Türkgün | İslam ve Ahlak | Ramazan neden kısa gibi geliyor? Alimlerin dikkat çektiği manevi sebep

Ramazan neden kısa gibi geliyor? Alimlerin dikkat çektiği manevi sebep

Ramazan daha bitmeden birçok insanın içinden aynı düşünce geçiyor: “Bu ay sanki elimizden kayıp gitti.” İlk sahurun heyecanı daha tazeyken son iftarın konuşulması, bu ortak hissi daha da güçlendiriyor.

Ramazan daha bitmeden birçok insanın içinden aynı düşünce geçiyor: “Bu ay sanki elimizden kayıp gitti.” İlk sahurun heyecanı daha tazeyken son iftarın konuşulması, bu ortak hissi daha da güçlendiriyor.

MUHABİR: Süleyman İmdat

Ramazan ayı daha bitmeden birçok insan aynı cümleyi kuruyor: “Bu ay nasıl bu kadar çabuk geçti?” İlk sahura kalkılmış, ilk iftar yapılmış gibi hissediliyor ama bir bakıyorsun bayram kapıda. Takvim değişmediğine göre mesele günlerin kısalması değil; zamanın nasıl yaşandığıyla ilgili.

GÜNLÜK RİTİM TAMAMEN DEĞİŞİYOR

Ramazan’la birlikte hayatın temposu baştan sona farklılaşıyor. Sahurla bölünen uykular, gün boyu süren açlık, akşam saatlerine doğru artan yorgunluk… İftar sonrası ise bambaşka bir hareketlilik başlıyor. 

Gün ikiye bölünmüş gibi yaşanınca, saatler yer değiştiriyor. Bu da ayın sonunda “zaman elimizden kayıp gitti” hissini doğuruyor.

GÜNLER BİRBİRİNE BENZEMİYOR

Normalde günler çoğu kişi için neredeyse aynı akıyor. Ramazan’da ise her gün farklı bir hikâye barındırıyor. Bir gün evde sessiz bir iftar, ertesi gün kalabalık bir sofra, başka bir gün aceleyle yenmiş bir çorba… Sahur saatleri değişiyor, programlar kayıyor, planlar yeniden yapılıyor. Zihin bu çeşitliliği hız olarak algılıyor.

BEKLEME DUYGUSU ZAMANI KISALTIYOR

Ramazan boyunca herkes bir şeyi bekliyor. İftara kaç dakika kaldığına bakılıyor, sahur saati hesaplanıyor, Kadir Gecesi yaklaşıyor mu diye soruluyor. 

Sürekli bir sonraki ana odaklanmak, içinde bulunulan zamanı görünmez kılıyor. Ay bitince de “Nasıl geçti anlamadım” cümlesi kaçınılmaz oluyor.

MANEVİ YOĞUNLUK SAATLERİ UNUTTURUYOR

Bu ay sadece bedeni değil, duyguları da yavaşlatıyor. İnsan daha az tartışıyor, daha çok düşünüyor. Bazen bir iftar sofrasında, bazen gece sessizliğinde kendi içine dönüyor. Bu içsel yoğunluk, saatlerin nasıl aktığını fark ettirmeden günleri tüketiyor.

HERKESİN AYNI ŞEYİ HİSSETMESİ BOŞUNA DEĞİL

Ramazan, aynı anda aç kalınan, aynı anda sofraya oturulan nadir zamanlardan biri. Toplumun büyük bölümü aynı ritimde yaşayınca, zaman algısı da ortaklaşıyor. 

Sokakta, işte, sosyal medyada herkesin aynı şaşkınlığı yaşaması bu yüzden.

RAMAZAN HIZLI GEÇMİYOR, DERİN YAŞANIYOR

Takvim yaprakları her zamanki gibi ilerliyor. Değişen, Ramazan’da zamanın daha yoğun, daha farkında ve daha içten yaşanması. Ay bittiğinde geriye kalan o tanıdık his ise hep aynı: Keşke biraz daha uzun sürseydi.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...