Bazen insan kendini öyle bir noktada buluyor ki, “Keşke kussam da rahatlasam” diye düşünüyor. Mide dolu, baş dönüyor, boğazda bir baskı var… Bu his çok tanıdık. Ama çoğu zaman vücudun istediği şey kusmak değil; sakinleşmek.
Kusma, vücudun kendi karar verdiği bir savunma refleksi. Yani zamanı gelirse zaten olur. Onu zorlamak, çoğu zaman rahatlatmak yerine bedeni daha da yorar.
Kusmayı zorlamak neden iyi hissettirmez?
İnsan o an rahatlayacağını sanır ama çoğu zaman:
- Boğaz yanar, mide daha da hassaslaşır
- Baş dönmesi artar
- Halsizlik ve çarpıntı hissi gelir
Yani kısa bir “oh” hissi yerine, daha uzun süren bir rahatsızlık başlar.
O an geldiğinde, bedenle kavga etmeden ne yapılabilir?
Kusma isteği geldiğinde bedenle savaşmak yerine, onu dinlemeyi denemek çoğu zaman daha işe yarar.
- Yavaş yavaş su içmek (bir anda değil, küçük yudumlar)
- Zencefil veya nane koklamak ya da içmek
- Başınızı biraz yükseltip sessiz bir ortamda uzanmak
- Derin bir nefes alıp, karnı sıkmadan vermek
Bunlar basit ama çoğu zaman mideye “tehlike yok” mesajı verir.

“Ama içimde bir şey varmış gibi hissediyorum…”
Bu his bazen gerçekten mideyle ilgili değildir.
- Stres
- Anksiyete
- Hızlı yemek
- Bastırılmış bir gerginlik
Hepsi mideye vurabilir. Vücut bazen kusarak değil, durup nefes alarak rahatlar.
Ne zaman ciddiye almak gerekir?
Bazı durumlarda “geçer” diye beklemek doğru değildir:
- Şiddetli ağrı varsa
- Kusma durmuyorsa
- Kanlı ya da koyu renkli kusma oluyorsa
- Çocuklarda ve hamilelerdeyse
Bu durumlarda en doğru adım, bir uzmana başvurmaktır.
Küçük ama önemli bir gerçek
Vücut düşman değildir.
Seni zorlamak için değil, korumak için sinyal verir.
Kusma isteği de bazen “biraz yavaşla” demenin başka bir yoludur.
Kusmayı zorlamak çözüm değildir. Bedeninle kavga etmek yerine, onu sakinleştirmeyi denemek çoğu zaman çok daha iyi hissettirir. Eğer bu hisler sık sık tekrarlanıyorsa, bunu tek başına taşımak zorunda da değilsin.