Türkgün | Gündem | 'Panel' operasyonunda suç örgütü çöktü: Milyarlarca liralık kara para trafiği deşifre edildi

'Panel' operasyonunda suç örgütü çöktü: Milyarlarca liralık kara para trafiği deşifre edildi

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü "Panel" soruşturması, yasa dışı bahis ve dolandırıcılık gelirlerini aklayan devasa bir suç örgütünü gün yüzüne çıkardı.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü "Panel" soruşturması, yasa dışı bahis ve dolandırıcılık gelirlerini aklayan devasa bir suç örgütünü gün yüzüne çıkardı.

MUHABİR: Halil İbrahim Avşar

MASAK raporları, dijital materyaller ve HTS analizleriyle ilmik ilmik işlenen soruşturma, örgütün sadece suç işlemekle kalmayıp, kendi içinde banka gibi çalışan bir finansal denetim mekanizmasına sahip olduğunu kanıtladı.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 2025/3778 sayılı "Panel" soruşturma dosyasına dair detaylı bilgi notu şu şekildedir:

Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2025/3778 sayılı ve kamuoyunda “Panel” olarak adlandırılan soruşturma dosyası kapsamında yürütülen çalışmalar neticesinde; Selahattin Akın Uzun liderliğinde organize şekilde faaliyet gösteren suç yapılanmasının, yasa dışı bahis, bilişim sistemleri kullanılarak gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarını profesyonel finansal yöntemlerle işleyen çok katmanlı organize suç yapısı olduğu yönünde kuvvetli deliller elde edilmiştir.

Soruşturma kapsamında alınan MASAK raporları, CMK’nın 134. maddesi kapsamında elde edilen dijital materyaller, banka hareketleri, HTS analizleri, açık kaynak araştırmaları ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; örgütün temel faaliyet alanının yasa dışı bahis ve bilişim dolandırıcılığı gelirlerinin elektronik para kuruluşları, sanal POS sistemleri, banka hesapları, döviz büroları, kuyumcular ve kripto varlık altyapıları üzerinden katmanlandırılarak aklanması olduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamındaki dijital materyallerde; Selahattin Akın Uzun’un “WOLF” kod adıyla örgüt lideri konumunda bulunduğu, örgüt içerisinde “Akın Abi” olarak hitap edilen nihai karar verici olduğu, örgütün tüm finansal hareketlerinin kendisine raporlandığı, kâr paylaşım sisteminde %70 pay aldığı ve KKTC bağlantılı uluslararası yapıyı yönettiği tespit edilmiştir.

Örgüt yöneticileri Serdal Tanak, Burak Çapraz ve Fırat Demir’in ise organizasyonun operasyonel süreçlerini yönettikleri anlaşılmıştır. Soruşturma kapsamında elde edilen gelir-gider tabloları, kasa raporları ve dijital yazışmalar incelendiğinde; örgütün yalnızca suç işleyen bir yapı değil, aynı zamanda kendi muhasebe sistemi, personel organizasyonu, gider kalemleri, komisyon sistemi ve finansal denetim mekanizması bulunan profesyonel organize suç organizasyonu şeklinde faaliyet yürüttüğü görülmüştür. Örgüt yöneticileri tarafından Selahattin Akın Uzun’a günlük ve haftalık finansal tablolar gönderildiği, işlem hacimleri, sanal POS hareketleri, elektronik para kuruluşu trafiği, kripto transferleri ve nakit dolaşımının düzenli şekilde raporlandığı anlaşılmıştır.

MASAK raporları ve dijital inceleme verileri doğrultusunda; örgütün yıllık işlem hacminin milyarlarca TL seviyesinde olduğu, yalnızca tek günlük kâr tablolarında yaklaşık 2 milyon TL net kazanç kaydı bulunduğu, yöneticilere milyonlarca liralık hakediş dağıtıldığı, Selahattin Akın Uzun’a ise ayrıca doğrudan nakit teslimatlar yapıldığı tespit edilmiştir.

Şüphelinin resmi gelir durumu ile mali hareketleri arasında açık uyumsuzluk bulunduğu, 2017- 2025 yılları arasında banka hesaplarında olağan hayat akışıyla açıklanamayacak düzeyde milyonlarca liralık nakit yatırma, transfer ve döviz işlemleri bulunduğu anlaşılmıştır.

