Türkgün | Gündem | MHP'li Aksu'dan bağımlılıkla mücadele çağrısı: Bu sadece sağlık değil, milli güvenlik meselesi

MHP'li Aksu'dan bağımlılıkla mücadele çağrısı: Bu sadece sağlık değil, milli güvenlik meselesi

MHP'li İsmail Faruk Aksu, TASAV tarafından düzenlenen "Ulusal Halk Sağlığı ve Güvenlik Sorunu: Bağımlılık" sempozyumunda yaptığı konuşmada, bağımlılığın yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda toplumsal yapı, kamu güvenliği ve milli kalkınmayı ilgilendiren stratejik bir mesele olduğunu söyledi.

MHP'li İsmail Faruk Aksu, TASAV tarafından düzenlenen "Ulusal Halk Sağlığı ve Güvenlik Sorunu: Bağımlılık" sempozyumunda yaptığı konuşmada, bağımlılığın yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda toplumsal yapı, kamu güvenliği ve milli kalkınmayı ilgilendiren stratejik bir mesele olduğunu söyledi.

KAYNAK: TÜRKGÜN

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, Türk Akademisi Siyasi Sosyal Stratejik Araştırmalar Vakfı (TASAV) tarafından düzenlenen "Ulusal Halk Sağlığı ve Güvenlik Sorunu: Bağımlılık" sempozyumunun açılışında konuştu.

Yaklaşık sekiz aylık hazırlık sürecinin ardından gerçekleştirilen sempozyumda bağımlılık sorununun bilimsel ve çok yönlü şekilde ele alındığını belirten Aksu, çalışmanın kamu politikalarına katkı sunmayı ve toplumsal farkındalığı artırmayı amaçladığını ifade etti.

"Bağımlılık çok boyutlu bir güvenlik sorunu"

Bağımlılığın yalnızca bireysel bir sağlık problemi olarak değerlendirilemeyeceğini dile getiren Aksu, sorunun tıbbi, psikolojik, sosyolojik, ekonomik, hukuki ve güvenlik boyutlarının bulunduğunu söyledi.

Hazırlanan "Ulusal Halk Sağlığı ve Güvenlik Sorunu: Bağımlılık" adlı kitap çalışmasının da bu anlayışla hazırlandığını belirten Aksu, bağımlılığın toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren stratejik bir mesele olduğuna dikkat çekti.

"Koruyucu politikalar güçlendirilmeli"

Bağımlılıkla mücadelede tedavi kadar önleyici çalışmaların da önem taşıdığını vurgulayan Aksu, risk faktörlerinin azaltılması, bireylerin bilinçlendirilmesi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.

Aksu, kamu kurumları, üniversiteler, aileler ve sivil toplum kuruluşlarının eşgüdüm içinde hareket etmesinin bağımlılıkla mücadelede başarı için kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.

"Gençlerimizi bağımlılıktan korumak ortak sorumluluğumuz"

Geleceğin teminatı olan gençlerin bedenen ve ruhen sağlıklı bireyler olarak yetişmesinin en önemli hedeflerden biri olduğunu belirten Aksu, güçlü devlet ve müreffeh toplumun temelinin nitelikli insan kaynağı olduğunu söyledi.

Bağımlılığın aile yapısını zedelediğini, eğitimden kopuşa, iş gücü kaybına, ekonomik maliyetlerin artmasına ve suç oranlarının yükselmesine neden olabildiğini kaydeden Aksu, bu nedenle mücadelenin milli güvenlik ve kalkınma politikalarının da ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getirdi.

MHP'li Aksu'nun konuşmasının tamamı şu şekilde:

Yaklaşık sekiz aydır yürüttüğümüz yoğun hazırlık ve istişare sürecinin ardından, bugün sizlerin katılımıyla gerçekleştireceğimiz iki oturumlu panel ve sonuç bildirgesi ile sempozyum çalışmamızı tamamlamış olacağız. Konuşmamın başında, her daim bizleri destekleyen ve cesaretlendiren, yol göstericiliğiyle bu sempozyumu himayelerinde gerçekleştirdiğimiz Vakfımızın Kurucusu ve Onursal Başkanımız, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’ye şükranlarımızı arz ediyorum.  Ayrıca, bu çalışmaya katkı veren saygın bilim insanlarımıza, paydaşlarımıza, TASAV çalışanlarına ve emeği geçen herkese huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Bağımlılık çok boyutlu bir güvenlik ve halk sağlığı sorunu

