Türkgün | Gündem | Özgür Özel'den 'mutlak butlan' kararı sonrası ilk açıklama: Kılıçdaroğlu aradı dönmedim

Özgür Özel'den 'mutlak butlan' kararı sonrası ilk açıklama: Kılıçdaroğlu aradı dönmedim

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, 'Mutlak Butlan' kararı sonrası gerçekleştirilen MYK Toplantısı'nın ardından CHP Genel Merkezi'nde açıklamalarda bulundu.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, 'Mutlak Butlan' kararı sonrası gerçekleştirilen MYK Toplantısı'nın ardından CHP Genel Merkezi'nde açıklamalarda bulundu.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, CHP Genel Merkezi'nde açıklamalarda bulundu.

Özgür Özel'in açıklamalarından satır başları:

2023’te Türkiye’yi cumhuriyetin ikinci yüzyılında bir büyük zaferle birlikte yeniden ayağa kaldırmaya, demokratikleştirmeye, zenginleştirmeye, o seçimi kazanmaya, çok istekliydik. Bütün Türkiye istekliydi. Bir değişim umudu vardı. Ancak o seçimleri kazanamadık, kaybettik. O seçimlerin kaybında en büyük sorumluluk Cumhuriyet Halk Partisi’ndeydi. Millet o gün, o günlerde yaptığım bir tanımlamayla partimizden siyasetten bir duygusal kopuş yaşamaktaydı.

"DELEGEYE 'EN GÜVENDİĞİNİZLE KONUŞUN ÖYLE GELİN' DEDİM"

Emekliler örneğin öğretmen evine çıkmamaya, kahvede buluşmamaya, otursalar da konuşmamaya, yolda giderken yerde gazoz kapağına gençler tekme atmaya. Herkes bir yoldan 'mümkünse yurtdışına gideceğim' demeye başlamıştı. CHP bir özeleştiri yapmaya başlamıştı. Anketler yüzde 12-13, protesto oylar yüzde 40'ları göstermekteydi. Bu duygu durumu içinde biz 'CHP değişmelidir' dedik. Bu sözlerimiz tepki görünce görevi üstlendik. Yola çıktığımızda aday olacak imzayı dahi toplayamayacağımızı, mevcud delege yapısıyla 60 imzayı bulamayacağımızı, aday dahi olamayacağımızı söylediler. Bütün il kongrelerini gezdik. Kazanırsak nasıl yöneteceğimizi, ne hedeflediğimizi açık açık paylaştık. Dediler ki 'bu delegeyi ikna edemezsiniz'. Dedik ki 'Onu berberi, asansörde ünversite genci, oğlu, torunu ikna edecek'. Eşi yanına yolluk koyarken 'değişim olmazsa gelme, gönül koyarım' diyecek. Ben delegelerimizi buraya çağırırken 'en güvendiğinizle konuşun öyle gelin' dedim.

"İTİRAZIMIZI YAPTIK"

Siyasi partileri ayakta tutan üyeleri, delegeleri ve kurultaylarıdır. Bu kararla hiçbir partinin kongresinin artık bir garantisi kalmamıştır. Seçim hukuku, itiraz süreleri vardır. Seçim hukuku dışında başka mahkemelerin bu işlere karışması YSK'yı yok saymaktır. Artık hiçbir siyasinin koltuğunda güvenle oturmaması demektir. 1. Asliye Hukuk mahkemesini ayarlayanın istediğini indirme istediğini bindirme yetkisini tanımlanmaya çalışılmaktadır. Bugün ilk itirazımızı, tedbir kararını kaldırılması için Yargıtay'a yaptık. Yarın YSK'nın bize vermiş olduğu mazbataya sahip çıkması için YSK'ya başvuracağız. Yargıtay'a tedbirin durdurulmasına yönelik başvurularımızın en acil şekilde ele alarak, YSK'nın kendisine tanınan görev sorumluluk alanına, kendisine sahip çıkmasını bekliyoruz. Yargıtay'ın tedbir kararını kaldırarak Türkiye'yi bir felaketten kurtarmasını bekliyoruz. Bu gece Türkiye demokrasi açısından kara gündür. Bu gece matem gecesi olmaktan umut gecesine dönüştüğünü büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim. Bir yanda butlana toplumda verilmeyen destek. Boş bir sokak, telaşlı muhterisler, çarpık, çurpuk açıklamalar, bir tarafta partisine, demokrasisine sahip çıkanlar. Şu ana kadar hukuksuz karara istisnasız tepki gösteren tüm siyasi partilerin tamamı telefon açtı genel başkanların. Sosyal medya paylaşımları, bütün programlar kesildi MYK'ları toplantıya çağrıldı. Diğer siyasiler CHP'ye sahip çıkmaya koşmuyor, kendilerinin de içinde bulunduğu demokratik rekabet zeminine karşı çıkıyorlar.

