Sarıgül ailesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 24 Ekim’de tutuklanan Cihan Tunç’un ifadesi ortaya çıktı. Tunç, Mustafa Sarıgül ve Emir Sarıgül hakkında belediye dönemi, şirket ilişkileri, yurt dışına para aktarımı ve mal varlığına ilişkin çeşitli iddialarda bulundu. Emir Sarıgül’ün belediyede kendisine özel oda tahsis ettirdiğini öne süren Tunç, tekne sigortası için yaptığı ödemelerin ardından hesabına 2 milyon lira gönderildiğini anlattı.
Tunç, ifadesinin başında Emir Sarıgül’ü yaklaşık 25 yıldır tanıdığını belirterek, ilk ifadesini verdiği gün yaşadığı şok nedeniyle bildiklerini anlatamadığını, bu kez bildiklerini aktarmak istediğini söyledi.
"Emir Sarıgül’e belediyenin 6. katında özel oda tahsis edildi"
Emir Sarıgül’ün belediyedeki faaliyetlerine ilişkin konuşan Tunç, Mustafa Sarıgül’ün belediye başkanı olmasının ardından Emir Sarıgül’e belediye binasının 6. katında özel bir oda tahsis ettirildiğini öne sürdü.
Tunç, Emir Sarıgül’ün burada iş takibi yaptığını, inşaatı devam eden projelerin sahipleriyle görüştüğünü belirterek, Astoria, Cevahir AVM ve Trump Towers gibi projelerle ilgili görüşmeler yaptığını ancak bu görüşmelerin içeriğini bilmediğini ifade etti.
Hastanede tedavi gören yetkili adına sahte imza atıldığını öne sürdü
2009 yılında belediyenin imar işlerinden Osman Aslan’ın sorumlu olduğunu belirten Tunç, Aslan’ın o dönemde Amerikan Hastanesi’nde kanser tedavisi gördüğünü söyledi.
Tunç, Mustafa Sarıgül’ün talimatıyla imar işlerinin devam etmesi için imzaların Aslan’ın sekreteri tarafından atıldığını iddia ederek, tedavi gördüğü süreçten vefatına kadar adına atılan imzaların sahte olduğunu ileri sürdü.
Belediye kayıtlarının değiştirildiğini iddia etti
Davut Kaymak’ın belediyede bilgi işlem müdürü olarak görev yaptığını aktaran Tunç, vatandaşların ödediği vergilere ilişkin tarihlerde değişiklik yapıldığını ve bazı kayıtların silindiğini belediye içinden duyduğunu söyledi.
Söz konusu değişikliklerin Osman Aslan’ın hastanede olduğu dönemde yürütülen imar işleriyle bağlantılı olabileceğini tahmin ettiğini belirten Tunç, yapılan işlemlerin ayrıntılarına ilişkin bilgisinin bulunmadığını kaydetti.
"İsviçre’ye para gönderdiklerini anladım"
Altınbaş ailesiyle bağlantılı olduğunu belirttiği Kredi West Faktoring şirketine ilişkin de iddialarda bulunan Tunç, Emir Sarıgül ile yaptığı telefon görüşmelerinden Mustafa Sarıgül ve Emir Sarıgül’ün şirkete elden para yatırarak yurt dışına para çıkardıklarını anladığını öne sürdü.
İlhami Kaymak’ın İsviçre’deki bağlantıları üzerinden para transferi yapıldığını düşündüğünü ifade eden Tunç, Sarıgül ailesinin göstermelik senetler düzenleyerek sözde bir alacak verecek ilişkisi oluşturduğunu ve bu yolla İsviçre’ye para gönderdiğini iddia etti.
Tunç, Emir Sarıgül’ün kendisine babasıyla birlikte İlhami Kaymak’la toplantılar yaptıklarını, Kaymak’ın İsviçre’deki bir faktoring şirketi üzerinden işlemleri takip ettiğini söylediğini aktardı. Ancak söz konusu şirketin adını ve kime ait olduğunu bilmediğini ifade etti.

Altın ve pırlantaların özel jetle yurt dışına götürüldüğünü iddia etti
Emir Sarıgül ile Fatoş Altınbaş’ın evli olduğu döneme ilişkin de konuşan Tunç, çiftin Burak Kaya’ya ait özel jetle sık sık yurt dışına seyahat ettiğini öne sürdü.
Tunç, Emir Sarıgül’ün kendisine Fatoş Altınbaş’ın Kapalıçarşı’dan altın ve pırlanta aldığını, bunları özel jetle yurt dışına götüreceğini söylediğini iddia etti. Atatürk Havalimanı’nda Erol isimli bir görevlinin işlemlerde yardımcı olduğunu, aranmamalarını sağladığını ve işlemleri kolaylaştırdığını da Emir Sarıgül’den duyduğunu belirtti.
Söz konusu olayların hatırladığı kadarıyla 2014-2015 yıllarında başladığını söyledi.
Yalı ve tekne üzerinden para hareketlerini anlattı
Altınbaş ailesine ait olduğunu söylediği bir yalının 2020-2021 yıllarında Emir Sarıgül’e devredildiğini belirten Tunç, Sarıgül’ün yalının bir bölümünü Serkan Korkutata’ya devrettiğini kendisine anlattığını aktardı.
