Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, partisinin "Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda" temasıyla yürüttüğü 15. Olağan Kurultay süreci kapsamında düzenlenen Karatay İlçe Kongresi'nde konuştu.
Konuşmasına MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin selamlarını ileterek başlayan Kalaycı, MHP'nin Türk milliyetçiliğinin siyasi temsilcisi ve milli beka mücadelesinin öncü gücü olduğunu söyledi.
Cumhur İttifakı'nın Türkiye'nin istiklal ve istikbalinin teminatı olduğunu belirten Kalaycı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte Türkiye'nin daha hızlı karar alan ve tehditlere karşı daha güçlü bir devlet yapısına kavuştuğunu ifade etti.
MHP'li Mustafa Kalaycı'nın konuşmasının tamamı:
Değerli Hemşehrilerim, Muhterem Dava Arkadaşlarım, