Yılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile birlikte “Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm” gündemiyle ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi’nde düzenlenen 14. Çalışma Meclisi’nin açılışına katıldı. Burada konuşan Yılmaz, dünyada ekonomik güç dengelerinin değiştiğini ve bunun jeopolitiğe, siyasete yansıdığını söyledi.
Değişen İş Yapış Biçimleri
Dijitalleşmenin iş dünyası ve meslekler üzerinde köklü bir dönüşüm yarattığını belirten Yılmaz, şunları kaydetti:
Bu anlamda dijitalleşme işin odağında. Dijitalleşme, hem iş dünyasında hem üretim süreçlerinde hem de mesleklerde büyük bir değişime, dönüşüme yol açıyor. Dünya Ekonomik Forumunun bu konudaki çalışmaları var. Çok sayıda insanın bu süreçlerin sonunda işini kaybedebileceği söyleniyor ama bir taraftan da 2030 yılına kadar bu dijital imkanlarla 170 milyon kişiye yeni iş imkanı oluşabileceği ifade ediliyor bu raporlarda. Geçerliliğini kaybeden meslekler ve yeni istihdam imkanlarının ötesinde bütün mesleklerin yapılış biçimleri değişiyor. O meslek ortadan kalkmasa bile mesleğin icra ediliş biçimi dijital teknolojilerle birlikte bir dönüşüme uğruyor.
Uluslararası Çalışma Örgütü ile Polonya Ulusal Araştırma Enstitüsünün ortak raporuna göre küresel istihdamın önemli bir bölümünün üretken yapay zekadan etkileneceğini belirten Yılmaz, bu durumun çalışma hayatında yapısal dönüşümü beraberinde getirdiğini ifade etti.
Çalışma Hayatının Temel Paydaşları
Dijitalleşmenin fırsatlar sunduğunu ancak riskler de barındırdığını vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:
“Çalışma hayatının güçlü yapısını oluşturan çalışan, işveren ve kamu tarafları dijital dönüşümün iş gücü piyasaları, istihdam ilişkileri ve sosyal koruma sistemleri üzerindeki etkilerini yönetmede temel paydaşlardır.”
'tedbirler almak durumundayız'
Yılmaz, çalışanlar açısından adil geçiş ilkesinin önemine işaret ederek, “Yapay zeka ve dijitalleşme tehditler oluşturduğu kadar fırsatlar sunuyor. Bu fırsatları değerlendirirken tehditlere karşı da tedbirler almak durumundayız.” dedi.
Kamu politikalarının odağında insan merkezli yaklaşım bulunduğunu vurgulayan Yılmaz, “Kamu politikalarımızın odağında dijitalleşmenin insana yakışır iş kavramını zedelememesi, aksine güçlendirmesi bulunuyor.” ifadesini kullandı.

Kadınların iş ve aile yaşamını birlikte sürdürebileceği yeni nesil çalışma modellerine de değinen Yılmaz, “Biz şunu istiyoruz; kadınlar ev hayatıyla iş hayatı arasında tercih yapmaya zorlanmasın. İsteyen ikisini de birlikte yürütebilsin.” dedi.
Sendikaların rolüne dikkat çeken Yılmaz, dijital çağın gerektirdiği yeni yaklaşımlara vurgu yaparak, “Türkiye'nin köklü sendikal geleneğinden güç alan sendikalarımızın, dijital çağın gerektirdiği yenilikçi, kapsayıcı ve diyaloğa açık bir sendikal vizyon geliştirmeleri büyük önem taşımaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, kamu, işveren, sendikalar ve akademik çevrelerin ortak katkısıyla dijital dönüşüm sürecinin daha adil ve kapsayıcı bir yapıya kavuşacağını sözlerine ekledi.