Tunç, yalının daha sonra Alman vatandaşlara satılmak istendiğini, ancak satışın gerçekleşmediğini öne sürdü. Emir Sarıgül’ün kendisine, yaşanan mağduriyetin karşılığında bir teknenin bedelsiz alınacağını söylediğini belirten Tunç, teknenin yalının satışı için Sinan Çampınar’a verilen komisyon bedeline karşılık alınmış olabileceğini düşündüğünü ifade etti.
Hesabına iki parça halinde 2 milyon lira gönderildiğini söyledi
Teknenin sigorta işlemlerini kendisinin yaptığını belirten Tunç, Emir Sarıgül’ün yurt dışında olduğu dönemde sigorta ödemesini mail order yöntemiyle gerçekleştirmesini istediğini anlattı.
Tunç, ilk taksiti 4 bin 600 dolar, kalan 6 taksiti ise 2 bin 700 dolar olacak şekilde sigorta işlemini tamamladığını belirtti. Daha sonra kredi kartı ödemesi için Emir Sarıgül’ü aradığını aktaran Tunç, hesabına Orhan Yıldırım isimli kişi tarafından iki parça halinde 400 bin lira ve 1 milyon 600 bin lira gönderildiğini söyledi. Transferlerin açıklama kısmında "AES" ifadesinin yer aldığını kaydetti.
Gelen paranın bir bölümünü Emir Sarıgül’ün yönlendirmesiyle CHP için hazırlanan promosyon kalemlerinin ödemesi amacıyla ilgili şirkete gönderdiğini belirten Tunç, kalan tutarı ise tekne çalışanlarının maaşlarının ödenmesi için Mert Mavi isimli kişiye aktardığını ifade etti.
Maritza ve Meriç İnşaat için gizli ortaklık iddiası
Maritza isimli şirketin Emir Sarıgül, Gençağan Meriç ve Serkan Korkutata’nın ortak olduğu bir şirket olduğunu belirten Tunç, Emir Sarıgül’ün Meriç ailesiyle yakın ilişkisi nedeniyle Meriç İnşaat’a gizli ortaklığı bulunduğunu düşündüğünü söyledi.
Beykoz’da yapılan Azure projesine ilişkin de konuşan Tunç, Emir Sarıgül’ün kendisine projeye ortak olduklarını söylediğini öne sürerek aralarında gizli bir ortaklık ilişkisi bulunduğunu düşündüğünü ifade etti.
Borsa işlemlerini şüpheli bulduğunu anlattı
Otto Holding ve şirketin borsada işlem gören hisselerine ilişkin de beyanda bulunan Tunç, Rıdvan Melih Dinçer ile Zekai Erdem arasındaki ilişkiyi ve hisse fiyatındaki hareketleri şüpheli bulduğunu söyledi.
Hisse fiyatının önce ciddi şekilde yükseldiğini, ardından aynı şekilde düştüğünü belirten Tunç, iki isim arasındaki para ilişkisini de dikkate alarak borsada manipülasyon yapıldığına inandığını ifade etti. Ancak bu işlemlerde Emir Sarıgül’ün yer almadığını, Sarıgül’ün kendisine birkaç kez borsayla ilgilenmediğini söylediğini aktardı.
Mercedes Maybach ve Range Rover araçların devredildiğini öne sürdü
Tunç, Emir Sarıgül’ün yaklaşık 1-2 ay önce kendisine ait Mercedes Maybach ve son model Range Rover marka araçları Serkan Korkutata’nın kardeşi Sercan Korkutata’ya devrettiğini iddia etti.
Devir işleminin, Emir Sarıgül’ün Selim Daşdemir’e verdiği vekaletle gerçekleştirildiğini belirten Tunç, vekaletin Sarıgül’ün yurt dışında bulunması nedeniyle Londra’daki Türk Konsolosluğu’ndan çıkarıldığını söyledi.
Yeni Parti’nin kuruluş sürecine ilişkin iddialarda bulundu
Yeni Parti’nin kuruluş aşamasında bir otobüs ve otobüsün ses sistemi kurulumunun Mustafa Sarıgül’ün talimatıyla yapıldığını öne süren Tunç, bu işlemleri Emir Sarıgül’ün kendisine anlattığını belirtti.
Tunç, Mustafa Sarıgül’ün Emir Sarıgül’e "Otobüsü alalım, ses sistemini yaptıralım, vekilliği garantileyelim" dediğini iddia ederek, daha sonra söz konusu işlemlerin tamamlandığını bildiğini söyledi.
Beşir Ömer Demir’e konuşmaması için daire verildiğini iddia etti
Beşir Ömer Demir hakkındaki iddialara da değinen Tunç, Mustafa Sarıgül ile Demir’e ait olduğu öne sürülen görüntülerin ortaya çıkmasının ardından Emir Sarıgül ile mesajlaştığını anlattı.
Tunç, Emir Sarıgül’ün bu süreçte moralinin bozuk olduğunu ve yaşananlardan dolayı rezil olduklarını söylediğini öne sürdü. Tunç ayrıca, olayların ardından Beşir Ömer Demir’e konuşmaması için Çekmeköy’de bir daire verildiğini iddia etti.
"Birçok usulsüzlük yaptıklarını söyleyebilirim"
İfadesinin sonunda Mustafa Sarıgül ve Emir Sarıgül’ün belediye döneminde ve sonrasında çeşitli usulsüzlükler yaptığını düşündüğünü belirten Tunç, bu kanaatinin hem duyduklarına hem de şahit olduklarına dayandığını söyledi.
Tunç, ifadesinin lehine değerlendirilmesini talep etti.