Danimarka’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Kopenhag İklim Bakanları Toplantısı kapsamında düzenlenen “Dayanıklılığın Artırılması ve Uyumun Hızlandırılması” oturumuna başkanlık eden COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iklim değişikliğinin artık yalnızca geleceğe ilişkin bir senaryo olmadığını, günlük yaşamı ve ekonomik sistemleri doğrudan etkileyen küresel bir gerçeklik haline geldiğini söyledi.
“Adaptasyon ve dirençlilik toplumsal refahın temel unsuru”
Son yıllarda yaşanan aşırı hava olayları, kuraklık, sel, orman yangınları ve su krizlerinin iklim değişikliğinin etkilerini daha görünür hale getirdiğini belirten Bakan Kurum, gelişmekte olan ülkeler ve yerel toplulukların bu süreçten daha ağır etkilendiğini ifade etti. Kurum, adaptasyon ve dirençliliğin artık yalnızca çevre politikası değil, ekonomik ve toplumsal refahın da temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.
“Uyum yatırımları ekonomik kayıpları azaltıyor”
Bakan Kurum, yürütülen çalışmaların ekonomik anlamda da önemli katkılar sunduğunu belirterek, “Yapılan çalışmalar, uyum yatırımlarının ekonomik kayıpları azalttığını, yatırım güvenliğini artırdığını, yeni istihdam alanları oluşturduğunu ve sürdürülebilir büyümeyi desteklediğini göstermektedir” ifadelerini kullandı.
COP30 kapsamında Küresel Uyum Hedefi’nin uygulanmasını izlemeye yönelik Belem Uyum Göstergeleri üzerinde uzlaşı sağlandığını hatırlatan Kurum, adaptasyon finansmanının artırılması ve Ulusal Uyum Planları’nın yaygınlaştırılmasının küresel iradenin güçlendiğini gösterdiğini söyledi.

“COP31 Başkanlığı olarak yaklaşımımız nettir”
Ulusal Uyum Planları’nın uygulanmasının hızlandırılması gerektiğine dikkat çeken Kurum, “Bugün artık temel ihtiyaç yeni çerçeveler oluşturmak değil; mevcut hedefleri hızla uygulamaya geçirmek ve somut sonuç üretmektir” dedi.
Farkındalığın artırılmasının önemine işaret eden Kurum, “Burada 3 öncelik öne çıkıyor: uyum hedeflerinin etkin uygulanması, uyum finansmanının güçlendirilmesi ve tüm paydaşlar arasında daha güçlü iş birliği mekanizması” diye konuştu.
İklim değişikliğine uyumun yalnızca iklim politikalarını değil; kalkınma planlaması, ekonomik yapı ve toplumsal dirençliliği de kapsadığını belirten Kurum, “COP31 Başkanlığı olarak yaklaşımımız nettir. Küresel hedeflerin artık ulusal eyleme dönüştürülmesi en büyük beklentilerimizden biridir. O yüzden ‘Uygulama COP'u diyoruz” ifadelerini kullandı.
“Belem 1,5 derece görevi şeffaf bir buluşma noktası”
Bakan Kurum, toplantı kapsamında düzenlenen COP Başkanlarını Bilgilendirme Toplantısı’na da katıldı. Burada yaptığı değerlendirmede “Küresel Uygulama Hızlandırıcısı” çalışmalarının önemine dikkat çeken Kurum, Brezilya ve Avustralya ile verimli bir iş birliği yürüttüklerini belirtti.
Paris Anlaşması hedeflerinin başarısının ulusal politikalarla desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Kurum, “Belem 1,5 derece görevi de bu noktada kilit bir misyon olarak hepimizin katkı vereceği şeffaf ve katılımcı bir buluşma noktası rolü üstleniyor” dedi.