Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) ile Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay’ın son dönemde verdiği emsal kararlar, iş yerlerindeki izleme ve denetim uygulamalarında önemli değişiklikler getirdi.
Sabah’ın haberine göre, Güvenlik ve mesai takibi amacıyla kullanılan yüz tanıma, parmak izi ve göz taraması gibi biyometrik sistemler, hassas kişisel veri niteliği taşıdığı ve geri dönüşü olmayan güvenlik riskleri oluşturabileceği gerekçesiyle ciddi kısıtlamalara tabi tutuldu.
Öte yandan, iş yerlerinde güvenlik kameralarının kullanımına ilişkin sınırların da yeniden belirlendiği, bu durumun işveren ile çalışan arasındaki denetim ilişkisini farklı bir boyuta taşıdığı ifade ediliyor.
Gizli kamera ve ses kaydı yasal mı?
İş yerlerinde çalışanların haberi olmadan gizli kamera ile izlenmesi veya ses kaydı alınması hukuka kesinlikle aykırıdır. İşverenler, ancak meşru ve yasal bir gerekçeyle, personeli önceden bilgilendirerek izleme yapabilirler. Bilgilendirme yapılmadan alınan gizli kayıtlar, özel hayatın gizliliğini ihlal eder ve Türk Ceza Kanunu kapsamında suç sayılır. Durumu fark eden bir çalışan, kaydın derhal durdurulmasını isteyebilir, iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir ve savcılığa suç duyurusunda bulunabilir.

Ofislerde kamera kurulumuna sınır
Güvenlik kameralarının yerleştirilebileceği alanlar, iş yerinde güvenlik ve iş akışının sağlandığı ortak kullanım noktalarıyla sınırlıdır. Bu kapsamda ofis katları, koridorlar, üretim sahaları, depo bölümleri ve giriş-çıkış noktaları gibi alanlarda kamera kurulumu yapılabilir.
Buna karşılık, çalışan mahremiyetinin korunması amacıyla tuvaletler, soyunma odaları ve personel dinlenme alanları gibi özel alanlarda kamera bulundurulması kesin olarak yasaktır. Ayrıca çalışanlara ait kilitli dolapların içi ya da dış yüzeyinin izlenmesi de mevzuata aykırı kabul edilmektedir.
Kamera kayıtlarında “makul süre” dönemi!
Mevzuatta kamera kayıtlarının saklanması için net bir zaman dilimi belirtilmese de uygulamada "makul süre" ilkesi dikkate alınır. İşletmeler, veri depolama kapasitelerine bağlı olarak güvenlik kayıtlarını genellikle bir aya kadar muhafaza etmektedir. Bu süre dolduğunda kayıtlar otomatik olarak silinebilir. Fakat ofiste hırsızlık veya kavga gibi adli bir olay yaşanırsa, ilgili dönemin kayıtları ayrılıp mahkemeye sunulmak üzere daha uzun süre saklanabilir. Hukuka uygun yerleştirilmiş kameralardan elde edilen görüntüler geçerli birer delildir ve iş akdinin feshinde kullanılabilir. Gizli kameralarla veya mahrem alanlarda yapılan çekimler ise delil sayılmaz. Ek olarak, işveren bu kayıtları sosyal medyada, reklamda veya kurum içi eğlence amacıyla paylaşamaz; aksi durumda çalışanlar tazminat davası açabilir.

Mesai takibinde biyometrik veriler yasaklandı
KVKK, işe giriş çıkışları denetlemek için kullanılan parmak izi, yüz ve retina taraması gibi biyometrik tanımlama sistemlerini veri güvenliği ilkelerine aykırı buldu. Mesai takibi gibi sıradan bir idari süreç için bu kadar yüksek riskli verilerin işlenmesi hukuka aykırı kabul edildi. Kurum, bu verilerin çalınması durumunda geri dönüşünün olmadığını belirterek, çalışanların açık rızası olsa dahi bu sistemlerin kullanılamayacağına hükmetti. Danıştay ve AYM kararları da bu tespiti destekliyor.
Biyometrik takibe son! Mesai kontrolünde basit yöntemler öne çıkıyor
Biyometrik sistemlerin kaldırılmasıyla birlikte, işletmelerin mesai takibinde “ölçülülük” ilkesine uygun ve amaca en basit şekilde hizmet eden yöntemleri tercih etmesi gerekiyor. Bu kapsamda çalışan giriş-çıkışları; şifreli sistemler, manuel imza listeleri, PIN kodu uygulamaları veya turnike kartları (RFID/NFC) gibi temel alternatiflerden biri ya da birkaçının birlikte kullanılmasıyla takip edilebilecek.
Kamera kullanımı mobbing sayılır mı? Sınır “sürekli gözetim”de başlıyor
Genel güvenlik amacıyla ve işleyişi korumak için yapılan kamera kayıtları, tek başına psikolojik taciz (mobbing) kapsamında değerlendirilmez. Ancak işverenin kameralar aracılığıyla çalışanları sürekli ve kesintisiz biçimde izlemesi, hataları anında takip edip bunu diğer çalışanların önünde ifşa etmesi durumunda mobbing iddiası gündeme gelebilir.
Bu tür baskı ve gözetim uygulamalarının sistematik hale gelmesi halinde çalışanların durumu belgeleyerek yasal yollara başvurma hakkı bulunmaktadır.

Kurallara uymayanlara idari para cezası
Yasal düzenlemelere ve kararlara rağmen biyometrik veri işlemeyi sürdüren veya altyapısını buna göre güncellemeyen işletmelere ağır yaptırımlar yolda. 2026 yılı için belirlenen idari para cezaları 256.357 TL ile 17.092.242 TL arasında uygulanacak. Çalışanlarını veri işleme faaliyetleri hakkında Kanun'a uygun şekilde aydınlatmayan işverenlere 86.437 TL ile 1.709.200 TL arasında ceza kesilecek. Şikayet veya resen inceleme sonucunda KVKK tarafından verilen talimatlara uymamanın cezası ise 427.263 TL ile 17.092.242 TL arasında değişecek.
Mesai kayıtlarının hukuki önemi
İş Kanunu uyarınca işverenler; normal çalışma ve fazla mesai sürelerini eksiksiz şekilde kayıt altına almakla yükümlüdür. Bu kayıtlar, işveren ve çalışan arasında gelecekte yaşanabilecek devamsızlık, eksik ödeme veya fazla çalışma ücreti gibi uyuşmazlıklarda temel ispat aracı niteliğindedir.
Evden çalışırken kamera takibi yapılabilir mi?
Uzaktan (evden) çalışma modelinde, konut dokunulmazlığı ve özel hayatın gizliliği hakları devrede olduğu için çalışanın evi veya odası kayıt altına alınamaz. İşveren, bilgisayar kamerası üzerinden sürekli izleme yapamaz veya eve kamera yerleştirilmesini isteyemez. Çalışanın bu tip talepleri kesin bir dille reddetme hakkı vardır. Yöneticiler ve işverenler, uzaktan çalışan personeliyle yalnızca iletişim ve iş takibi amacıyla görüntülü toplantılar gerçekleştirebilir.