Türkçe Düşün
İstanbul
AÇIK
30°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Türkgün Gündem Her tahmini tutan Ekoloji bilimcileri tarafından belirlenmeli! Uzmanı peş peşe uyardı: Bunu yapın, bilmeniz lazım!

Her tahmini tutan Ekoloji bilimcileri tarafından belirlenmeli! Uzmanı peş peşe uyardı: Bunu yapın, bilmeniz lazım!

Uzmanı uyardı: Konuyla ilgili konuşan Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ; “Deprem bölgesinden kaldırılan molozlar ve hafriyatın çevre kirliliği üzerindeki etkisi” üzerine konuştu. Ortaya çıkan bu sıkıntılı halin, enkazdan ve enkaz altından çıkarılan hafriyatın vatandaşı olumsuz etkilememesi için yapılması gerekenleri söyledi.

5 Dakika
OKUNMA SÜRESİ
Her tahmini tutan Ekoloji bilimcileri tarafından belirlenmeli! Uzmanı peş peşe uyardı: Bunu yapın, bilmeniz lazım!

Prof. Dr. İbrahim Ortaş, çevreye zarar vermeyecek alanlar belirlenmeli diye uyardı!

Kahramanmaraş merkezli iki (ikiz) depremde yıkılan on binlerce binanın bir kısmında arama kurtarma çalışmaları tamamlandığı ve enkaz kaldırılmaya başlanmıştır. Depremin şiddetinin yüksekliğine bağlı olarak çok fazla binalar yıkılırken aynı zamanda fiziki yapısı küçülmüş moloz ve parçacıklar oluşmuştur. Yıkım ile doğal olarak hafriyatın kaldırılması sırasında da parçacıklar küçülmektedir. Bu şekildeki milyonlarca ton hafriyatın kaldırılırken depolanacağı yerlerin konumu birçok yönden büyük önem oluşturmaktadır.

Deprem sonucu geniş bir alanda ve çok sayıda yıkıntıların gerçekleşmesi ile hafriyatın içindeki materyallerin niteliği de değişkenlik göstermektedir. Normal durumda yıkılan binaların hafriyatı taşınmadan önce kereste, demir ve diğer materyaller ayıklanır. Ancak deprem bölgesinde bulunan 10 ildeki üretimi ve tüketimi yapılan her türlü materyal hafriyat mahiyetindedir.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı "Hafriyat Toprağı, inşaat ve yıkıntı atıklarının kontrolü yönetmeliği" mevzuatına göre depolanır deniyor. Ancak mevcut aciliyet durum nedeniyle bir an önce hafriyatın kaldırılması ileride olası daha ciddi toplum sağlığı ve doğal hayatın bozulmasına yol açmamalı.

Hafriyatın İçeriği İnsan ve Çevre Sağlığını Etkileyecek Nitelikte

Yıkılan yapılardaki çimento, kum, yalıtım malzemesi, asbest, boya, ev içindeki her türlü ahşap, giyim, yatak, elektronik malzeme, plastik, metal, mineral, gibi materyalleri içermektedir. Bölgedeki yıkılan hastaneler ve fabrikaların içerisinde çöpe gitmemesi gereken materyaller bulunmaktadır. Daha da önemlisi tarım bölgesi olması nedeniyle tarımsal ilaç, gübre ve diğer eczane gibi kimyasal temelli maddeler satan birçok işyeri bulunmaktadır. Çiftçilerin yıkılan evlerinde mutlaka kimyasal ilaçlar bulunmaktadır. Çok farklı nitelikteki kimyasal, biyolojik materyalin depolanacak yerlerin yer seçimi çok büyük önem teşkil etmektedir. Çok farklı materyaline sahip hafriyatın uzman kişilerin bilgisi dahilin de ürün çeşidine göre envanteri çıkarılarak farklı depolanma sahalarına yönlendirilmeli.

Son iki gündür çok sayıda iş makinesi ve kamyonlar ile taşındığı ekranlara yansımaktadır. Fiziki hacmi küçültülmüş, (toz formunda) hafriyatların depolanacak yerlerin kesinlikle tarım alanları ve sulak alanlara yakın yerler olmamalı. İkincisi hafriyatın bırakılacağı yerin jeolojik yapısı önemli. Kesinlikle materyaldeki toksinlerin ve zararlıları sızdırmayacak nitelikte olması gerekir. Yağmur sonrası materyaldeki toksinlerin taban suları tarafında beslenen göl, gölet, ırmak ve derelere karışmayacak şekilde olmalıdır. Hafriyat depolama alanlarının belirlenmesinde bilimsel yöntemler kullanılmalı. Özellikle bölgedeki barajlar, topoğrafya ve jeolojisi mutlaka dikkate alınarak depolama sahaları belirlenmeli. Ayrıca tarım alanları depolama alanı olarak kullanılmamalı. Bu bağlamda konu uzmanı Jeologların uygun gördüğü çöp ve hafriyat alanlarına dökülmeli.