"CHP'NİN HAZIRLADIĞI BİR EYLEMLİLİK PLANI VAR"

Bir bakan tarafından savunulup sahiplenilmesi meselesi utanç vericidir. Tarihte görülmemiş iştir. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yarın kendileri için, gelecekleri için, kendilerini de yok edecek insan, demokrasi, siyasetçiyi yiyen yamyam virüse karşı tedbir almaları çok kıymetlidir. O virüs muhalefeti yiyince doymaz. Biz bir ormanda yaşıyoruz. Bizim ağaç yanarsa orman yanar. Şimdi gelinen nokta, savrulunulan nokta değerlidir. Muhalefet sınıfı geçmemiştir, tarihe geçmiştir. Türkiye'de onlarca baronun peşisıra yaptıkları açıklamalar kıymetlidir. Sendika, meslek örgütleri, sivil toplum örgütlerinin yaptıkları açıklamalar bu geceyi umut gecesine dönüştürmüştür. CHP'nin bu darbeye karşı hazırladığı bir eylemlilik planı vardır. Bütün paydaşlarla tartışılacak; ama herkes şunu bilecek ne CHP ne Türkiye bu darbeye asla ve asla teslim olmayacaktır. 

"KILIÇDAROĞLU İLE NE KONUŞACAĞIZ?"

Yoğun bir toplantı sonra siyasi partilerden, önceki genel başkanlarımızın ziyareti vardı. Çok sayıda telefon gelmiş. Arayanlar arasında sayın Kılıçdaroğlu'nun telefonu var. Dönüp de ne konuşacağız. Sayın Kılıçdaroğlu'ndan daha önce şanla, şerefle seçildiği CHP koltuğuna AK Parti yargısının eliyle dönmek isteyeceğini ihtimal dahilinde görmek istemem. Birtakım yaklaşımlar bunu işaret ediyor. Bugün itibariyle o telefona bu psikolojiyle açmak olmaz. Sayın Kılıçdaroğlu, partimizin önceki dönem seçilmiş genel başkanıdır. Elbette telefonuna bir şekilde dönülecek, düşüncelerimiz ifade edilecektir. Mutlan kararını meşru görmemi beklediğini beklemem. Bir şekilde dönülür. O dönüş saray yargısını kabul edme olmaaz. Sayın Kılıçdaroğlu'ndan bugünün şartları altında böyle bir diyalog zeminine girmeyi geçmiş hukukuna yakıştırmam. Geçmiş genel başkan olarak kendisine saygı duyacağız, bir gerginlik yaratmak istemem.

“GENEL MERKEZDEYİZ”

Ben genel merkezdeyim. Arkadaşlarımız genel merkezde. Buradan sonra gecesi ve gündüzüyle genel merkezdeyiz. Emanete sahip çıkacağız. Nasıl Saraçhane'ye sahip çıktıysa buraya sahip çıkacağız. Bizi buraya delegeler oturttu, ancak onlar kaldırabilir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...