Örgütün temel çalışma yöntemlerinden birinin “PEP” olarak adlandırılan paravan elektronik para sistemi olduğu değerlendirilmiştir. Bu kapsamda ekonomik yeterliliği bulunmayan çok sayıda şahıs adına şirketler kurdurulduğu, banka hesapları ve elektronik para kuruluşu hesapları açtırıldığı, ardından suçtan elde edilen gelirlerin bu hesaplar üzerinden dolaştırıldığı tespit edilmiştir. Dijital materyallerde “PEP operasyon gideri”, “PEP finansal bakım gideri” gibi kayıtların bulunduğu, ödeme kuruluşu yöneticileri ve sistem operatörlerine yüksek tutarlı ödemeler yapıldığı, örgütün ödeme altyapısını açık tutabilmek amacıyla sistematik finansal yapı kurduğu değerlendirilmiştir.

Soruşturma kapsamında ayrıca örgütün yalnızca dijital para hareketi yürütmediği, aynı zamanda fiziki nakit dönüşüm sistemi kurduğu anlaşılmıştır. Özellikle Kapalı Çarşı çevresinde faaliyet gösteren döviz büroları ve kuyumcular üzerinden yüksek miktarlı nakit çevrim işlemleri yapıldığı, örgüt yöneticilerinin talimatıyla milyonlarca liralık nakdin dövize çevrilerek kurye sistemiyle örgüt liderine ulaştırıldığı yönünde yazışmalar ve mali tespitler elde edilmiştir.

Emrullah Güven, Musa Keskin ve diğer örgüt üyeleri üzerinden işleyen bu sistemin, suç gelirlerinin finansal sistem dışına çıkarılarak fiziki nakde dönüştürülmesini amaçladığıdeğerlendirilmiştir.

Dijital materyallerde ayrıca; örgütün Türkiye genelinde çok sayıda yasa dışı bahis ve dolandırıcılık yapılanmasına finansal altyapı sağladığı, elektronik para kuruluşları, sanal POS sistemleri ve TRON/USDT kripto altyapıları üzerinden farklı suç gelirlerinin dolaşıma sokulduğu, örgütün bu faaliyetlerden komisyon aldığı yönünde kuvvetli veriler elde edilmiştir.

Yazışmalarda geçen “Türkiye’de ana dağıtıcı benim”, “Kimse daha düşük oran vermiyor”, “Direk bankadan almadıkça daha düşük oran yok” şeklindeki ifadeler, örgütün yasa dışı para trafiğinde merkezi ve belirleyici konumda olduğunu göstermektedir.

Örgütün KKTC bağlantılı uluslararası faaliyet yürüttüğü de soruşturma kapsamında anlaşılmıştır. Selahattin Akın Uzun’un KKTC’ye sık giriş-çıkış yaptığı, örgüt yöneticilerinin yazışmalarında KKTC’nin “operasyon merkezi” niteliğinde değerlendirildiği, Halil Falyalı çevresiyle yakın ilişki içerisinde bulunduğuna yönelik dijital veriler elde edildiği görülmüştür.

Ayrıca açık kaynak araştırmaları ve dijital yazışmalar doğrultusunda; şüphelinin KKTC ve Karadağ’da araç, şirket ve ticari bağlantılarının bulunduğu, bazı malvarlıklarını üçüncü kişiler üzerinden yönettiği ve uluslararası para transferlerinde yabancı ülke bağlantılı sistemler kullandığı anlaşılmıştır.

Selahattin Akın Uzun’un geçmiş dönemlerde uyuşturucu ticareti, resmi belgede sahtecilik, tasarlayarak öldürme dahil ağır suçlardan yargılanmış olması, örgütün yönetim modelinin yalnızca finansal suç organizasyonu niteliğinde olmadığını; aynı zamanda hiyerarşik, baskıcı ve klasik organize suç karakteri taşıyan yapı olduğunu göstermektedir.

Dijital materyallerde geçen “Akın abi ne derse o olur” şeklindeki ifadeler de örgüt liderinin mutlak otorite konumunda bulunduğunu açık şekilde ortaya koymaktadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Selahattin Akın Uzun liderliğinde faaliyet gösteren yapının, yasa dışı bahis ve bilişim dolandırıcılığı gelirlerini elektronik para kuruluşları, sanal POS sistemleri, kripto varlık ağları, banka hesapları, kuyumcular ve döviz büroları üzerinden profesyonel şekilde aklayan; uluslararası bağlantıları bulunan, teknik ve finansal organizasyon kabiliyeti yüksek, çok katmanlı organize suç yapılanması niteliğinde olduğu yönünde kuvvetli deliller bulunduğu değerlendirilmiştir.

Arz ederim.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...