Kış geldi mi hepimizin dili benzer cümlelere gider: “Bir üşütmüş gibiyim”, “Herkes hasta, bana da bulaşacak galiba…” Aslında bu cümlelerin arkasında çoğu zaman aynı tablo var: yorulmuş bir beden ve zayıflamış bir bağışıklık sistemi. Soğuk hava tek başına suçlu değil; asıl mesele kış aylarında fark etmeden yaptığımız küçük ama etkili hatalar. Uzman Diyetisyen Nilay Sampanoğlu Cansever, bağışıklığı ayakta tutmanın sandığımızdan çok daha “insani” yolları olduğunu söylüyor.

KIŞIN BEDEN NEDEN DAHA ÇABUK DÜŞÜYOR?
Havalar soğudukça evlere kapanıyoruz, hareket azalıyor, öğünler düzensizleşiyor. Bir gün doğru dürüst yemek yemiyoruz, ertesi gün hamur işine yükleniyoruz. Üstüne bir de uykusuzluk eklenince vücut alarm vermeye başlıyor. Cansever’e göre bağışıklığın düşmesi bir anda olmuyor; gün gün, alışkanlık alışkanlık zayıflıyor.

“SAĞLIKLI YİYORUM” DEMEK BAZEN YETMİYOR
Çoğumuz meyve yediğimizde görev tamam sanıyoruz. Oysa bağışıklık biraz da çeşit istiyor. Tabakta ne kadar renk varsa, vücut o kadar mutlu oluyor. Sadece portakal değil; yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı biber, baklagiller, yumurta, yoğurt… Hepsi bir araya geldiğinde bağışıklık sistemi kendini daha güvende hissediyor. Cansever’in altını çizdiği nokta şu: “Tek bir besine bel bağlamak yerine dengeyi korumak en güçlü kalkan.”

TAKVİYE KULLANMADAN ÖNCE BİR DURUP DÜŞÜNÜN
“Kış geldi, vitamin alayım” düşüncesi çok yaygın ama her zaman doğru değil. Gelişi güzel kullanılan takviyeler bazen faydadan çok zarar getirebiliyor. Nilay Sampanoğlu Cansever, eksikliği bilinmeden alınan vitaminlerin bağışıklığı güçlendirmediğini, aksine vücudu zorlayabildiğini hatırlatıyor. Yani mesele kutunun üstünde ne yazdığı değil, vücudun gerçekten neye ihtiyaç duyduğu.

UYKU VE STRES: EN ÇOK HAFİFE ALINAN İKİ DETAY
Gece geç yatıp sabah zor uyanmak artık normalleşti ama beden için hiç de normal değil. Yetersiz uyku, bağışıklık hücrelerinin kendini yenilemesini engelliyor. Bir de gün boyu biriken stres eklenince vücut savunmada geri çekiliyor. Cansever’e göre, “İyi bir uyku bazen en pahalı takviyeden bile daha etkili.”

KIŞIN HAREKETTEN TAMAMEN VAZGEÇMEYİN
Soğuk hava, spor yapmamak için iyi bir bahane gibi görünse de bağışıklık buna pek katılmıyor. Saatlerce spor salonunda ter dökmek şart değil. Günlük kısa yürüyüşler, ev içinde yapılan basit hareketler bile bağışıklık sistemini canlı tutmaya yetiyor.

SUSAMADIĞINIZDA BİLE SU İÇİN
Kışın susuzluk hissi azaldığı için su içmek unutuluyor. Oysa vücut yine suya ihtiyaç duyuyor. Yeterli su içilmediğinde boğaz ve burun mukozası kuruyor, mikroplar daha kolay tutunuyor. Küçük yudumlar bile bu zinciri kırabiliyor.
Bağışıklık, mucize bir karışımla değil; günlük hayatın içindeki küçük ama doğru alışkanlıklarla güçleniyor. Kış aylarını daha az hastalıkla geçirmek için bedenin verdiği sinyalleri duymak ve ona biraz daha iyi davranmak yeterli.