Türkgün | Gündem | Türk Diyanet Vakıf-Sen 8. Olağan Genel Kurulu gerçekleşti! Kadir Şahin: “Sendikacılık bir hizmet yarışıdır"

Türk Diyanet Vakıf-Sen 8. Olağan Genel Kurulu gerçekleşti! Kadir Şahin: “Sendikacılık bir hizmet yarışıdır"

Türk Diyanet Vakıf-Sen’in Genel Kurulu'nda açıklamalarda bulunan Genel Başkan Adayı Kadir Şahin, "Sendikacılık bir hizmet yarışıdır. Önemli olan bu mücadelede bayrağı yere düşürmemek, başımızı öne eğdirmemektir. Makamlar gelip geçicidir. Kalıcı olan ise ilkelerdir" ifadelerine yer verdi.

Türk Diyanet Vakıf-Sen’in Genel Kurulu'nda açıklamalarda bulunan Genel Başkan Adayı Kadir Şahin, "Sendikacılık bir hizmet yarışıdır. Önemli olan bu mücadelede bayrağı yere düşürmemek, başımızı öne eğdirmemektir. Makamlar gelip geçicidir. Kalıcı olan ise ilkelerdir" ifadelerine yer verdi.

MUHABİR: Eylül Şahin

Türk Diyanet Vakıf-Sen’in 8. Olağan Genel Kurulu, delegeler ve davetlilerin katılımıyla, sendikanın gelecek dönem stratejilerinin belirleneceği gündem maddeleriyle gerçekleştiriliyor. Genel Kurul'da Genel Başkan Adayı Kadir Şahin, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci ve  MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım konuştu.

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkan Adayı Kadir Şahin, konuşmasında “Bizim temel hedefimiz; başta çalışanlarımız olmak üzere insanımıza hizmet etmek, ülkemizin ve milletimizin kalkınma sürecine, toplumsal huzuruna ve ortak mutluluğuna katkı sunmaktır” ifadelerine yer verdi.

Şahin, küresel gelişmelere de değinerek, Doğu Türkistan’daki soydaşlarımızın inanç özgürlüğü ile Filistin, Irak, Suriye ve Gazze’deki masum sivillerin yaşadığı zorluklara dikkat çekti.

Çalışan Hakları ve Sendikal Talepler

Şahin ayrıca, kurum yöneticileri ile çalışanlar arasındaki ilişkilerin sağlıklı bir zemine oturtulması gerektiğini vurguladı. Konuşmasında öne çıkan talepler şunlar oldu:

Atama, nakil, görevde yükselme ve unvan değişikliklerinin adalet ve liyakat esaslı yürütülmesi

Lojman uygulamaları ve görev yerlerinin sosyo-ekonomik şartlarıyla uyumsuz ücret politikaları

3600 ek gösterge düzenlemesi

4/B statüsünde görev yapan sözleşmeli, vekil ve geçici personelin kadro beklentilerinin karşılanması

Şahin, bu konuların artık görmezden gelinemeyecek kritik öncelikler olduğunu ifade etti.

“Sendikacılık Bir Hizmet Yarışıdır, İlkelere Sadık Kalacağız”

Şahin, Genel Kurul’da sendikacılık anlayışını ve hedeflerini paylaştı. Şahin, sendikacılığın bir hizmet yarışından ibaret olduğunu vurgulayarak, mücadelede temel ilkelere bağlı kalmanın önemine dikkat çekti.

Konuşmasında Şahin, şunları ifade etti:

“Önemli olan bu mücadelede bayrağı yere düşürmemek, başımızı öne eğdirmemektir. Makamlar gelip geçicidir. Kalıcı olan ise ilkelerdir.”

Türk Diyanet Vakıf-Sen’e Sorumluluk Vurgusu

Şahin, sendikanın temel ilke ve değerlerini geleceğe taşımak için sorumluluk üstlendiklerini belirtti:

“Bizler, büyük bir emanet olarak gördüğümüz Türk Diyanet Vakıf-Sen’i ve onun temel ilke ve değerlerini geleceğe taşımak sorumluluğunu üstlendik.”