TASAV olarak, Türk milletinin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimine katkı sağlama misyonumuz doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz bu sempozyum ile ülkemizin önemli meselelerinden biri olan bağımlılık konusunu bütün yönleriyle ele almayı, bilimsel bilgi ile politika üretim süreçleri arasında güçlü bir bağ kurmayı ve toplumsal farkındalığın artırılmasına katkı sağlamayı hedefledik. Bu kapsamda bağımlılıklar konusunu, disiplinler arası ve çok boyutlu bir yaklaşımla ele alan bir kitap çalışması da yaptık. Hazırladığımız “Ulusal Halk Sağlığı ve Güvenlik Sorunu: Bağımlılık” başlıklı kitap çalışması; bağımlılık olgusunu tıbbi, psikolojik, sosyolojik, ekonomik, hukuki ve güvenlik boyutlarıyla değerlendiren, akademik bilgi ile uygulamaya dönük çözüm önerilerini bir araya getiren kapsamlı bir eser niteliği taşımaktadır.  Bu çalışma kapsamında bağımlılığı, bireysel bir sağlık problemi olması gibi dar bir çerçeveden değil toplumsal yapı, kamu güvenliği, hukuk sistemi ve kamu politikalarıyla doğrudan ilişkili, çok boyutlu bir sorun olarak ele alınmasını hedefledik ve bütüncül bir çerçevede incelenmesini amaçladık.

‘Bağımlılıkla mücadele topyekûn yürütülmeli’

Bireyin sağlığı ile birlikte ailesini, sosyal çevresini ve geleceğini tehdit eden, toplumsal yapıyı derinden etkileyen önemli bir sorun olan bağımlılıkların yaygınlaşması, bu alanda yürütülecek koruyucu ve önleyici çalışmaların önemini de artırmaktadır. Bağımlılık ortaya çıktıktan sonra mücadele etmek kadar, risk faktörlerini azaltan, bireyleri bilinçlendiren ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını destekleyen önleyici yaklaşımları güçlendirmek büyük önem taşımaktadır. Bağımlılık çok boyutlu bir mesele olduğuna göre mücadelenin de çok yönlü, disiplinler arası ve sürdürülebilir olması, başta kamu kurumları ve aileler olmak üzere üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve toplumun tüm kesimlerinin eşgüdüm içinde hareket etmesi gerekmektedir. Zira ancak kolektif sorumluluk bilinciyle, ortak akıl, güçlü iş birliği ve toplumsal dayanışmayla bu tehdidin önüne geçilebilecek, çocuklarımızı ve gençlerimizi bağımlılık riskinden korumak mümkün olabilecektir.

TASAV'dan bağımlılıkla mücadelede ortak bilinç çağrısı

TASAV olarak bu sorumluluk anlayışıyla bilimsel bilgi ile uygulamayı buluşturmak ve bağımlılıkla mücadelede ortak bilinç oluşturulmasına destek olmak istedik. İstedik ki risk faktörlerine dikkat çekelim, koruyucu ve önleyici politikaların önemini vurgulayalım.  İnanıyoruz ki burada paylaşılacak bilgi, tecrübe ve öneriler, bağımlılıkla mücadelede kalıcı ve etkili çalışmalara önemli katkılar sunacaktır. Amacımız; öncelikle hiçbir vatandaşımızın bağımlılık sorunuyla karşılaşmamasıdır. Karşılaştıklarında ise nasıl hareket etmeleri gerektiğini, hangi kurumlara başvurabileceklerini, ne gibi destek mekanizmalarından yararlanabileceklerini, alanında yetkin bilim insanlarımızın ve ilgili kurumlarımızın rehberliğinde kamuoyuyla paylaşmaktır. Arzumuz, geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin; aklı hür, vicdanı hür, irfanı hür, aynı zamanda da bedenen ve ruhen sağlıklı bireyler olarak yetişmelerini sağlamaktır. Şüphesiz güçlü devlet ve müreffeh toplumun en önemli sermayesi, nitelikli ve sağlıklı insan kaynağıdır. Beşerî sermayemizin bağımlılık gibi ciddi tehditler nedeniyle zayıflamasına, umutlarımızın ve potansiyelimizin heba olmasına kayıtsız kalamayız. Bu düşüncelerden hareketle bu sempozyumu düzenlemeyi toplumsal sorumluluğumuzun bir gereği olarak gördük. Siz değerli katılımcılar da bugün burada bulunarak bu önemli mücadeleye destek verdiniz.  Kıymetli bilim insanlarımız ise bilgi ve tecrübeleriyle bizlere ışık tuttular; bilimsel katkılarıyla mücadelemize güç kattılar, ufkumuzu genişlettiler ve çözüm yollarının daha sağlam temeller üzerine inşa edilmesine önemli katkılar sundular.

