Türkgün | Magazin | Ayşe Barım olayında son gelişmeler ne? Ayşe Barım olayı nasıl başladı?

Ayşe Barım olayında son gelişmeler ne? Ayşe Barım olayı nasıl başladı?

Türkiye'nin günlerdir konuştuğu Ayşe Barım olayında son durum gelişmeleri yakından takip ediliyor. Sosyal medyada sık sık bu durum üzerine yeni paylaşımlar yapılıyor. ID İletişim’in kurucusu Ayşe Barım farklı iddialar ortaya atıldı. Ayşe Barım olayında son gelişmeler ne? Ayşe Barım olayı nasıl başladı?

Türkiye'nin günlerdir konuştuğu Ayşe Barım olayında son durum gelişmeleri yakından takip ediliyor. Sosyal medyada sık sık bu durum üzerine yeni paylaşımlar yapılıyor. ID İletişim’in kurucusu Ayşe Barım farklı iddialar ortaya atıldı. Ayşe Barım olayında son gelişmeler ne? Ayşe Barım olayı nasıl başladı?

Ayşe Barım olayı, Türkiye'de son günlerde en çok konuşulan konulardan biri haline geldi. ID İletişim'in kurucusu Barım hakkında ortaya atılan iddialar ve olayın gelişmeleri, halkın ve medyanın yoğun ilgisini çekmeye devam ediyor. Ayşe Barım olayında son gelişmeler ne? Ayşe Barım olayı nasıl başladı? 

Ayşe Barım olayı nasıl başladı? 

Rekabet Kurumu’nun "tekelleşme" iddiasıyla menajerlik şirketleri ve cast ajanslarına yönelik soruşturma başlatmasının akabinde en çok konuşulan isimlerden biri Ayşe Barım oldu.  Barım, sektörde tekelleşmeye neden olduğu iddialarıyla gündeme geldi ve kendisine karşı çıkan oyuncuları piyasadan uzaklaştırdığı öne sürüldü. 

Ayşe Barım olayında son gelişmeler ne? 

Barım iddialar karşısında; "Adli sürece gideceğiz. Bir soruşturma açıldı sektördeki bazı şirketlere, bunlardan birisi de benim şirketim. Biz bunlar için cevabımızı vereceğiz. Ben hedef oldum, yapacak bir şey yok". ifadelerini kullandı.

ID Danışmanlık şirketiyle devam eden sözleşmesi olduğunu dile getiren Sarıkaya, Barım'la aralarındaki iş ilişkisine ilişkin şunları kaydetti:

"Yapım şirketleri tarafından hazırlanan projenin ardından ilgili yapım şirketinin, Ayşe Barım'ın yetkilisi olduğu şirketle iletişime geçerek benim söz konusu projede yer almamı talep etmeleri halinde yapım şirketiyle sözleşme görüşmelerini benim adıma söz konusu şirket yürütmektedir. Eğer yapım şirketiyle aramızda bir sözleşme tanzim edilir ve bir projeye başlanılırsa projenin devamı sırasında yaptığım iş karşılığında ödenecek olan tutar ilgili yapım şirketi tarafından doğrudan benim hesabıma gönderilmektedir. Ancak film ve dizi dışında yer aldığımız bazı reklam projelerinde yapmış olduğum iş karşılığında ödenecek tutar önce menajerlik şirketine havale edilir, yapım şirketi kendi komisyonu ve diğer giderleri aldıktan sonra benim hak ettiğim tutarı bana gönderirler. Bana sorduğunuz şekilde Ayşe Barım'ı kendisine bağlı olarak çalışmayan oyuncuların yer aldıkları projeden çıkarılmasına ve sözleşmelerinin iptaline neden olduğuna şahit olmadım."

Sarıkaya, yapım şirketlerinin senaryo hazırladıklarında bunu kendisine sunduklarını, senaryoyu beğenirse menajerlik şirketiyle iletişime geçildiğini belirterek, bugüne kadar beğenisine sunulan ve kabul ettiği projeden çıkarılan bir oyuncuya şahit olmadığını anlattı.

Sarıkaya, Barım'ın kendisiyle çalışmayan, ancak istenilen rolü iyi oynayabileceğini düşündüğü oyuncuların projede yer almasını sağlamak için kimseyi mağdur etmeden ilgili yapım şirketine yönlendirmede bulunduğunu söyledi.
Söz konusu iddialarda adı geçen Mert Demir, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Son bir senedir hakkımda çıkan yalan haberlere ve üzerime atılan iftiralara karşı sessiz kalmayı tercih ettim. Bu ucuz spekülasyonların içine dahil olmayı, duruşumu bozmayı hiç istemedim. Fakat görüyorum ki sessiz kalmam kötü niyetli insanların ekmeğine yağ sürüyor ve bu yalan haberler bazı kesimler tarafından gerçek zannediliyor, beni, bizi sevenleri üzüyor.

