Evcil hayvan sahiplerinin çoğu, dostlarına sadece bir hayvan gözüyle bakmaz. Onları ailenin tam anlamıyla bir üyesi olarak görür ve çocukları gibi sevgiyle ilgilenir. Bu tutum, başkalarına biraz sıra dışı gelebilir; fakat bilim, bu davranışın oldukça doğal ve psikolojik olarak desteklenebilir olduğunu gösteriyor.
Kadınlar köpeklerini çocuk gibi görüyor
Massachusetts Hastanesi’nden yapılan bir araştırma, 2–10 yaş arasında en az bir çocuğu olan ve mutlaka bir köpeğe sahip kadınları inceledi. Denekler, hem çocuklarının hem de köpeklerinin fotoğraflarına maruz bırakıldığında beyin aktiviteleri ölçüldü. Sonuçlar çarpıcıydı: Kadınların bazı durumlarda köpeklerinin fotoğrafına verdikleri tepkiler, çocuklarına verdikleri tepkilerden daha güçlüydü.
Araştırmanın başındaki Lori Palley, “Evcil hayvanlar, insanların hayatında özel ve değerli bir yer tutuyor. Klinik ve laboratuvar çalışmaları, hayvanlarla etkileşimin fiziksel, sosyal ve duygusal refah için ciddi faydalar sağladığını gösteriyor” diyor.
Evcil hayvanlar iş yerlerinde bile kabul görüyor
Hayvanların insanlar üzerindeki olumlu etkileri o kadar kabul görüyor ki, bazı şirketler sahiplerinin köpeklerini iş yerlerine getirmesine izin veriyor. Klinik Sosyal Hizmet Uzmanı ve Terapist Deb Havill, “Köpekler doğal olarak dikkat çekmek ve sosyal bağ kurmak için evcilleştirildiler. Onların varlığı bizim için doğal ve gerekli, onsuz eksik hissederiz” ifadelerini kullanıyor.
Beyindeki etkileri
Evcil hayvanlara karşı gösterilen yoğun sevgi, fonksiyonel manyetik rezonans görüntülemelerinde (fMRI) açıkça görülüyor. Bu bağlamda, ‘duygu, ödül, bağlılık, görsel işleme ve sosyal etkileşim’ ile ilgili beyin bölgeleri aktif hâle geliyor. Yani evcil hayvanlar, sadece arkadaş değil, aynı zamanda duygusal ve zihinsel destek kaynağı oluyor.