Küresel ekonomideki belirsizliklere rağmen Türkiye’nin olumlu bir gelecek vadettiğini belirten Cevdet Yılmaz, doğrudan yabancı yatırımların (FDI) geçtiğimiz yıl yüzde 12 oranında arttığına dikkat çekti. Yatırımların niteliğinin de yükseldiğini ifade eden Yılmaz, sermaye piyasalarına olan ilginin Türkiye’nin makro finansal istikrarına duyulan güvenden kaynaklandığını söyledi.
Orta Gelir Tuzağına Karşı Verimlilik Reçetesi
Türkiye’nin "üst orta gelirli" ülke grubuna terfi ettiğini hatırlatan Yılmaz, bu eşiği aşmanın yolunun düşük emek maliyeti değil, teknolojik seviyeyi yükseltmek olduğunu belirtti:
"Orta gelir tuzağını aşmanın yolu, emeğimizin katma değerini ve toplam faktör verimliliğini artırmaktan geçer. Şehirleşmemiz, hukuk düzenimiz ve eğitim politikalarımızla kaynakları daha verimli kullanan bir ülke haline gelmeliyiz. Türkiye tam da bu kritik eşikte."
Enflasyon ve Tarım Vurgusu
2024 yılında yüzde 75’i aşan enflasyonun 45 puana yakın bir düşüş kaydettiğini belirten Yılmaz, 2025 ve 2026 hedeflerini paylaştı. Geçtiğimiz yıl tarım sektöründe yaşanan kuraklık ve don olaylarının enflasyonu olumsuz etkilediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı, "2026 yılında tarımın hem büyümeye hem de enflasyonla mücadeleye çok ciddi katkısı olacak" değerlendirmesinde bulundu.
“Mersin İçin Su Planlaması Şart”
Konuşmasında bölgesel kalkınmaya da değinen Yılmaz, Mersin ve Çukurova bölgesinin küresel ısınmadan en çok etkilenecek alanlardan biri olduğu uyarısını yaptı. Su verimliliğinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Yılmaz, "Baraj yapsanız da suyun yüzde 40'ı kayıp-kaçakla boşa gidiyorsa yatırımın yarısı gitmiş demektir. Önce verimlilik, sonra ilave kaynak demeliyiz" diyerek ulaştırma ve lojistik projelerinin bölgeyi Kalkınma Yolu ile bütünleştireceğini ifade etti.