Yunan basınında yer alan bir analizde, 2030 yılına yaklaşılırken Türkiye ile Yunanistan arasındaki hava gücü rekabetinin detaylı şekilde incelendiği belirtildi. Değerlendirmede, Ankara’nın sahip olduğu sayısal üstünlük ve savunma sanayiindeki ilerlemenin bölgesel dengeler üzerinde belirleyici olacağı ifade edildi.
OnAlert tarafından yayımlanan analizde ayrıca, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde de bölgede en büyük savaş uçağı filolarından birine sahip ülkeler arasında yer almayı sürdüreceği vurgulandı. Türk Hava Kuvvetleri’nin ana omurgasını oluşturan F-16 filosunda yürütülen modernizasyon çalışmalarının, hava gücüne önemli katkılar sağlayacağına dikkat çekildi.

EUROFİGHTER'A DİKKAT ÇEKTİLER
Analizde özellikle Türkiye'nin tedarik etmeyi planladığı Eurofighter Typhoon Tranche 4+ savaş uçaklarına dikkat çekildi. AESA radarıyla donatılacak bu platformların Avrupa'nın en gelişmiş savaş uçakları arasında gösterildiği belirtilirken, Türk Hava Kuvvetleri'nin operasyonel kabiliyetlerini önemli ölçüde artıracağı değerlendirmesi yapıldı.
Haberde, Türkiye'nin yerli savunma sanayiine yaptığı yatırımların da hava gücü açısından önemli bir avantaj oluşturduğu ifade edildi. Güçlü sanayi altyapısının, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaç duyduğu sistemleri daha bağımsız şekilde geliştirmesine imkan sağladığına dikkat çekildi.

türkiye'nin bu alanlardaki yatırımlarının bölgesel güç dengelerinde önemli rol oynacak
Analizde, milli muharip uçak KAAN'ın 2030 yılına kadar hizmete girmesinin beklendiği belirtilirken, projenin Türkiye'nin uzun vadeli hava gücü vizyonunun en önemli unsurlarından biri olduğu kaydedildi.
Yunan basınına göre 2030'a gelindiğinde Türkiye, modernize edilmiş geniş F-16 filosu, envantere girmesi beklenen Eurofighter savaş uçakları, ilk KAAN platformları ve güçlü yerli savunma sanayii desteğiyle bugüne kadar sahip olduğu en gelişmiş hava kuvvetlerinden birine ulaşmış olacak.
Değerlendirmede, Ege'deki hava rekabetinin artık yalnızca savaş uçaklarının sayısıyla değil, teknoloji, ağ destekli harekat kabiliyeti ve savunma sanayi altyapısıyla şekilleneceği vurgulanırken, Türkiye'nin bu alanlardaki yatırımlarının bölgesel güç dengelerinde önemli rol oynayacağı ifade edildi.