağımlılıklardan uzaklaşarak daha bağımsız bir savunma kapasitesi oluşturma fırsatı sunduğu değerlendiriliyor.

kapsamlı bir sanayi iş birliği modeli
Kahire yönetiminin gündeme getirdiği teklif yalnızca uçak tedarikiyle sınırlı kalmıyor.
Mısır’ın, KAAN’ın bazı kritik parçalarının kendi ülkesinde üretilmesi, yerel montaj hatlarının kurulması ve uzun vadeli teknoloji transferini içeren kapsamlı bir sanayi iş birliği modeli üzerinde çalıştığı belirtiliyor.
Türkiye’nin küresel savunma sanayii ekosistemindeki konumunu güçlendirecek
Ankara kulislerinde söz konusu olası iş birliğinin, KAAN projesinin finansal yükünü azaltabilecek ve seri üretim maliyetlerini düşürebilecek stratejik bir ihracat ve konsorsiyum fırsatı olarak değerlendirildiği belirtiliyor.
KAAN’ın uluslararası pazara bu ölçekte açılmasının, Türkiye’nin küresel savunma sanayii ekosistemindeki konumunu güçlendireceği ve sektördeki etkin rolünü daha da pekiştireceği ifade ediliyor.

Doğu Akdeniz’deki “Türkiye’yi Kuşatma” Planları Zayıflıyor
Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY), Mısır’ı Türkiye’ye karşı bir denge unsuru olarak konumlandırma ve Ankara’yı Doğu Akdeniz’de yalnızlaştırma stratejisinin, son gelişmelerle birlikte etkisini yitirdiği değerlendiriliyor.
Mısır’ın hava gücü alanında Türk savunma sanayiiyle olası iş birliğini gündemine alması, iki ülke arasındaki geçmişte yaşanan güven sorunlarının büyük ölçüde geride bırakıldığı şeklinde yorumlanıyor. Bu durumun, bölgesel dengelerde yeni bir döneme işaret ettiği ifade ediliyor.