Kağıttan Kale Değil, Mikrop Tuzağı!
Hemen hemen herkes, umumi bir tuvalete girdiğinde kendini korumak için oturağın üzerine kat kat tuvalet kağıdı serer. Ancak araştırmalar gösteriyor ki; tuvalet kağıtları, yapıları gereği mikropların tutunması için mükemmel bir zemin hazırlar. Her sifon çekildiğinde, tuvaletten yayılan bakteriler havada asılı kalır ve o ince, emici kağıt rulolarının üzerine yerleşir.
Oturak Aslında Daha Temiz Olabilir
Tuvalet oturakları pürüzsüz ve sert yüzeyler oldukları için bakterilerin tutunması aslında çok daha zordur. Üstelik bu yüzeylerde bulunan bakterilerin çoğu, insanların zaten cildinde taşıdığı ve enfeksiyon riski taşımayan mikroskobik canlılardır.
Şaşırtıcı Bilgi: 2016 yılında yapılan bir araştırma, spor salonlarındaki antrenman aletlerinin, tuvalet oturaklarından çok daha fazla bakteri barındırdığını ortaya koymuştur!

Peki Ne Yapmalıyız?
Kendinizi gerçekten korumak istiyorsanız, uzmanların birkaç önerisi var:
Kendi Peçetenizi Getirin: Dışarıdaki açık rulolara güvenmek yerine, çantanızda taşıdığınız kapalı peçeteleri kullanın.
Temastan Kaçının (Squat): Eğer fiziksel olarak mümkünse, oturağa temas etmeden ihtiyacınızı giderin.
El Hijyeni Her Şeydir: En büyük risk oturduğunuz yer değil, tuvalette dokunduğunuz kapı kolları veya sifon düğmeleridir. Çıktıktan sonra ellerinizi 20 saniye boyunca yıkamak asıl koruyucudur.
Halk Sağlığı ve Doğru Bilinen Yanlışlar
Banyolardaki bakterilerin çoğu deri kaynaklı ve sağlığımız için büyük bir tehdit değil. Asıl tehlike, ellerimizle ağzımıza veya yüzümüze taşıdığımız mikroplardır. Yani tuvalet kağıdı sermekle vakit kaybetmek yerine, ellerimizi yıkamaya odaklanmak çok daha mantıklı bir tercih!