Kocaeli'nin Dilovası ilçesindeki İMES OSB'de düzenlenen Sima Alüminyum Üretim Hattı açılış töreninde konuşan Bakan Kacır, dünyada siyasi ve ekonomik düzenin adeta baştan kurgulandığı, tedarik zincirlerinin kırılganlaştığı ve üretim modellerinin yeniden belirlendiği süreçte olunduğunu, bu kritik dönemeçte güçlü sanayi altyapısını, özgün ve rekabetçi AR-GE ve inovasyon ekosistemle destekleyen ülkelerin küresel ligde yükseldiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde son 23 yılda inşa ettikleri inovasyon ve araştırma ekosistemiyle, planlı sanayi alanlarıyla, gerçekleştirdikleri reform niteliğindeki atılımlarla ülkeyi yüksek katma değerli ve rekabetçi üretimin merkez üssü haline getirdiklerini dile getiren Kacır, askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada birinci, ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik ve çimentoda Avrupa'da lider Türk sanayisi inşa ettiklerini kaydetti.
Üretim kapasitesi ve kabiliyetlerindeki muazzam sıçramayı, ihracatta elde ettikleri yeni rekorlarla taçlandırdıklarını vurgulayan Kacır, "2002'de 36 milyar dolar olan yıllık ürün ihracatımızı, imalat sanayimizin öncülüğünde 273,5 milyar dolara çıkardık. Pek çok Avrupa ülkesinde sanayinin kan kaybettiği pandemi sonrası dönemde üretimde ihracatta rekorlar kırdık" diye konuştu.

"Çubuk ve profil ihracatında ise dünyada 3'üncü, Avrupa'da 2'nci sıradayız"
Kacır, otomotivden yapı sektörüne, elektronikten kimyaya, makine imalatından savunma ve havacılığa uzanan geniş yelpazede ileri teknoloji uygulamaları için kritik girdi sağlayan alüminyum endüstrisinin, bu başarının mimarları arasında olduğuna işaret ederek, "1500 firmada 35 bini aşkın kişiye istihdam sağlayan sektörümüz, yüksek katma değerli üretim yapısı, gelişmiş ürün kalitesi, geniş ürün gamı ve teknolojik derinliğiyle ülkemizin küresel tedarik zincirlerindeki konumunu tahkim ediyor. 2025, sektörümüzün yeni eşikleri geride bıraktığı atılım yılı oldu. Küresel şoklara rağmen sektör ihracatımız bir önceki yıla göre yüzde 7 artarak 5,6 milyar dolara ulaştı. İhracatımızın miktarıyla beraber katma değeri de artarak ton başına 4 bin 500 doları aştı. Bugün alüminyum ürünleri ihracatında dünyada 14'üncüyüz. Çubuk ve profil ihracatında ise dünyada 3'üncü, Avrupa'da 2'nci sıradayız" ifadelerini kullandı.
"türkiye Avrupa'nın 1 numaralı alüminyum üretim ve işleme üssü konumuna erişecek”
Türkiye'yi Avrupa'nın önde gelen alüminyum üretim merkezlerinden biri haline getirecek, sektörün rekabet kabiliyetini güçlendirecek ve dış pazarlardaki etkinliğini artıracak adımları kararlılıkla hayata geçirdiklerini belirten Kacır, şöyle devam etti:
“Kuşkusuz küresel alüminyum pazarı, karbonsuzlaşma, sürdürülebilirlik ve gelişmiş üretim teknolojilerinin üretim süreçlerine entegrasyonuyla kabuk değiştiriyor. Yeni dönemin dinamiklerini doğru okuyan ülkeler, rekabet güçlerini artıracak ve küresel pazarlarda daha sağlam konum elde edecek. Geleneksel üretim modellerine hapsolan ülkeler ise küresel yarışta irtifa kaybedecek. Bizler, doğru strateji, kararlı vizyon ve uygun maliyetli finansmanla bu dönüşümü ülkemiz adına önemli fırsata dönüştürecek imkan ve kabiliyete sahibiz. Bu anlayışla hazırladığımız Alüminyum Sektörü Düşük Karbonlu Yol Haritamızda sektörümüzün düşük karbonlu üretime geçişte ihtiyaç duyduğu modernizasyon, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve atık ısı geri kazanımı yatırımlarını belirledik. Sanayicilerimizin küresel finans kaynaklarına erişimini kolaylaştırmak amacıyla son dönemde Dünya Bankası işbirliğinde 1 milyar doların üzerinde finansmanı ülkemize kazandırdık. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz 'Türkiye Sanayi Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu'yla sanayimizin yeşil dönüşüm yatırımlarına 2030'a kadar 5 milyar avroluk uluslararası finansman sağlamak üzere önemli adım attık. Yeşil Dönüşüm Programıyla da imalat sanayi firmalarımızın döngüsel ekonomi, atık yönetimi, kaynak verimliliği ve karbon salınımını azaltmaya dönük yatırım projelerine 226 milyon liraya kadar nakit destek, yatırımların yüzde 40'ına kadar vergi indirimi sağlıyoruz. Sektörümüz gerek yeni alaşım ürünleri yatırımları gerekse de yeşil ve dijital dönüşüme sağladığımız desteklerle beraber büyümesini sürdürecek ve inşallah Avrupa'nın 1 numaralı alüminyum üretim ve işleme üssü konumuna erişecek.”

