MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kamuoyunda "siyaset yasağı" olarak bilinen hak yoksunluğu ve feri cezalar konusunda değerlendirmelerde bulundu.
Yıldız, söz konusu hukuki düzenlemelere ilişkin kamuoyunun yeterince doğru bilgilendirilmediğini ifade ederek, özellikle Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesine dikkat çekti.
"Mahkemenin takdir hakkı yok"
TCK'nın 53. maddesinin birinci fıkrasına işaret eden Yıldız, kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak bazı hakların kullanılmasının kendiliğinden yasaklandığını belirtti.
Bu uygulamanın mahkemenin ayrıca vereceği bir karara bağlı olmadığını vurgulayan Yıldız, hak yoksunluğunun ceza mahkumiyetinin kanuni ve zorunlu sonucu olarak ortaya çıktığını kaydetti.
Siyaset Yasağı diye ifade edilen feri cezalar konusunda kamuoyunun doğru bilgilendirilmediği görülmektedir.
Mahkumiyetin kanuni sonucu olan belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbiri Türk Ceza Kanununun 53.maddesinin 1. fıkrasında düzenlenmiştir:
Kasten işlenen suçlarda hapis cezası mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak bazı hakların kullanılması kendiliğinden yasaklanmış olur.
Mahkemenin bir takdir hakkı yoktur, tedbir ceza mahkumiyetinin zorunlu bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.
Taksirli suçlarda farklı uygulama
Feti Yıldız, taksirle veya bilinçli taksirle işlenen suçlar bakımından da değerlendirmede bulundu.
Taksirle veya bilinçli taksirle işlenen suçlar nedeniyle hükmedilen hapis cezalarının kanuni sonucu olan herhangi bir güvenlik tedbiri yoktur.
Hangi haklardan yoksun bırakılıyor?
Yıldız, kasten işlenen bir suç nedeniyle mahkumiyet halinde ortaya çıkan hak yoksunluklarının kapsamına da değindi.
Kasten işlenen bir suçun “feri cezası” olarak hükümlü, bir kamu görevinin üstlenilmesinden, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan yoksun bırakılır.