"Bağımlılık yalnızca bireyi değil, toplumu da tehdit ediyor"

Yapılan çalışmalar göstermektedir ki bağımlılığın etkileri bireyin yaşam alanlarıyla sınırlı değildir.  Bağımlılık; aile yapısında çözülmelere, eğitim süreçlerinden uzaklaşmaya, iş gücü kaybına, ekonomik maliyetlerin artmasına, suç ve şiddet risklerinin yükselmesine, sosyal bağların zayıflamasına ve toplumsal dayanışma mekanizmalarının zarar görmesine neden olabilmektedir. Bu yönüyle bağımlılık, toplumların beşerî sermayesini, üretkenlik kapasitesini ve geleceğe yönelik kalkınma hedeflerini etkileyen stratejik bir sorun alanıdır. Bir ülkenin en önemli gücü; sahip olduğu insan kaynağı, toplumsal dayanıklılığı ve gelecek nesillerini yetiştirme kapastesidir.  Sağlıklı bireylerin yetişmesi, aile kurumunun korunması ve gençlerin geleceğe güvenle hazırlanması, sosyal politikaların yanında millî güvenlik ve kalkınma politikalarının da temel unsurlarındandır. 

Güçlü toplum için bağımlılığa karşı seferberlik

Bu nedenle bağımlılıkla mücadele; insanımızın niteliğini, toplumumuzun direncini ve geleceğimizin güvenliğini korumaya yönelik kapsamlı bir sorumluluk olarak değerlendirilmelidir. Tehdit büyük olsa da Türk milletinin tarihî ve kültürel birikimi, güçlü aile yapısı, dayanışma kültürü ve toplumsal sorumluluk anlayışı; bağımlılıkla mücadelede önemli bir imkân ve güç kaynağıdır.  Bununla birlikte değişen şartlar karşısında bu değerlerin bilimsel bilgiyle desteklenmesi, yeni nesillere aktarılması ve çağın ortaya çıkardığı risk alanlarına karşı etkili politikalarla güçlendirilmesi şarttır. Bağımlılık sorununa karşı asıl başarı önleyici politikaların güçlendirilmesi, risk faktörlerinin azaltılması ve toplumun bütün kesimlerinin sürece dâhil edilmesiyle sağlanabilecektir. Bilimin rehberliğinde, ortak aklın yol göstericiliğinde ve kurumlarımız arasındaki güçlü iş birliğiyle yürütülecek çalışmalar; ülkemizin bağımlılıkla mücadele kapasitesini artıracak, toplumsal farkındalığın gelişmesine katkı sağlayacak ve daha sağlıklı, güvenli ve güçlü bir gelecek inşa edilmesine hizmet edecektir. Bağımlılıkla mücadele; kararlı bir irade, uzun soluklu bir çaba ve ortak sorumluluk anlayışı gerektirmektedir. 

Bağımlılıkla mücadelede kalıcı çözümler hedefleniyor

Bu vesileyle gençlerimizi desteklemek, aile yapımızı güçlendirmek ve daha güvenli yarınlar inşa etmek için bütün kurumlarımızı, akademik çevrelerimizi, sivil toplum kuruluşlarımızı ve toplumumuzun her ferdini bu ortak mücadeleye katkı sunmaya davet ediyoruz.  Bu sempozyumun yalnızca fikirlerin paylaşıldığı bir platform olarak kalmamasını, etkili politikalara, somut projelere ve bağımlılıkla mücadelede kalıcı sonuçlar doğuracak ortak bir iradeye vesile olmasını temenni ediyor, yeni ufuklar açmasını umut ediyorum.

TASAV'dan destek veren kurumlara teşekkür

Sempozyum ve kitap çalışmamızın her aşamasında bilgi ve deneyimleriyle katkı sağlayan değerli bilim insanlarına, akademisyen, araştırmacı ve uzmanlara; bağımlılıkla mücadele alanındaki kıymetli çalışmaları ve destekleri için kamu kurumlarımıza, Türkiye Yeşilay Cemiyetine; eserin hazırlanması ve kamuoyuna ulaştırılması süreçlerinde destek veren Gençlik ve Spor Bakanlığımıza ve TASAV çalışanlarına teşekkür ediyorum. Emsalsiz katkıları, vizyonu ve liderliğiyle ilham kaynağımız, kurucumuz, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’ye hürmetlerimizi sunuyorum. Başta Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz Bey olmak üzere iştirakleriyle bizleri onurlandıran siz kıymetli misafirlerimize en kalbî duygularla teşekkür ediyorum. Sempozyumun yararlı olması dileğiyle sizleri hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...