MHP Araştırma ve Strateji Geliştirmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Özgür Bayraktar, modern çocuk koruma anlayışının riskleri önceden gören bir sisteme dönüşmesi gerektiğini belirterek, "Milletin çocuklarına bakışı, kendi geleceğine bakışıdır" dedi.
MHP Araştırma ve Strateji Geliştirmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Özgür Bayraktar sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
“Bir milletin çocuklarına bakışı, aslında kendi geleceğine bakışıdır.”
-Devlet BAHÇELİ
19 Mayıs 1919, yalnızca bir kurtuluş mücadelesinin başlangıcı değil; gençliğe duyulan güvenin, spora verilen önemin ve geleceğe yapılan yatırımın en güçlü sembollerinden biridir. Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliği Cumhuriyet’in teminatı olarak görmesi, bugün modern sosyal politika anlayışında “önleyici koruma” olarak ifade edilen yaklaşımın tarihsel bir karşılığını oluşturmaktadır. Çünkü çocukları ve gençleri korumak; yalnızca sorun ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek değil, onları risklerden uzak tutacak güçlü sosyal alanlar inşa etmektir.
Günümüzde çocuklarımız ve gençlerimiz yalnızca fiziksel tehlikelerle değil; dijital bağımlılık, sosyal medya baskısı, siber zorbalık, hareketsiz yaşam, sosyal izolasyonve kimlik karmaşası gibi çok boyutlu risklerle karşı karşıya kalmaktadır. Bu nedenle çocuk koruma anlayışının, risk ortaya çıktıktan sonra müdahale eden bir yapıdan çıkarak riskleri önceden gören, önleyen ve çocukları güvenli sosyal alanlarda tutan bir sisteme dönüşmesi büyük önem taşımaktadır.
Bu noktada spor, sanat ve kültürel faaliyetler yalnızca birer sosyal etkinlik değil; çocukları kötü alışkanlıklardan uzaklaştıran, aidiyet duygusunu güçlendiren ve psikolojik dayanıklılığı artıran önemli koruyucu politika araçlarıdır. Güçlü toplumlar; çocuklarını yalnızca akademik başarıyla değil, sağlıklı sosyal çevreler, güvenli spor ortamları ve bilinçli dijital kültür anlayışıyla yetiştiren toplumlardır. Bu nedenle okulların, ailelerin, yerel yönetimlerin, spor kulüplerinin ve tüm kurumların ortak sorumluluk anlayışıyla hareket ettiği güçlü bir koruma modeli, Türkiye’nin geleceği açısından stratejik bir zorunluluktur.
Atatürk’ün ifade ettiği “Bütün ümidim gençliktedir.” sözü, yalnızca bir temenni değil; devletin geleceğe bakışını ve önceliklerini ortaya koyan tarihî bir vizyondur. Himaye-i Etfal’den 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na uzanan köklü miras ise Türkiye’nin çocuk koruma anlayışını kendi medeniyet değerlerinden ve toplumsal hafızasından besleyerek geliştirdiğini göstermektedir.
19 Mayıs ruhuyla; teknolojiyle barışık ancak risklerine karşı bilinçli, sporu ve sanatı hayatının merkezine alan, güçlü, bilinçli ve dayanıklı nesiller yetiştirmek hepimizin ortak sorumluluğudur.
Bu vesileyle, yarınlarımızın güvencesi olan gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.