Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım, Türk Haber-Sen Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye Kamu-Sen’in sendikal çizgisine, devlet-millet eksenli duruşuna ve terörle mücadelede izlenen kararlı politikalara ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Yıldırım, sendikacılığın yalnızca özlük haklarıyla sınırlı olmadığını vurgulayarak, milli değerleri merkeze alan bir anlayışın altını çizdi. Konuşmasında Türkiye’nin iç ve dış gündemine de değinen Yıldırım, birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekerek, terörle mücadelede tavizsiz duruşun sürdürüleceği mesajını verdi.
Uzun süredir beklenen hayırlı bir sonucun elde edildiğini belirten Yıldırım, Türkiye genelinde 600 bine ulaşan üye sayısıyla önemli bir noktaya gelen Türkiye Kamu-Sen’in başarısında teşkilatın ve liderliğin payına dikkat çekti. Konuşmasında, Türkiye Kamu-Sen Teşkilat Başkanı ve Türk Haber Genel Başkanı Yücel Kazancıoğlu’na teşekkür ederek, sendikanın misyonunu tabanına doğru şekilde anlatabildiğini vurguladı.
“Devletle milleti karşı karşıya getiren değil, buluşturan bir anlayış” ifadesini kullanan Yıldırım, devletin millet için var olduğunu, devlet yönetenlerin millete tepeden bakmaması gerektiğini belirtti. Devletin şefkatle, sevgiyle milletine yaklaşmasının esas olduğunu, geçmişte devletle milletin zaman zaman karşı karşıya getirildiğini, kibirli ve dışlayıcı yaklaşımların millette kırgınlık oluşturduğunu ifade etti.

“Devlete karşı güç gösterisi olmaz"
Türkiye Kamu-Sen’in sendikal anlayışının çatışmacı olmadığını vurgulayan Yıldırım, “Bizim anlayışımız kırmak, dökmek, devlete güç gösterisi yapmak değildir” dedi. Geçmişte grevler ve eylemler üzerinden “uçaklar inmeyecek, trenler kalkmayacak” söylemleriyle devlete meydan okuyan anlayışlara Türkiye Kamu-Sen’in hiçbir zaman prim vermediğini hatırlattı. “Devlete karşı güç gösterisi olmaz. Sen Türk milletisin, kendi devletine karşı böyle bir tutum kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
Bu ilkeli duruşun zaman zaman eleştirildiğini ancak sonuç verdiğini, sendikanın 2018 yılında yaklaşık 300 bin olan üye sayısının bugün 600 bine ulaşmasının bunun açık göstergesi olduğunu söyledi. İzlenen çizginin popülist değil, karşılığı olan ince bir yol olduğunun altını çizdi.
Konuşmasında Türkiye Kamu-Sen’in seçim süreçlerindeki duruşuna da değinen Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerde sendikanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a verdiği desteğin sahada açıkça görüldüğünü belirtti. “Bu desteği unutmak mümkün değil” diyerek, sendika üyelerine ve yöneticilerine teşekkür etti.

"Terörle mücadelenin artık sonuçlandırılması gereken bir noktaya geldi"
Gündeme ilişkin değerlendirmelerinde “Terörsüz Türkiye” hedefinin yaklaşık 1,5 yıldır Cumhur İttifakı tarafından kararlılıkla sahiplenilen bir devlet politikası olduğunu , terörün Türkiye’nin ayaklarına 50 yıldır vurulmuş bir pranga olduğunu söyledi. Türkiye’nin güçlü olabilmesi için iç cephede birlik ve beraberliğin şart olduğunu ifade etti.
Terörle mücadelenin artık sonuçlandırılması gereken bir noktaya geldiğini , bu hedefe karşı çıkan siyasi yaklaşımların kamuoyu tarafından dikkatle izlenmesi gerektiğini söyledi. Afrin Harekâtı’nı hatırlatan Yıldırım, o dönemde “Afrin’de ne işimiz var?” diyenlerin bugün de terörle mücadeleye karşı benzer tutumlar sergilediğini dile getirdi.
PKK ile mücadele edenlerin karşısında saf tutan anlayışların, bugün terörsüz Türkiye hedefine de karşı çıktığını, Cumhur İttifakı’nın ve devletin dün olduğu gibi bugün de gereğini yaptığını ve yapmaya devam edeceğini vurguladı.

“Terörü Besleyen Ülkelerin Başında Almanya var”
Konuşmasında Almanya’ya da sert eleştiriler yönelten Yaşar Yıldırım, Almanya’nın yaklaşık 50 yıldır PKK ve FETÖ gibi terör yapılarının faaliyetlerine göz yumduğunu, hatta destek verdiğini söyledi. Almanya’da yaşayan milyonlarca Türk’ün Alman ekonomisine katkı sağladığını hatırlatan Yıldırım, buna rağmen terör örgütlerine karşı çifte standart uygulandığını ifade etti.
Almanya ve benzeri ülkelerin hedefinin Türkiye’nin güçlenmesini, şahlanmasını engellemek olduğunu, özellikle memurların ve aydınların bu süreci iyi takip etmesi gerektiğini vurguladı. “Toplumu yönlendiren sizlersiniz, her şeyi bilimsel akılla değerlendirmek zorundayız” dedi.

“Bu liderler yanlış iş yapmaz”
Ekonomiye de değinen Yıldırım, Türkiye’nin pandemi, savaşlar ve büyük depremler yaşadığını hatırlatarak ekonomik sıkıntıların bu şartlarda kaçınılmaz olduğunu söyledi. Savunma sanayiine yapılan yatırımların eleştirilmesini doğru bulmadığını, Gazze ve Filistin örnekleri üzerinden güçlü devlet ve güçlü ordunun hayati önem taşıdığını ifade etti.
Öncelikli olan evinizin güvenliğidir, güçlü bir ordunun ve savunma sanayiinin Türkiye için vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin devlet aklıyla hareket ettiğini belirterek, “Bu liderler yanlış iş yapmaz” ifadelerini kullandı.