Evde her gün kullandığımız bazı eşyalar var ki, temizlikle özdeşleştiriyoruz. Oysa uzmanlara göre bu eşyalar, fark edilmeden sağlığı tehdit edebiliyor. Canan Karatay’ın dikkat çektiği iki detay ise herkesin mutfağında ve banyosunda bulunan bulaşık süngeri ile havlular.
Bulaşık süngeri sandığınızdan daha kirli
Bulaşık süngerleri gün boyunca defalarca kullanılıyor. Yemek artıklarıyla temas ediyor, çoğu zaman ıslak halde kenarda bırakılıyor. Bu da bakteriler için ideal bir ortam oluşturuyor. Aynı süngerle tabak yıkayıp tezgah silmek, mikropların mutfağın her yerine yayılmasına neden olabiliyor.

Islak kalan havlu bakteri yuvasına dönüşüyor
Banyo sonrası kullanılan havlular çoğu zaman tam kurumadan tekrar kullanılıyor. Nemli kalan havlular, özellikle ciltle temas ettiği için risk oluşturuyor.

Uzmanlara göre uzun süre değiştirilmeyen havlular; kaşıntı, kızarıklık, mantar ve sivilce gibi cilt sorunlarını tetikleyebiliyor.
“Temiz görünüyor” demek yeterli değil
Canan Karatay’ın altını çizdiği noktalardan biri de bu. Sünger kokmuyor ya da havlu lekesiz diye hijyenik sayılmamalı. Gözle görülmeyen mikroplar için bu kriterlerin hiçbir önemi yok. Asıl önemli olan, ne kadar süredir kullanıldığı ve ne kadar nemli kaldığı.
Evde kolayca alınabilecek önlemler
Bu riski azaltmak için günlük hayatta küçük değişiklikler yeterli:
Bulaşık süngerini uzun süre kullanmayın
Süngeri kullandıktan sonra iyice sıkıp kuru bırakın

Havluları birkaç kullanımdan sonra mutlaka yıkayın
Yüz, el ve banyo havlularını ayrı ayrı kullanın
Nemli havluyu banyoda kapalı ortamda bekletmeyin
Küçük ihmal, büyük sorun
Ev temizliğinde çoğu zaman gözden kaçan bu detaylar, zamanla sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Uzman uyarıları da gösteriyor ki hijyen, sadece evi silmekle değil; doğru eşyayı doğru sürede kullanmakla sağlanıyor.
Evde hijyen bazen temizlikten değil, fark edilmeyen alışkanlıklardan kaybediliyor.