Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Isparta teşkilatlarında, Atabey ve Keçiborlu ilçe başkanlıklarının olağan kongreleri büyük bir coşku, birlik ve beraberlik içinde tamamlandı.

Isparta Atabey ve Keçiborlu ilçe kongrelerde MHP MYK Üyesi Güzide Çapan'ın yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verildi:
Dağ dağa kavuşmaz insan insana kavuşurmuş...
İlçemizin kongresi vesilesiyle yeniden, bağlar, elmalar, fidanlar ve güller diyarı Keçiborlu 'da olmaktan dolayı hassaten mutluluk duyuyorum…
Sizleri selamların en güzeli olan Cenab-ı Allah’ın selamı ile selamlıyorum. Cümleten Selamün Aleyküm…
Değerli dava arkadaşlarım, hepiniz görmüşsünüzdür. Yaklaşan 15. Olağan Kurultayımızın sembolü üzerinde hilal ve yıldız olan çınar ağacıdır. Ulu Çınarımızın kökü mazimizin derinliklerinde dalları ufukları aşan gökyüzündedir.
Huzurlarınızda, davamızın şanlı tarihinin köklerinde tarih yazan, Başta Cennet Mekan Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey Olmak Üzere, Raşit Gündüz, İsmail Esen, Yaşar Köksal, Hasan Hüseyin Oral, Abdullah Can, Ali Uslu Ağabeylerimi, Hasan Şimşek Kardeşimi ve tüm şehitlerimizi, rahmet ve minnetle anıyorum.

Isparta Güller diyarı derler. Gül kokulu şehir Isparta’da hafızama en çok Rasülü Ekrem efendimiz (S.A.S) gelir. Ne güzel demiş gül kokulu mübarek peygamber efendimiz. “Birlikte rahmet Ayrılıkta Azap vardır.”
15 Temmuz hain darbe girişiminden dakikalar sonra, Liderimiz, Genel Başkanımız Devlet Bahçeli Bey ülkemizin karanlıkta kalmaması için genel merkezimizin bütün ışıklarını yaktırarak makamına geçip, bunun bir kalkışma olduğunu, kabul edilemeyeceğini, milletimizin birlik olması gerektiğini söylemişti.
Vatan, Devlet ve Millet, Siyonistlerin maşası emperyalistlerin uşağı bir grup tarafından içerden yaralanmaya, yıkılmaya çalışılıyordu. Milletimiz o gece birlik olmuştu.
Hemen sonrasında, Emperyalistlerin dışarıdan işgal ihtimaline karşı alınması gereken tedbiri yine Liderimiz açıklamış: ”Sınırlarımızın ötesinde hilal şeklinde bir koridor oluşturulmalı terör unsurları sınırlarımıza yaklaşmadan kaynağında kurutulmalıdır” demişti. Fırat Kalkanı operasyonu başlarken, tankın önünde nereye gidiyorsunuz sorusu soran muhabire “Kızıl Elmaya Gidiyoruz” diyen Mehmetçiği hep beraber hatırlayalım.

Değerli dava arkadaşlarım;
Bizler Hareketin mensubuyuz. Bize hareketçi derler. Hareketçilerin otağı, evi Milliyetçi Hareket Partisidir. Ülkücü Hareketin yeri Milliyetçi Hareket Partisidir.
Bizler başta Liderimiz olmak üzere, “Önce Ülkem ve Milletim” diyebilenleriz.
Biz Dünya’ya Türk gözüyle, Türkiye’nin başkentinden, Türk Devlet Aklıyla bakarız.
Önceliğimiz milletin bekasıdır.
Milletimizin bekasının temel dayanakları, güçlü devlet, güçlü ordu, yüksek savunma teknolojisi, gelecek temelli diplomasi ve en önemlisi milli birlik ve kardeşliğimizdir.
Liderimizin bilgeliği ve yüksek öngörüsüyle 22 Ekim 2024 de başlattığı “Terörsüz Türkiye” vizyonu elbette milletimizin varlığını daim, devletini kaim kılma ülkümüzden kaynaklıdır.

Bugün Kıbrıs üzerindeki Yunan- İsrail oyunları, adaların silahlandırılması, Kıbrıs’ta federasyon kurma hayalleri hepimizin gözü önünde yaşanıyor.
Mavi Vatanımızda ve özellikle münhasır ekonomik bölgelerimizde bilhassa Doğu Akdeniz’de sürekli ayak oyunlarıyla bizi yıkmaya çalışıyorlar.
Kuzeyimizde hala süren bir savaş var. Güneyimizde nereye sıçrayacağı belli olmayan bir savaş var.
Hazır olmak zorundayız.
Roketsan bir Atmaca füzesi yapıyor sesi İsrail’deki gazetelerden geliyor.
Tusaş; Hürjet, Gökbey, Kaan yapıyor Yunan gazeteleri Türkler Geliyor diye manşet atıp İsrail’den Aşil Hava Savunma sistemi alıyor.
Ey Ülkücüler, Serdengeçtiler, Yol başçısı Liderimiz olanlar;
Vallahi onlar korkuyorlar.
Türklerin güçlenmesinden korkuyorlar.
Türklerin güçlü silahlara sahip olmasından korkuyorlar.
Türklerin birlik olmalarından, birleştikçe büyüyecek, güçlenecek olmalarından korkuyorlar.
İç cephesi kuvvetlendirilmiş, tahkim edilmiş bir Türkiye’den korkuyorlar.
Senelerce Terör örgütlerini besleyip, donatıp, kışkırtıp üzerimize saldılar.
Terörden arınmış Türkiye’nin gücünü bildikleri için korkuyorlar.

Kıymetli Hazirun,
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanunundan korktular.
Bu yüzden süreç boyunca, her platformda olmadık iftiraları attılar. Bazen hayal gücünün ötesinde kurgular, kuruntular üretip fitne çıkarmaya kalktılar. Oysa bu yasada hiç kimseye özel ya da genel bir af hükmü yoktur. Ne İmralı’ya ne de Kandil’e af yoktur. Bir tek askerimizi, polisimizi, öğretmenimizi şehit edene af yoktur. Aksini iddia edenler ya terörden beslenmektedir ya da fitne peşindedir.
Değerli dava arkadaşlarım, Bu gün burada ve her yerde seçilerek görev alan başkanlarımız ve onların yol arkadaşları, kendilerinden önceki başkanlarımız gibi, tarihe Türk ve Türkiye Yüzyılını inşa eden kadrolar olarak geçecektir.
Seçilecek yönetim kurulu başkan ve yöneticilerimizi şimdiden tebrik eder, kongremizin hayırlara vesile olmasını temenni ederim.
Ne mutlu Türküm Diyene!