Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, partinin "Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda" temasıyla düzenlenen 15'inci Olağan Kurultay süreci kapsamında gerçekleştirilen Selçuklu İlçe Kongresi'nde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasında 15 Temmuz darbe girişimine de değinen Kalaycı, Türk milletinin o gece demokrasiye ve devletine sahip çıktığını belirterek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ilk andan itibaren darbe girişimine karşı net tavır aldığını söyledi.
'Millet, darbecilerİ püskürtmüş, vatanını ve bekasını savunmuştur'
MHP'li Kalaycı yaptığı konuşmada şunları söyledi:
"Genel Başkanımız, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin her birinize ayrı ayrı selam ve muhabbetlerini iletiyorum. Hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
Milliyetçi Hareket Partisi; köklü, tecrübeli, ahlaklı, tutarlı, aynı şekilde akıl, sabır, strateji ve inanç temelli siyasetiyle Türk milletine aidiyet ve bağlılığı en üst düzeyde özümsemiş bir şuurdur. Dahası nice fırtınaya direne direne yükselmiş, milli ve manevi değerlerle harcı karılmış aşılmaz bir surdur.
Türk milliyetçiliğinin kaynağı Türk tarih ve kültürüdür. “İnsanı yaşat ki Devlet yaşasın” anlayışı milliyetçiliğimizin manevi temelidir. Devleti ebed müddet, milleti ebed müddet inanç ve iradesi, siyasi ve fikri varlığımızın şeref konusu, asla ödün vermeyeceğimiz ilkesel onurudur.
On yıl önce 15 Temmuz 2016'da Türk tarihinin en şiddetli işgal ve ihanet teşebbüslerinden birine milletçe maruz kaldık. 15 Temmuz’da işgal edilmek istenen Türk vatanıydı. 15 Temmuz’da iç kargaşa ve iç savaş çıkarılmak istenen Türk devletiydi. 15 Temmuz’da dağıtılmak ve birbirine düşürülmek istenen Türk milletiydi.
Hesap edemedikleri bir şey vardı: O da Türk milletinin karakteriydi, Türk milletinin bağımsızlık aşkıydı, devletine olan sadakatiydi. Hamdolsun Türk milleti istiklaline kanıyla, canıyla, imanıyla sahip çıkmış, darbecileri püskürtmüş, vatanını ve bekasını savunmuştur.
Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin daha ilk anda “Bu bir kalkışma hareketidir. Kabul edilemez. Hükümetin yanındayız” açıklaması üzerine, Türk milliyetçileri ve ülkücüler, herkesten önce demokrasiye sarılmış, devletin ve millî iradenin yanında durarak darbenin yıkıcı amacına ulaşmasına engel olmuştur.
'Türk milleti o gece bir kez daha tarih yazDI'
15 Temmuz gecesi milletimiz yalnızca bir darbeyi durdurmamıştır. Vatan söz konusu olduğunda gerisinin teferruat olduğunu göstermiştir. Türk milleti o gece bir kez daha tarih yazmıştır. Ve tarihe şu notu düşmüştür: Türk milleti esir yaşamaz. Türk milleti teslim olmaz.
FETÖ ile mücadele geçmişte kalmış bir mesele değildir. Bugün başka maskelerle ortaya çıkmak isteyenler olabilir. Yarın başka yollar deneyenler olabilir. Bu sebeple devlet hafızasının diri tutulması, kurumsal tedbirlerin tavizsiz sürdürülmesi ve milli şuurun canlı tutulması hayati önemdedir. Unutulmamalıdır ki, millet hafızasını kaybettiği gün tehditler yeniden güç kazanır.
15 Temmuz hain darbe ve işgal girişimini asla unutmayacak ve unutturmayacağız. O kanlı gecede yaşananların tekerrür etmemesi hem bizim hem de bizden sonraki nesillerin boynunun borcu, ecdada ve şühedaya vefanın gereğidir.
15 Temmuz’da destansı mücadeleleriyle millî gönüllerde taht kuran 253 şehidimize, terörle mücadelede tarih yazan kahramanlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum, gazilerimize uzun ve huzurlu ömür temenni ediyorum.
Allah'tan niyazım, kahraman ve gazi Türk milletinin birlik ve beraberliğinin asla bozulmamasıdır. Yüce Rabb'im milletimizi korusun, ilelebet kollasın, himaye etsin.
Türk milleti, tarih boyunca bağımsızlığının bedelini nice feragat ve muhteşem mücadelelerle ödemiştir. Türk milleti birlik ve dayanışma ruhuna sahip olduktan sonra, isterse yedi düvel zincirlerinden boşanmış hâlde geri gelsin, nafiledir.
