Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan "Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı", ekonomi yönetiminin yeni yol haritasını ortaya koydu. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, programa ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, Türkiye’nin küresel dalgalanmaları yöneten ve kriz anlarında dahi istikametini koruyan dirençli yapısına vurgu yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, bölgesel gerilimlerin, enerji fiyatlarından ticaret hatlarına kadar geniş bir alanı etkilediği süreçte Türkiye'nin bu dalgalanmayı yönetebilen ülkelerden biri olduğuna dikkat çektiğini hatırlatan Duran, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu çerçevede verilen mesaj, yalnızca mevcut durumu tarif etmekten ziyade, Türkiye'nin kriz dönemlerinde dahi yönünü kaybetmeyen bir yapıya ulaştığı yönündedir. Yatırım ortamına ilişkin atılan adımlar ise bu yaklaşımın somut yansımalarıdır. İstanbul Finans Merkezi'ne sağlanan yeni vergi avantajları, uluslararası sermayeyi kalıcı hale getirme amacını taşırken 'Tek Durak Büro' uygulaması, yatırım süreçlerini daha öngörülebilir ve hızlı kılmayı hedefliyor. Bu düzenlemeler, Türkiye'nin yatırımcı açısından daha sade ve ulaşılabilir bir merkez olma iddiasını güçlendiriyor."
Duran, ihracat ve üretim tarafında yapılan vergi indirimlerinin de rekabet gücünü artırmaya dönük doğrudan bir adım niteliğinde olduğunu vurgulayarak, özellikle imalatçı ihracatçılara yönelik sağlanan avantajların, katma değerli üretimin teşviki açısından önemli olduğunu ifade etti.
Yurt dışındaki sermayenin ülkeye kazandırılmasına yönelik düzenlemelerin de finansal hareketliliği Türkiye lehine çevirmeyi amaçladığına değinen Duran, şunları kaydetti:
"Yazılım, mühendislik ve dijital sektörlerde faaliyet gösteren girişimcilerin desteklenmesi, Türkiye'nin yeni ekonomik düzende söz sahibi olma arayışının bir parçası olarak öne çıkıyor. Tüm bu adımların ortak noktası, Türkiye'nin sadece takip eden değil sürecin yönünü etkileyen ve belirleyen bir ülke olma iddiasını sürdürmesidir."