Türk Sağlık-Sen’in 8. Olağan Genel Kurulu, Ankara Crowne Plaza’da delegelerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Faaliyet ve mali raporların görüşüldüğü, bütçe ve tüzük değişikliklerinin karara bağlandığı genel kurulda zorunlu organların seçimi yapıldı.
Programa, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım da katılarak konuşma yaptı. Divan heyetinin oluşturulmasının ardından kürsüye gelen Türkiye Kamu-Sen ve Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, sendikal mücadelenin yol haritasını çizdi.

AZİZ HATIRALARINI YAŞATACAĞIZ
Konuşmasına vefa vurgusuyla başlayan ve sendikanın kuruluşundan bugüne hayatını kaybedenleri anan Genel Başkan Önder Kahveci, "Duyguda, düşüncede ve harekette millî olmak; millete mensubiyeti bir şuur hâlinde taşımak, geçmişe vefa duyup geleceğe karşı sorumluluk üstlenmek bizim hayata bakışımızdır." dedi.

Covid salgınında ve deprem felaketinde yitirilen teşkilat mensuplarını unutmadıklarını belirten Kahveci, "Covid salgınında görev şehidi olan Denizli Şube Başkanımız Rayif Kurşunoğlu’nu, deprem şehidimiz Hatay Şube Başkanımız Hayrettin Şahin’i, Afrin’de şehadet şerbetini içen üyemiz Burak Tatar’ı rahmetle anıyorum. Aziz hatıralarını yaşatacağız." ifadelerini kullandı.
MEMURA REFAH PAYI VE VERGİ ADALETİ VURGUSU
Kamu çalışanlarının ekonomik beklentilerine dikkat çeken ve mevcut toplu sözleşme düzenini eleştiren Kahveci, taleplerini net bir dille sıraladı. Kamu personel rejiminin günün şartlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğinin altını çizen Kahveci, şunları kaydetti:
"Memura refah payı ve ek zam talebimizi dile getiriyoruz. Vergi adaletsizliğinin giderilmesi, ücretlerin emekliliğe yansıtılması ve 5510 Sayılı yasanın oluşturduğu ekonomik mağduriyetlerin karşılanmasını istiyoruz. Hizmetlilere memurluk, sözleşmelilere kadro talep ediyoruz. Daha önce nöbet ücretlerinde 5 liralık artışları kazanım diye paylaştıklarını görmüştük. Bu sene de belirsiz bir gece çalışmanın yanına araştırmacıları da mağdur eden bir düzenleme ile süreci tamamlamışlardır. Halbuki tek kalem maaş, nöbet ücretlerinin makul bir seviyeye çekilmesi, sosyal hizmet çalışanlarına sosyal hizmet tazminatı, üniversite çalışanlarına tayin hakkı gibi temel beklentiler hayata geçmeliydi."

GÜNÜ DEĞİL GELECEĞİ DÜŞÜNÜYORUZ
Sendikal faaliyetlerde kurumsallaşmaya verdikleri önemi rakamlarla anlatan Kahveci, üye odaklı hizmet anlayışını benimsediklerini vurguladı. "Sendikacı; hayıflanan değil, yol çizebilen, yöntem geliştirebilen insandır." diyen Kahveci, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bavul, polar dağıtarak günü kurtarmaya çalışanlar; üye ile adeta bir alışveriş ilişkisi kurmanın derdindeler. Biz günü değil, geleceği düşünüyoruz. Bakınız; 2019 yılından bu yana misafirhanemiz hizmet vermektedir ve bugüne kadar konaklayan sayısı 107 bini aşmıştır. Her üyemiz 100 bin TL hayat sigortası ve 50 bin TL ferdi kaza sigortasına sahiptir. Hayat sigortası hizmetini başlattığımız nisan ayından bu yana, vefat eden üyelerimizin yakınlarına toplam 5 milyon 700 bin TL ödeme yapılmıştır. 88’i bu dönemde olmak üzere toplam 93 şubemizin tamamına sıfır hizmet aracı tahsis ederek sendikal mücadelemizi sahada daha güçlü hâle getirdik."

SENDİKAMIZI YÜZDE 30 BÜYÜTTÜK
Son dört yılda verilen mücadelenin sonuçlarını değerlendiren Kahveci, tüm zorluklara rağmen büyümeye devam ettiklerini belirtti. Başarının tesadüf olmadığını ifade eden Kahveci, "Şükürler olsun ki, tüm zorluklara rağmen sendikamızı yüzde 30 büyüttük. Bu başarı, gece gündüz demeden emek veren tüm teşkilatımızın ortak başarısıdır. Yolundan şaşanlar oldu ama bu başarı; her zaman dik duranların, istikametini bozmayanların verdiği mücadelenin karşılığıdır." diye konuştu.

NAZLI HİLALİMİZİ İNDİRTMEYİZ
Konuşmasının son bölümünde Türkiye'nin iç ve dış güvenliğine dair mesajlar veren Kahveci, milli duruşlarından taviz vermeyeceklerini vurguladı. "Çağın ötesine uzanan bir hâkimiyet anlayışı, bizim kızıl elmamızdır." diyen Kahveci, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
"Milli ve manevi değerlerimizin sahibi ve koruyucusu biziz. Nazlı hilalimiz, ay yıldızlı al bayrağımızı indirtmeyiz. Buna cüret edenlere de gerektiği şekilde cevap veririz. Ve tabiki ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e laf söyletmeyiz. Biz, her şartta ve her zaman Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hatırasına hürmete, kurduğu cumhuriyeti ilelebet yaşatmaya devam edeceğiz. Ne mutlu Türk’üm diyene!"