Üstte gök delinmedikçe, altta yer yarılmadıkça ilimizi ve töremizi bozmaya elbette kimsenin gücü yetmeyecektir; Türkiye yaşayacak, bayrak inmeyecek, ezan susmayacaktır.

'Türkiye ekonomisinin temelleri sağlamdır'
Bölgemizde yaşanan savaş ve gerilim enerji sektörü başta olmak üzere küresel ölçekte tüm ekonomik faaliyetleri olumsuz etkilemektedir.
Türkiye ekonomisi küresel zorluklara ve belirsizliklere rağmen güçlü üretim kapasitesi, çeşitlenmiş ürün ve pazar yapısı sayesinde dayanıklılığını korumaktadır. Belli çevrelerin ekonomiye yönelik karalama kampanyasına karşın Türkiye ekonomisinin temelleri sağlamdır.
Sanayi üretimi zorlu koşullara rağmen bu yılın ilk beş ayında yüzde 1 büyümüştür. Aynı dönemde 47.423 yeni şirket kurulurken, 10.191 şirket kapanmış, kurulan şirket sayısı yüzde 5,6 artarken, kapanan şirket sayısı yüzde 8,3 azalmıştır.
Protestolu senetlerde ve karşılıksız çeklerde artış olmakla birlikte, karşılıksız çeklerin toplam çekler içindeki payı tarihsel ortalamanın altındadır.
İhracatımız 2026 yılı ilk altı ayında yüzde 3,6 artmıştır. Konya’mızın ihracatında da yüzde 3,4 artış olmuştur.
Elbette ekonomide bazı sorunlarla karşı karşıyayız. Savaşın ve belirsizliklerin ekonomik maliyetinin vatandaşlarımıza yansımasını asgariye indirmek, üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesini korumak amacıyla destek tedbirleri alınmaktadır.
Petrol fiyat şokuyla birlikte hemen eşelmobil sistemine geçilmiş, pompa fiyatlarının daha yüksek oranda artmasının önüne geçilmiştir. Üre gübresinin ithalinde gümrük vergisi sıfırlanmış, gübre ihracatı durdurulmuştur.
İmalat sektörü işletmelerine istihdam başına aylık 3500 lira destek ödemesi yapılmaktadır. Turizm işletme belgesi almış konaklama işletmelerine de bu yıl Mayıs ila Aralık döneminde istihdam başına aylık 3500 lira destek ödenmesine ilişkin teklif Meclis’in gündemindedir.
'Finansmana erişim iş dünyasının en önemli gündemidir'
Sanayi ile zirai üretim yapan firmaların kurumlar vergisi oranı yüzde 12,5’e indirilmiştir.
Finansmana erişim iş dünyasının en önemli gündemidir.
Sanayicilerimizin finansmana erişimine destek amacıyla imalat sektörü için devreye alınan 100 milyar liralık kredi paketine ilave olarak 250 milyar liralık uygun koşullu bir kredi paketinin daha uygulamaya konulduğu Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanmıştır. 6 ay anapara ödemesiz, 36 aya kadar vadeli kredilerden 12 puanlık maliyet Hazinece karşılanacaktır.
Ayrıca, Türkiye’nin stratejik alanlarda uygulamaya aldığı uygun maliyetli yatırım taahhütlü avans kredi programının bütçesi 750 milyar liraya çıkarılmıştır. Programın daha geniş bir kesime ulaşabilmesi için şartların esnetilmesi, sermaye kriterinin indirilmesi ve asgari yatırım tutarına ilişkin limitlerin yeniden düzenlenmesi uygun olacaktır.
Bankaların kefalet limitleri, teminat koşulları, kota uygulamaları ve kredi tahsis süreçlerinin de iyileştirilmesi gerekmektedir.
İhracatçılara sunulan reeskont kredilerinin hacmi günlük 5 milyar liraya yükseltilmiştir.
İhracatçıların rekabet gücünü korumak amacıyla Merkez Bankası tarafından verilen ve bu ay sonunda süresi bitecek olan yüzde 3 döviz dönüşüm desteğinin devam ettirilmesini ve artırılmasını gerekli görüyoruz.
15 Şubat 2026 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla esnaf ve sanatkârlar ile çiftçilerin vergi ve SGK primi borcu olsa dahi kullandıkları kredinin yüzde 25'inin borçlarına mahsup edilmek suretiyle finansmana erişebilmelerinin sağlanması önemli bir adım olmuştur.
'tecil tutarı 10 milyon liraya yükseltildi'
Yine, kamu alacaklarının tecilinde teminatsız tecil tutarının 10 milyon liraya yükseltilmesi, tecil faiz oranının yüzde 39 yerine yüzde 29 uygulanması ve 72 aya kadar varan taksitlendirme yapılacak olması da olumlu bir gelişmedir. Borçluların 31 Ağustos 2026 tarihine kadar başvurmaları gerekmektedir.
