Mübarek üç ayların gelişiyle birlikte milyonlarca mümin ibadet heyecanına kapıldı. Ancak akıllarda tek bir soru var: "Geçmişten kaza borcum varken nafile oruç tutabilir miyim?" İşte adım adım kaza orucu hesaplama, niyet etme şekli ve mezheplere göre kaza borcu hükümleri...
İslam alemi için manevi bir arınma mevsimi olan üç aylar kapımızı çaldı. Recep, Şaban ve ardından gelecek olan Ramazan ayı, ibadetlerin katlandığı, duaların geri çevrilmediği müstesna zaman dilimleri. Bu dönemi oruçla süslemek isteyen pek çok vatandaşımız, geçmiş yıllardan kalan kaza borçları nedeniyle ikilemde kalıyor. Peki, öncelik hangisinde? Borçlar dururken nafile oruç tutmak manevi açıdan ne anlama geliyor?
Kaza Orucu Geciktirilmemelidir
İslam dinine göre Ramazan orucu farzdır. Çeşitli sağlık sorunları, yolculuk veya mazeretler nedeniyle tutulamayan oruçların ise kaza edilmesi gerekir. Kur’ân-ı Kerîm’de Bakara Suresi 184. ayette açıkça belirtildiği üzere; hasta veya yolcu olanlar, tutamadıkları gün sayısınca diğer günlerde oruçlarını tamamlamalıdır.
Burada en kritik nokta, kaza orucunun bir "borç" ve "Allah hakkı" olmasıdır. İnsan ömrünün ne zaman nihayete ereceği bilinmediği için, bu borcun mümkün olan en kısa sürede ödenmesi tavsiye edilir. Üç aylar gibi mübarek vakitler, aslında bu borçları temizlemek için en güzel fırsattır.
Kaza Borcu Varken Nafile Oruç Tutulur mu?
Halk arasında en çok merak edilen konulardan biri budur. Temel dini yaklaşım şöyledir: Kişinin üzerinde kaza borcu varken nafile oruç tutması geçerlidir, ancak önceliği farz olan kaza borcuna vermesi çok daha faziletlidir.
Eğer kaza borçlarınız varsa, üç aylarda tutacağınız oruçları "Kaza Orucu" niyetiyle tutmak en sağlıklı yoldur. Böylece hem farz olan borcunuzu ödemiş olursunuz hem de mübarek günlerin manevi ikliminden ve bereketinden mahrum kalmazsınız. Unutmayın ki farz ibadet, her zaman nafileden (gönüllü yapılan ibadetten) daha üstündür.
Hanefi ve Şafii Mezheplerine Göre Farklılıklar
Kaza oruçlarının ne zaman tutulacağı konusunda mezhepler arasında bazı uygulama farklılıkları bulunur:
Hanefi Mezhebi’ne göre: Ramazan orucunun kazası için belirli bir zaman sınırlaması yoktur. Kişi ömrü boyunca bu borçları ödeyebilir. Ancak "acele etmek" müstehaptır.
Şafii Mezhebi’ne göre: Bir Ramazan’dan kalan kaza borcu, bir sonraki Ramazan gelmeden tutulmalıdır. Eğer hiçbir mazeret yokken kaza borcu bir sonraki yıla devredilirse, hem kaza tutulmalı hem de her gün için bir "fidye" (yoksulu doyurma) verilmelidir.
Çok Sayıda Kaza Borcu Olanlar ne yapmalı?
Yıllar içinde biriken çok sayıda oruç borcu gözünüzü korkutmasın. İbadetlerde devamlılık ve niyet esastır. Eğer çok sayıda kaza borcunuz varsa şu adımları izleyebilirsiniz:
Sayı Belirleyin: Ergenlik döneminden itibaren tutulmayan günleri yaklaşık olarak hesaplayın. Eğer hiç tutulmadıysa, her yıl için ortalama 30 gün üzerinden bir hesap çıkartın.
Sıraya Koyun: Her hafta belirli günleri (örneğin Pazartesi ve Perşembe) kaza günleri olarak belirleyin.
Doğru Niyet Edin: Kaza orucu tutarken; "Niyet ettim Allah rızası için üzerimde olan ilk kaza orucunu tutmaya" şeklinde niyet etmek, karışıklığı önlemek adına uygun görülmüştür.
Hangi Günlerde Oruç Tutulmaz?
Kaza oruçlarınızı tutarken takvime dikkat etmeniz gerekir. Yılda sadece 5 gün oruç tutmak tahrimen mekruh (harama yakın) kabul edilmiştir. Bunlar:
Ramazan Bayramı’nın 1. günü.
Kurban Bayramı’nın dört günü. Bu günler dışındaki tüm yıl boyunca, üç aylarda dahil olmak üzere kaza borçlarınızı gönül rahatlığıyla ödeyebilirsiniz.
Sadece Kaza Yetmez
Orucu bir mazeret olmaksızın, kasten terk etmek büyük günahtır. Bu nedenle sadece gününe gün kaza etmek yeterli olmayabilir. Kişinin, kaçırdığı bu ibadetler için samimiyetle tövbe etmesi, Allah’tan bağışlanma dilemesi ve bir daha bu ihmali yapmamak üzere niyet etmesi gerekir. Üç aylar, bu tövbelerin kabulü için en kıymetli kapıdır.