Hakikat ve Adalet Önceliği

Genel Başkan Adayı, yaklaşımını şöyle özetledi:

“Biz makam için değil, hakikat için yürüyeceğiz. Biz menfaat için değil, adalet için konuşacağız. Biz sadece eleştiren değil, çözüm üreten olacağız.”

Şahin’in sözleri, teşkilat içindeki birlik, şeffaflık ve hizmet anlayışını ön plana çıkarırken, sendikal mücadelede adalet ve ilkelere bağlı kalmanın altını çizdi.

“Kapılar Açık, Teşkilat Ulaşılabilir Olacak”

Şahin, Genel Kurul’da yeni dönem vizyonunu paylaştı. Şahin, teşkilat üyeleriyle birlikte daha aktif çalışacaklarını ve sahada daha çok olmayı hedeflediklerini ifade etti.

Konuşmasında Şahin, teşkilatın şeffaf ve ulaşılabilir olacağını vurguladı:

“Sizlerle birlikte yeni dönemde daha çok çalışacağız, daha çok sahada olacağız, daha çok dinleyeceğiz. Kapılar kapalı değil, açık olacak, ulaşılabilir olacak. Teşkilatımızın her bir üyesi kendini bu yapının öznesi olarak görecek.”

Teşkilat İçinde Birlik ve Adalet Mesajı

Şahin, sendika kültürüne dair önemli mesajlar da verdi:

“Bizim davamızda kibir yoktur, kibirle yol alınmaz. Bizim davamızda ayrım yoktur, ayrımla büyünmez. Bizim davamızda yılgınlık yoktur, yılgınlıkla kazanılmaz.”

Teşkilatın birlikte hareket ederek güçleneceğini belirten Şahin, şöyle devam etti:

“Biz bu teşkilatı hep birlikte büyüteceğiz. Biz birbirimize güvenerek, birbirimizi tamamlayarak ilerleyeceğiz.”

“Yeni Yönetimimiz İçin Hayırlı Çalışmalar Diliyorum”

Şahin, görev süresi sona eren Genel Başkan Nuri Ünal ve yönetim kurulu üyelerine hizmetleri için teşekkür ettiğini belirtti.

Şahin konuşmasında, “Görev süresi sona eren Genel Başkanımız Sayın Nuri Ünal’a ve yönetim kurulu üyelerine, Türk Diyanet Vakıf-Sen camiasına sundukları değerli hizmetlerden dolayı teşekkürlerimi sunuyor; görevi devralan yeni yönetimimize Yüce Rabbimden hayırlı ve bereketli çalışmalar diliyorum.” ifadelerini kullandı.

MHP lideri bahçeli'ye Teşekkür

Şahin, MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım’ın ve MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin Diyanet ve vakıflar çalışanlarının sorunlarını her mecrada dile getirmesinden dolayı şükran duyduğunu ifade etti:

“Sendika ayrımı gözetmeksizin Diyanet ve vakıflar çalışanlarının sorunlarını her mecrada dile getiren MHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Yaşar Yıldırım’a ve bu davanın vefalı lideri MHP Genel Başkanı Sayın Dr. Devlet Bahçeli Bey’e teşekkür ediyor, kıymetli destekleri için şükranlarımı sunuyorum.”

 

“Türkiye Kamu-Sen Varsa Umut Var”

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Kurulu’nda yaptığı kapsamlı konuşmada sendikal mücadelenin temelini, kamu çalışanlarının ekonomik taleplerini ve küresel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.

Kahveci, Türkiye Kamu-Sen’in sendikal mücadelesinin temel felsefesini hatırlatarak konuşmasına başladı. Kahveci, “Türkiye Kamu-Sen sendikal mücadeleye ‘Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamız’ diyerek başladı. Bu söz o dönem itibarıyla çok fazla anlaşılmadı. Hem memleket sevdasını hem emek mücadelesini birlikte ele alarak yeni bir yaklaşım ortaya koyduk. Sendikal hayatta yeni bir yol açtık. Bundan sonra da milletimize ve kamu çalışanlarımıza hizmet etmeye devam edeceğiz.” dedi.