Esnafımız haklı olarak gecikme zammı oranına da kolaylık getirilmesini istemektedir.
Büyükşehirlerin 30 binin üzerinde nüfusa sahip ilçelerinde faaliyet gösteren esnafımız, bu yıl gerçek usule tabi tutulmaları nedeniyle önemli mali yük ve sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Özellikle küçük esnaf bakımından uygulamanın gözden geçirilmesi, basit usule tabi olmanın şartlarını taşıyan esnafın hakkaniyet bakımından gerçek usulden çıkarılması görüşündeyiz.
Küçük esnafın ve çiftçinin vergi ve prim yükünün azaltılması, sübvansiyonlu krediye kolay ulaşımının sağlanması ve BAĞ-KUR prim gün sayısının 7200'e düşürülmesi uygun olacaktır.
Esnafı korumak ve rekabet gücünü artırmak için perakende sektörüne yönelik düzenleme yapılması gerekmektedir.
Esnafın mağduriyetine yol açan kredi kartı yüksek komisyon oranları makul bir seviyeye çekilmelidir. Ayrıca bazı girdiler yüzde 1 KDV'yle girerken satışta yüzde 10 KDV'yle çıkmakta, Esnaf bir de aradaki farkı ödemektedir. Buna da çözüm üretilmesi gerekmektedir.
'hayat pahalılığı her insanımızı rahatsız etmektedir'
Enflasyon ve hayat pahalılığı her insanımızı rahatsız etmektedir. Fiyat artışları nedeniyle sıkıntı çeken başta emekliler olmak üzere, çalışanlar, küçük esnaf ve çiftçilerin alım gücünü ve refahını artıracak düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
Bütçe açığı 2025 yılında yüzde 14,6; 2026 yılı ilk altı ayı itibariyle yüzde 3,8 azalmıştır. Üstelik son üç yılda 100 milyar dolara varan deprem yükünün de altından kalkılmıştır. 2026 yılı ilk altı ayı itibariyle 521,4 milyar lira faiz dışı fazla verilmiştir. Bütçe açığındaki azalma ve faiz dışı fazlanın artması devletin borçlanma ihtiyacını azaltırken bütçe imkânlarının artacağına işaret etmektedir. Şüphesiz bu durum bu süreçte alınan tedbirler için imkân sağlamıştır.
Emeklilerimizin yıllarca hizmet verdikten sonra geçim kaygısı duymadan, onuruna yaraşır bir hayat sürmesini temin etmek devletin önemli ve öncelikli görevlerinden biridir.
MHP, 2023 yılında memurlara verilen seyyanen ek ödemenin, ilk günden beri söylediği gibi emeklilere de verilmesini, memur emeklilerine de yansıtılmasını talep etmiştir. Prim maaş dengesi sağlanarak emekli aylıkları arasındaki eşitsizliklerin giderilmesi görüşündeyiz.
'Cumhur İttifakı milletimizin refah seviyesini yükseltmeye kararlı'
Ayrıca, Partimizin sosyal devlet anlayışının bir gereği proje hâline getirdiği, asgari refah seviyesinin endeks üzerinden hesaplanması ve belirlenen gelir seviyesine erişene kadar ailelere asgari gelir desteği verilmesi uygulamasının hayata geçirilmesini gerekli görüyoruz.
Her vatandaşımızın insan olmaktan kaynaklanan asgari ve temel ihtiyaçlarını karşılayacak bir parasal seviyeye kavuşması toplumsal huzursuzluğu ve memnuniyetsizliği zayıflatacaktır. Bu hususta parti olarak elimizden gelen her katkıyı vermeye, projelerimizi paylaşmaya, her çalışmayı yapmaya varız ve bunu da samimiyetle taahhüt ediyoruz.
Cumhur İttifakı olarak bizim gayemiz, her insanımızın adil, huzurlu ve güvenli bir hayatla birlikte ekonomik rahatlığa erişmesidir. Kim ne derse desin, Cumhur İttifakı tüm meselelerin üstesinden gelmeye, milletimizin refah seviyesini yükseltmeye, millî menfaatlerimizi korumaya kararlı ve muktedirdir.
Bu düşüncelerle, kongremizin Partimize, Selçuklu’muza, Konya’mıza, ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Kongreyi düzenleyen il ve ilçe teşkilatlarımıza ve burayı şereflendiren siz değerli katılımcılara şükranlarımı sunuyorum.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere kahraman ecdadımızı, aziz şehitlerimizi, Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i ve ebediyete irtihal eden dava büyüklerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Sağ olun, var olun Allah’a emanet olun.
Ne Mutlu Türk’üm Diyene!"