Tahmini olarak yıkılan ve yıkılacak binalarla yaklaşık 110 milyon ton hafriyat bekleniyor.habereguven'in aktardığı haberde: Hafriyatın miktarı çok fazla olmasının bilinmesine rağmen, içindeki olası asbest ve kimyasallar nedeniyle üstü kapalı olarak taşınması dahi çok yönlü önlemler alınmalı. Yıkılan binaların hafriyatının önemli bir kısmının yeniden geri dönüşüme uğratılacağı için ara depolama alanları da kullanılarak hafriyatın kullanımı kolaylaştırılabilir.

Hafriyat Tozları Bitkisel Üretime Zarar Vermemeli

Genelde depremde yıkılan ve yıkılacak binaların genelde çimento kalitesi düşük olduğu için bina üzerinde bile beton parçaları elde kolayca parçalanarak toz haine gelmektedir. Önümüzdeki dönemde yaşanacak olan uzun bir yaz döneminde kuruyacak hafriyatın tozları rüzgârlarla taşınacak çevredeki bitkilerin yapraklarının üzerine taşınamayacak konumda tutulmuş olması gerekir. Yapraklaralar üzerine düşecek tozlar bitkilerin fotosentez mekanizmasını engelleyerek bitki gelişimini engelleyebilir. Toksin kökenli tozları her türlü materyalin toprak ve sulak alanlara ulaşması ile flora ve foluna üzerinde de olumsuz etkileri olabilir.

Deprem sonucu yıkılan on binlerce binadan ortaya saçılan enkazlar da insan sağlığı ve ekosistem için zararlı olabilecek pek çok madde bulunuyor olabilir. İzolasyon maddelerindeki kimyasallar, zararlı plastik türevleri ve asbest bunların başında geliyor. Bu bağlamda hastane, kimyasal ilaç, gübre satış-üretim yerleri ve eczane hafriyatları belki ayrı yerlerde depolanması akla gelmektedir.

Su ve Sulak Alanlar Öncelikle Korunmalı

Diğer taraftan insan, doğal hayatın sağlığı ve doğal çevrenin korunması açısında hafriyatın içindeki kimyasal ve biyolojik materyallerin niteliği çok kritik öneme sahiptir. Toksin maddeleri içeren materyallerin endemik doğal hayata sahip alanların yıkımına sebebiyet verecek alanlara bırakılması flora ve hayvan varlığı üzerinde de olumsuz etkilere yol açabilir. Bölgede; Adana Ceyhan-Kırmıtlı, Tuzla, Hatay-Samandağ, Hatay Milleyha, Şanlıurfa-Birecik, kelaynak kuş cennetleri endemik kuşların yaşam alanları. Aynı zamanda Amanos dağları birçok endemik bitkininde ana yurdu konumundadır.

Deprem Bölgesi Aynı Zamanda Barajlar Bölgesidir

Deprem bölgesi aynı zamanda tarım bölgesi oluğu için Türkiye’nin önemli barajları buradadır. Keban, Atatürk, Sır, Seyhan, Çatallan barajları bulunmaktadır Kahramanmaraş-Pazarcık’taki Kartalkaya barajı tamda fay hattında olduğundan mutlak korumaya alınmalı. İçme, sulama ve kullanma suları ve rezervuarları (yeraltı ve yer üstü su kaynakları, barajlar), taşkın riskinin yüksek olduğu vadi, dere yataklarından uzak olmalı. Yağmur sularının akışı, heyelan, çığ ve erozyon bölgelerinin dışında olmasına dikkat edilmelidir.

Hafriyatın Yer Seçimi Bilimsel Liyakati Yüksek Olan Jeoloji ve Ekoloji Bilimcileri Tarafından Belirlenmeli

Normalinde gelişmiş bir ülkede bu tür risk durumlarına karşı depolanma yerlerinin bilinmesi gerekir. Ancak ülkemizin genel bütünlüklü iş tutma durumu sebebiyle böyle bir hazırlığın olma ihtimali düşük görülüyor. Umarım konuya bilimsel bakış açısı ile konunun risk önemine göre yer belirlenir. Materyallerin döküleceği sahaların seçiminde jeoloji, ekoloji ve toprak bilimi uzmanlarının görüşleri ve önerileri dikkate alınmalısı uzun süreli yarar sağlayacaktır.

Sızdırmasız zeminlerin tercih edilmesi, yer altı ve üstü sularla temastan mutlaka kaçınılması gerekiyor. Bu bağlamda molozların sızdırma özelliği olan, sulak, doğal yaşam alanlarına dökülmemesi konusunda yetkililerin erken dönemde uyarılması aciliyet oluşturmaktadır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *
Masterchef Mehmet Yalçınkaya'dan deprem bölgesinde acı itiraf: Maalesef boş

Masterchef Mehmet Yalçınkaya'dan deprem bölgesinde acı itiraf: Maalesef boş