Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) tarafından düzenlenen Şehit ve Gazi Aileleri Yemek Programında konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgesel gelişmeler, güvenlik politikaları ve “Terörsüz Türkiye” hedefi üzerine değerlendirmelerde bulundu. Programa şehit aileleri, gaziler, teşkilat mensupları katıldı.
MHP'li Yıldırım konuşmasında terörsüz Türkiye vurgusu yaptı. “Biz bu toprakların üzerinde Yaşar. Bu toplulukların altında yatarız. Onun içindir ki kimseyle toprak pazarlığı yapmayız. Toprak bizim için kutsaldır. Sınırlarınız kutsaldır. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın.” ifadelerini kullandı.
“Size Ne Yapsak Azdır, Hakkınızı Ödemek Mümkün Değildir”
Yaşar Yıldırım konuşmasına katılımcıları selamlayarak başladı ve şehit aileleri ile gazilerin taşıdığı anlamı şu sözlerle dile getirdi:
“Sayın hazirun, hanımefendiler beyefendiler, değerli şehit ailelerimiz, gazilerimiz, teşkilat mensuplarımız, değerli basın mensupları… Allah’ın rahmeti, lütfu, ihsanı, keremi selamı hepinizin ve hepimizin üzerine olsun.
Öncelikle buraya kadar zahmet edip gelip bizi dinleme zahmetine katlandığınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Çoğunuzla tanışıyoruz, zaman zaman bir araya geldik, acıları paylaştık ama ateş düştüğü yeri yakar. Allah kimseye o acıyı yaşatmasın.
Size ne yapsak azdır. Hakkınızı ödemek mümkün değildir. Ama bir avantajınız vardır; size cennette kendisini sizi yanına alacak bir evladınız var. Cenabı Allah hem acıyı hem de böyle bir umudu birlikte veriyor.”
“Bu Dünya Güçlülerin Dünyasıdır, Güçlü Olmak Zorundayız”
Dünyada yaşanan savaşlara ve bölgesel gelişmelere değinen Yıldırım, güç dengelerinin belirleyici olduğunu vurguladı:
“Son 5 yıldır dünyada, özellikle de çevremizde ciddi şekilde bir savaşlar zinciri var. Dünyadaki düzen gücü gücü yetene… Dünyada en güçlü olan her zaman haklı sayılıyor.
Güneyimizde Filistin var. Filistin halkı var ama devlet yok. Yıllardır zulüm görüyorlar. İsrail güçlü, arkasında Amerika var. Çocuğun öldürülmesinde hak olur mu? Oluyor işte. Güçlülerin yaşadığı bir dünyadayız.
Kuzeyimizde Ukrayna var. Rusya geldi, toprağının yüzde yirmi beşini aldı. Niye? Güçlü olduğu için. Böyle bir dünyada yaşayabilmeniz için güçlü olmanız lazım. Yatağınıza rahat uyuyabilmeniz için güçlü olmanız lazım.”
“Terörsüz Türkiye Devlet Politikasıdır, Toprak Pazarlığı Yoktur”
Türkiye’nin güvenliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yıldırım, terörle mücadelenin temel ilkelerine dikkat çekti:
“Türkiye’de bir Terörsüz Türkiye programı var. Bu artık bir devlet siyaseti hâline gelmiştir. Türkiye’deki terör ayrılıkçı terördür, isyandır. Toprak talebi vardır.
Diyorlar ki Diyarbakır bizim başkentimiz, ülkenin yüzde yirmi beşini bize vereceksiniz. İstanbul’a, Ankara’ya ortağız diyorlar. Elli yıla yakındır bu topraklar isteniyor.
Kimseye toprak verecek niyete sahip değiliz. Bir tanesini, zerresini dahi vermeyiz. Tek devlet, tek bayrak, tek millet, tek vatan. Bu kriterlerin dışına çıkılmaz.”
“Güçlü Ordu, Güçlü İç Cephe Olmadan Caydırıcılık Olmaz”
Savunma sanayii ve ordu vurgusu yapan Yıldırım, Türkiye’nin geldiği noktaya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Güçlü olacaksınız. Silahınızı kendiniz yapacaksınız. Kimseden savaş zamanı silah istemeyeceksiniz.
Bugün Cumhur İttifakı olarak elhamdülillah dünyada silah üreten ve ihraç eden ülkeler arasındayız. İHA’da, SİHA’da, savunma teknolojilerinde büyük mesafe aldık.
Ordumuz Karabağ’da, Libya’da, İdlib’de tecrübe kazanmıştır. Bu bize güven veriyor. Bunun bedelini de ödüyoruz. Bütçemizin önemli bir kısmını savunmaya ayırıyoruz ki rahat uyuyalım, toprağımızı kimseye vermeyelim.”
“İç Cephe Tahkim Edilmeden Dış Tehditler Bertaraf Edilemez”
Konuşmasının devamında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Yıldırım, iç güvenliğin önemini şu sözlerle dile getirdi:
“Ülkenizde isyan varsa dışarıdan nasıl görünürsünüz? Türkiye savaşa girerse içeriden vurulur algısı oluşur.
Terörün kökten bitmesi gerekir. Ama bu; şurayı verelim, burayı özerk yapalım değildir. Anayasanın üniter yapıyı bozacak hiçbir maddesi tartışma konusu olmaz.
Elinde silah olana silahla, silahı bırakana silahı bıraktığı şekilde cevap verilir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin gücü buna yeter.”
“Bu Topraklar Bizimdir, Gidecek Yerimiz Yok”
Yıldırım konuşmasını kararlılık vurgusuyla tamamladı:
“Biz bu toprakların üzerinde yaşarız, bu toprakların altında yatarız. Gidecek yerimiz yok. Kimseyle toprak pazarlığı yapmayız.
Ne bir şehit ailemizi ne bir gazimizi mahcup ederiz. Arzumuz bundan sonra şehit gelmemesi, gazilerimizin olmamasıdır.
İki kişiye güvenin: Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’ye. Bu ikisi bu ülke için yanlış bir yola girmez.
Dualarınıza ihtiyacımız var. Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun.”