"KARİYERİM TEK SEBEBİ VERDİĞİM EMEK"

Arkadaşlar kariyerimde bu noktaya gelmiş olmamın tek sebebi yıllarca vermiş olduğum emektir. Gençliğimin en güzel yıllarını stüdyolarda kendimi eğitmekle geçirmiş olmamdır. Bir plak şirketi, bir yapımcı, bir sponsor desteği olmadan kariyerimi bu noktaya getirdim. Bu gerçeğe inanmak istemeyen kötü niyetli insanlar beni itibarsızlaştırmak için ailemi, özel hayatımı, işimi hedef alarak bir senedir düzenli olarak tarafıma saldırıyorlar.

ID Danışmanlık Limited Şirketinin kurucusu ve ortağı olan menajer Ayşe Barım'a, hakkında başlatılan soruşturma kapsamında yurt dışına çıkış yasağı konuldu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, bazı sanatçı ve oyuncuların menajerliğini yapan Barım hakkında sosyal medya platformlarında yer alan paylaşımlar ve haberlerdeki iddiaları ihbar kabul edilip, maddi gerçeğin ortaya çıkartılması için resen başlatılan soruşturma sürüyor.

SAVCILIK DA HAREKETE GEÇTİ

Ayşe Barım hakkında sosyal medyada dile getirilen iddialar, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ihbar kabul edildi. Savcılık, Ayşe Barım hakkında resen soruşturma başlattı. Savcılığın ilerleyen günlerde Barım’ı ifadeye çağırması bekleniyor.

OYUNCULARDAN TEPKİLER GECİKEDİ

Oyuncu Pelin Karahan, Deniz Işın, Berker Güven ve sevgilisi Nihal Yalçın dizi sektöründeki tekelleşmeye tepki gösterdi.

Pelin Karahan, "Aynı insanlar, aynı projeler, aynı kanallar. Bu artık kırılsın istiyorum" dedi. Berker Güven "Bütün sektör böyle şeylerle karşılaşıyor" diye konuştu.

Deniz Işın ise isim vermeden ateş püskürdü: "Kadın dayanışması istediğiniz kadın yüzünden kaç tane kadın oyuncunun hakkına girildiğini düşündünüz mü hiç? Kendisi bizzat işlerime engel olmaya kalktı.

SAADET IŞIL AKSOY: Çözüm için adım atılmalı

Işıl Aksoy sosyal medyada şu açıklamayı yaptı: “Sektörümüzle ilgili birkaç gündür yapılan tartışmaların en kısa sürede magazin bakış açısından arındırılması, asıl ve gerçek problemlere odaklanılması ve çözüm hedefli adımlar atılması gerektiğini düşünüyorum. Birçoğu dostum olan, sadece işini en iyi şekilde yapmaya odaklanmış kadın oyuncularımızı hedef göstermek yerine bu konuya daha profesyonelce yaklaşmak zorundayız, eğer şikâyet ettiğimiz problemlerin bir parçası olmak istemiyorsak.”

MELİSA SÖZEN: Bu düzen kabul edilemez

Melisa Sözen, görüşlerini sosyal medya hesabında açıkladı: “Bu sektörde kimse tekelleşme problemi olmadığını söyleyemez. Yapımcılara, kanallara aynı isimlerin dayatılması; kimi oyuncular için ‘Eğer onu oynatırsan o zaman bizden bu ismi alamazsın’ tehditlerinin yapıldığı bir düzen kabul edilemez. Bu güç oyunları sadece projeleri değil, oyuncuların kariyerlerini yönetirken onları kendine muhtaç etmeyi de içeriyor. 20’li yaşlarımda ‘Artık anne oynamaya hazırlan’ diyerek psikolojik olarak güçsüzleştirilmeyi de, ‘Şu yapımcı senin enerjini beğenmiyor, ben olmasam bu işi alamazdın’ gibi cümleler kurarak özgüven parçalayıp kendine muhtaç etmeyi de içeriyor. Artık herkesin şapkasını önüne koyup bu sektördeki tekelleşmeyi de, zorbalığı da kabullenmesi ve sorunu çözmeye odaklanması lazım.”

BURCU BİRİCİK: Yetenekli insanlara fırsat verilmiyor

Burcu Biricik, sosyal medyada konunun magazinel tarafının konuşulduğunu, asıl meselenin göz ardı edildiğini dile getirerek isyan etti: “Niye böyleyiz biz? Şu an sektördeki tekelleşmeyi, nasıl domine edildiğini, mesleki etiği, ahlâkı, bu koca sektörde var olmaya, nefes almaya, mesleğini icra etmeye çalışan fakat bir türlü fırsat yaratılamayan, yaratılmadığı gibi köstek de olunan onlarca yetenekli sektör insanını, o koca pastanın dilimlerini sürekli olarak kimlerin paylaştığını konuşmamız gerekirken, biz yine magazine düştük.”

NİHAL YALÇIN: Kişiler üzerinden tartışmak doğru değil

Nihal Yalçın, konuyla ilgili şu yorumu yaptı: “Bunu sadece kişiler üzerinden, hedef göstererek, itibarsızlaştırarak tartışmak doğru değil. Gerçekten böyle bir şey varsa, tekelleşmeyi tartışmak lazım, ki bu var. Bu durumla elbette karşılaşıyoruz. Bunu konuşup tartışmak lazım.”

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...