“Kuruluş Değerlerimizden Hiç Vazgeçmedik”

Türkiye Kamu-Sen’in kuruluş ilkelerine bağlı kaldığını vurgulayan Kahveci, sendikanın yıllar içinde güçlenerek büyüdüğünü ifade etti:

“Türkiye Kamu-Sen güçlü ve iyi bir sendikacılık yapıyor. 1992 yılında hangi kuruluş değerleri varsa, bugün de o değerleri yaşatarak sendikacılık yapıyoruz. Bugün öyle sendikacılar, öyle sendikalar görüyoruz ki makamı değişince mevzisini de değiştiriyor. Ama biz değişmeyen taraftayız. Türkiye Kamu-Sen çınarı büyümeye devam edecek.”

Kahveci, sendikanın milli ve manevi değerleri sahiplenen bir anlayışla 34 yıldır mücadelesini sürdürdüğünü belirtti.

“600 Bin Kişilik Büyük Bir Aileyiz”

Türkiye Kamu-Sen’in bugün büyük bir teşkilat haline geldiğini dile getiren Kahveci, hedeflerini şu sözlerle anlattı:

“Bugün 600 bin kişilik bir aile olduk, Türkiye’nin sendikası haline geldik. Amacımız Türkiye Kamu-Sen’in bütün hizmet kollarında yetkili sendika olarak masada oturmak ve kamu çalışanlarımızın haklarını savunmak. Yetkiyi aldık, toplu sözleşme masasına oturduk.”

“Değerlerimizden Taviz Vermeyiz”

Üye sayısı uğruna ilkelerden vazgeçilmeyeceğini vurgulayan Kahveci, “Bu teşkilat değerlerle var olmuştur. Bir fazla üye yapacağız diye inandığımız değerlerden asla ödün vermeyeceğiz. Sayısal çoğunluk elbette önemli ama her şeye rağmen değerlerimizi bırakarak sendikacılık yapamayız.” ifadelerini kullandı.

Ek Zam ve Refah Payı Çağrısı

Kahveci, Aralık ayı enflasyon verilerine de değinerek kamu çalışanlarının yaşadığı kayıplara dikkat çekti:

“Aralık ayı enflasyon oranları açıklandı. Kamu çalışanlarımız yüzde 11 artış aldı, toplamda yüzde 18,60’lık bir iyileştirme oldu. Enflasyon farkını memurlarımıza ve emeklilerimize ilave zam gibi göstermek doğru değildir. Enflasyon farkı kaybın telafisidir.”

Bu artışın yeterli olmadığını vurgulayan Kahveci, “Gerçekleşen enflasyon yüzde 30’un üzerinde. Siz hedeflenen enflasyonun altında artış yaparsanız bu hakkaniyetli olmaz. Kamuda bozulan ücret dengesini mutlaka tesis etmemiz gerekir. Ek zam şarttır. Ayrıca enflasyonun üzerinde bir refah payı verilmelidir.”
dedi.

Vergi ve 3600 Ek Gösterge Vurgusu

Kahveci, vergi adaleti ve ek gösterge konularına da değindi:

“Vergi adaletinin sağlanması için vergi diliminin yüzde 15’te sabitlenmesi gerekiyor. Birinci dereceye gelen kamu görevlilerinin 3600 ek göstergelerinin hayata geçirilmesi şarttır.”

“Hakem Kurulunda da Meclis’te de Mücadele Ettik”

Toplu sözleşme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kahveci, “Hakem kuruluna gittik. Tartışmalar yaşandı. Biz gittik ve bazı şeyleri orada düzelttirdik. Meclis sürecinde de mücadelemizi sürdürdük. Diyanet çalışanlarının en güçlü savunucularından biri Yaşar Başkanımızdır.” ifadelerini kullandı.