“Tüm dünyanın gıptayla baktığı savunma sanayii ekosistemi inşa ettik”
Bakan Kacır, açılışı gerçekleştirilen 65 milyon dolarlık yatırım büyüklüğüne sahip tesisin, sanayinin yüksek katma değerli üretim, ihracat odaklı büyüme ve yeşil dönüşüm hedeflerine hizmet eden stratejik kazanım olduğunu belirtti.
Son 23 yılda Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde tüm dünyanın gıptayla baktığı savunma sanayisi ekosistemi inşa ettiklerini anlatan Kacır, "Bugün kendi İHA'larını, SİHA'larını, helikopterlerini, deniz platformlarını, kara araçlarını, mühimmatını ve akıllı savunma sistemlerini tasarlayan, geliştiren, üreten ve rekabetçi şekilde dünyaya ihraç eden Türkiye'den bahsediyoruz. Savunma ürünlerinde yerli tedarik oranımızı yüzde 20'lerden yüzde 80'lere çıkarmamızı da sağlayan bu büyük atılımın arkasında, kritik bileşenlerde yerlileşme iradesi, güçlü AR-GE altyapısı ve kararlılıkla inşa ettiğimiz üretim altyapısı bulunuyor" değerlendirmesinde bulundu.
Sima Alüminyum gibi yüksek teknoloji odaklı üretim yapan tesislerin, sektörün ihtiyaç duyduğu hafiflik, dayanıklılık ve yüksek mukavemeti sağlayarak savunma sanayisinin gelişimini desteklediğine işaret eden Kacır, "Sima Alüminyum'un, güçlü AR-GE birikimi ve üretim metodolojisiyle, insansız hava araçlarından milli piyade tüfeğine, Fırtına obüsünden zırhlı araçlara, kamikaze dronlardan mühimmat üretimine ülkemizin önde gelen savunma projelerinde oynadığı rolü takdirle karşılıyoruz. Dünyanın önde gelen savunma pazarlarına gerçekleştirdiği 10 milyon dolardan fazla ihracat, alüminyum sektörümüzün ve savunma sanayimizin küresel rekabet gücünün nişanesidir" dedi.
Kacır, açılışı yapılan tesisin de bugüne kadar büyük ölçüde yurt dışından temin edilen yüksek alaşımlı alüminyum ekstrüzyon ürünlerinin yurt içinde üretilmesini sağlayacağını aktararak, "Tesis, savunma sanayimizin kabiliyetlerini güçlendirirken, Milli Teknoloji Hamlemizin tam bağımsızlık hedefinin sahadaki somut yansımalarından biri olacak. Sanayimizin ikiz dönüşüm sürecine sağladığı uyumla bir adım öne çıkan tesisimizin ülkemize ve milletimize hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.
Daha büyük, daha güçlü, tam bağımsız müreffeh Türkiye yolunda atılan bu adımın, ülkenin parlak geleceğine de atılmış güçlü imza olacağını vurgulayan Kacır, ülkenin katma değerli ve yüksek verimli üretimine katkı sağlayacağını belirttiği tesisin hayata geçmesinde emeği olanları tebrik etti.
Sima Alüminyum Genel Müdürü Mustafa Çığlı ise bu yatırımın, sadece ekonomik girişim değil, ülkeye duydukları güvenin ve inancın somut göstergesi olduğunu dile getirdi.
Türkiye'nin üretim gücüne, sanayisine ve geleceğine olan inançla yatırımlarına kararlılıkla devam edeceklerini vurgulayan Çığlı, "Bu doğrultuda 2027'nin ilk çeyreğinde Sakarya'da 65 bin metrekare kapalı alana sahip yaklaşık 80 milyon dolar yatırım tutarı olan yeni fabrikanın temelini atmayı planlıyoruz. İnşallah Sayın Bakanımızla o tesisin de açılışını gerçekleştirmeyi Allah bize nasip eder" diye konuştu.