YILDIRAY ÇİÇEK / TÜRKGÜN

15 Temmuz hain darbe girişimin bir yıldönümünü daha idrak ediyoruz.15 Temmuz’u anmak, hatırlamak ve hatırlatmak sadece 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşananları göz önüne getirmekten yahut sadece 15 Temmuz’u lanetleyen cümleler kurmaktan ibaret değildir ve olmamalıdır. Türkiye’nin uçurumun dibinden nasıl döndüğünü, özellikle devletin güvenlik noktalarına ve birçok devlet işleyişinin hayati mekanizmalarına bu kadar hainin nasıl yerleştiğini, her alanda bunların koza gibi nasıl örüldüğünü, hain eller, darbe girişimini eğer başarsalardı Türkiye’nin şimdi kimin elinde olacağını düşünmek ve düşündürmek çok önemlidir. Hafızayı güncel tutmayarak, temel sağlam atılmazsa tekrarı yine denenir ve en zayıf anımızda bu sefer başarılı olurlar. Ders çıkarmak ve bu dersten yaşadığımız tecrübeyi unutmamak, bu gibi olaylar karşısında güçlü durmaya ve kalmaya yardımcı olur. Ders çıkarılmayan, tecrübe edilmeyen her olay bir gün tekrarında felaketi getirir.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin, Salı günü yaptığı konuşmada kurduğu “Hala FETÖ’nün kripto damarının siyaset, bürokrasi, eğitim, ekonomi, medya ve diğer alanlarda dip dalga halinde faaliyet içinde olduğunu bilmeyen, duymayan, görmeyen kalmadı.” şeklindeki cümlesi boşa kurulmuş bir cümle değildir. Kripto damar her yerde ve her alanda hücre faaliyetini sürdürmektedir. En önemlisi, FETÖ’nün en fazla beslendiği siyaset alanına bugüne kadar hiç dokunulmadı. Siyaset alanına dokunulmaması demek “FETÖ’ye dokunulmadığının” göstergesidir. FETÖ’nün kendi hazinesinin siyaset alanında olduğunu herkes biliyor. O yüzden FETÖ mücadelesine “Bizim yanımızdaki FETÖ’cü iyidir, karşı taraftaki kötüdür” gözüyle bakılmaması lazımdır. Çünkü FETÖ yılanı senin yanında da olsa, karşı tarafta da olsa bir gün işaretini alınca zehrini akıtması doğasında vardır. Bunu en iyi tecrübe eden iktidar olmalı… Çünkü 15 Temmuz öncesinde yanında gözüken, hücreleşen FETÖ’nün hançerini, her olayda yemiştir. 15 Temmuz da yediği hançerin finali olmuştu.

15 Temmuz’da iyot gibi açığa çıkanlar olduğu gibi, bir de perde gerisinde garantisini alıp ortaya çıkacak olanlar vardı yahut görevi yine kripto olan… Asıl üzerinde yoğunlaşılması gereken o kişilerdir. Bugüne kadar FETÖ konusunda hangi tespiti yaptıysa haklı çıkan MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin, “Kripto damar” uyarısı da dikkate alınmalıdır. Yeni 15 Temmuzlar, yeni ihanetler görmek istemiyorsak sadece FETÖ değil, diğer terör örgütleriyle iltisatlı, irtibatlı herkesin temizlenmesi milli güvenliğin önceliğidir.

“Mehmet elma çaldı hırsız. Ahmet elma çaldı hırsız değil. Niye? Çünkü Ahmet benim arkadaşım” mantığıyla FETÖ ve terör örgütleriyle mücadele olmaz. Herkes bulunduğu yerde sağına-soluna baksın belki “Benim arkadaşım” diye sahiplendiği, koruduğu FETÖ’cüleri görecektir. FETÖ mücadelesinde haksızlık, adaletsizlik yapılmamalıdır. Adamına göre mücadele boyutu değişmemelidir. Ama maalesef kişiye, kuruma göre mücadele boyutu farklılaşıyor, gevşeklik kendini çok net hissettiriyor.

15 Temmuz şehitlerinin ruhunu incitmemek, gazilerini üzmemek için “FETÖ borsasından” beslenenlerin çarkı kırılmalı ve kararlı mücadele yapılmalıdır.

“Su uyur düşman uyumaz” diye boşa demiyorlar. Adın Türkiye olunca düşmanların da elbette boş durmayacaktır. Kripto damarlara aman dikkat…

Editör: Ferhat Erdemir