“Günübirlik Değil, İlkesel Mücadele”

Kahveci, sendikal mücadelenin sürekliliğine vurgu yaparak, “Biz bu kitlenin sesi olduğumuz için teşekkür ediyoruz. Komisyonlarda, Genel Kurul süreçlerinde memurumuzun ve emeklimizin sesini duyurmak için çaba sarf ettik. Bu mücadele günübirlik değildir. İşin özü şudur: Türkiye Kamu-Sen Türk memurunun yanındadır. Türkiye Kamu-Sen varsa umut vardır.” dedi.

Milli Duruş ve Küresel Gelişmeler

Konuşmasının son bölümünde milli duruşa dikkat çeken Kahveci, “Memleketin, devletin, vatanın ne demek olduğunu bugün daha iyi görüyoruz. Anlamayanlara Devlet Bey çok net şekilde anlattı. Devlete sahip çıkmazsanız başınıza neler geleceğini gördük.” ifadelerini kullandı.

Uluslararası gelişmelere de değinen Kahveci, “Memlekete sahip çıkmayacaksanız nerede sendikacılık yapacağız? Bireysel haklarımızı nerede savunacağız? Uluslararası hukuk nerede, adalet nerede? Bizim mücadelemiz hak, haklının olana kadar sürecek.” şeklinde konuştu.

Gazze ve Doğu Türkistan vurgusuyla konuşmasını tamamlayan Kahveci, “Kimse sesini yükseltmezken biz Gazze için sessiz kalmadık. Bugün Doğu Türkistan’da soydaşlarımıza yapılan zulmü de görmezden gelmiyoruz.”
dedi.

“Diyanet’e Yapılan Her Saldırı, İslam’a Yapılmış Sayılır”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Diyanet İşleri Başkanlığı’na yönelik eleştirilere sert tepki gösterdi. Yıldırım, Diyanet’e yönelik saldırıların doğrudan İslam’ı hedef aldığını vurgulayarak, bu saldırılara karşı sessiz kalmayacaklarını ifade etti.

Konuşmasına MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin selamlarını ileterek başlayan Yıldırım, Diyanet’in MHP için vazgeçilmez bir kurum olduğunu belirtti ve "Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin size ayrı ayrı selamı var. Diyanet her zaman bizimdir. Her zaman, her yerde savunduğumuz bir kurumdur.”
dedi.

“Türkiye’de Din Düşmanı Yok, İslam Düşmanı Var”

Yıldırım, Diyanet’e yönelen eleştirilerin bilinçli bir strateji olduğunu ifade ederek, “Türkiye’de din düşmanı yoktur. Türkiye’de İslam düşmanı vardır. Her kim İslam’a saldırırsa, yargı seviciler ve onların tarafıdır. Bunlar saldıracakları zaman stratejik olarak Diyanet’i hedef alır. Çünkü o saldırı İslam’a saldırıdır.” şeklinde konuştu.

Diyanet ve İslam’a yönelik her saldırının karşısında olacaklarını vurgulayan Yıldırım, “Her kim Diyanet’e, İslam’a saldırırsa karşısında bizi bulur.”
ifadelerini kullandı.

“Biz Susmayız, Sahip Çıkarız”

Yıldırım, Diyanet İşleri Başkanı’na yönelik eleştirilere de değinerek, “Susmayacaksınız, çekinmeyeceksiniz. Diyanet İşleri Başkanı kim olursa olsun, Yargıtay’ın açılışında dua eder ve buna saldırılır. Kimse ses çıkarmaz ama biz çıkarırız. Biz yutmayız, sahip çıkarız.” dedi.

“Bu Alimlik Değil, Tavırdır”

İslam’a yönelik söylemlere karşı net duruş sergilenmesi gerektiğini vurgulayan Yıldırım, “Allah’ın kitabına ‘orta çağ zihniyeti’ diyenlere cevap vermeyecek miyiz? Meclis’te gözünün içine baka baka cevap vereceğiz. Bu bir alimlik meselesi değil, bu bir tavırdır. Bu sizin tavrınızdır, ben sizi temsil ediyorum.”
ifadelerini kullandı.

“Diyanet’e Saldırı, İslam’ı Yıpratma Çabasıdır”

Basında yer alan eleştirilere tepki gösteren Yıldırım, “Herkes et yemiyor, Diyanet et yiyor diye manşet attılar. Diğer kamu kurumlarında et yok mu? Neden Diyanet? Çünkü İslam’ı yıpratmak istiyorlar.” dedi.

“Korkumuz Yalnızca Allah’tandır”

Yıldırım, hak ve hakikati savunma konusunda çekinmeyeceklerini belirterek, “Biz hakkı her yerde, her zaman, herkese karşı savunacağız. Hiç kimseden korkumuz yok. Bir tek korkumuz var, o da Allah’tandır.” şeklinde konuştu.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hac organizasyonlarına yönelik eleştirileri de değerlendiren Yıldırım, “Bir uçak dolusu din görevlisini götürdü diyorlar, sanki Paris’e Eyfel Kulesi’ne gidiliyor. Bunlara hac nedir, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hacdaki başarısı nedir tek tek anlatacağız.” ifadelerini kullandı.

“Sahip Çıkmazsanız Sahipsiz Sanırlar”

Diyanet’e yönelik eleştirilerin bir “moda” haline getirildiğini savunan Yıldırım, “Diyanet’e saldırma modasına uyan çok kişi var. Sahip çıkmazsanız sahipsiz sanırlar. Bize düşen tavır koymaktır.” dedi.

Konuşmasında camilerin toplumsal önemine de değinen Yıldırım, “Bizim safımız hilalin hakkıdır. Allah’ın kitabı ve Resulallah’ın yoludur. Cami bir beldenin kimliğidir.” ifadelerini kullandı.

“Diyanet Bütçesi Azdır, Artırılmalıdır”

Diyanet bütçesine yönelik eleştirileri reddeden Yıldırım, “Genel bütçeden Diyanet’e düşen pay yüzde 1’dir. Bu bütçe fazla değil, azdır. Daha fazlasını vereceksiniz diyeceğiz.” dedi.

“Din Görevlilerinin Kadro Sorunu Çözülmeli”

Din görevlilerinin ve Kur’an kursu öğreticilerinin sorunlarına da dikkat çeken Yıldırım, “Her camide imam ve müezzin olmalıdır. İmamlar kadro sahibi olmalıdır. Kur’an kursu öğreticilerinin 20 yıldır süren bir sorunu var. Çocuklarımıza Allah’ın kitabını öğretiyorlar. Bu kardeşlerimizin hak ve hukukları mutlaka teslim edilmelidir.” şeklinde konuştu.

Yıldırım, Türkiye Kamu-Sen’e yönelik değerlendirmesinde ise, “Türkiye Kamu-Sen memur sendikacılığının en özgür ve en ağırlıklı sendikasıdır. Bizim gözbebeğimizdir. Bugüne kadar kırmadan dökmeden sendikacılık yaptılar.” dedi.

“Terörsüz Türkiye Hedefine Ulaşacağız”

Konuşmasının son bölümünde güvenlik ve terörle mücadeleye değinen Yıldırım, “Güvenliğin olmadığı yerde siyaset olmaz, ticaret olmaz, ibadet olmaz. Önce iç güvenliği tesis edeceğiz. Terörsüz Türkiye hedefine mutlaka ulaşmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Yıldırım, bu hedefin Cumhur İttifakı ve devlet tarafından sahiplenildiğini belirterek, “Sayın Genel Başkanımız bu işin düşünürüdür. Cumhur İttifakı ve devlet bu hedefe sahip çıkmıştır. Provokasyonlara rağmen Terörsüz Türkiye’yi inşa edeceğiz.” dedi.

“Türkiye, Ümmetin Son Güvenli Kalesidir”

Konuşmasını güçlü bir mesajla tamamlayan Yıldırım, “Türkiye’ye bir şey olursa İslam’ın başı gider. Bu coğrafya ümmeti Muhammed’in son güvenli kalesidir. Bu bilinçle sahip çıkmamız gerekir. Görevimiz büyüktür.” ifadelerini kullandı.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...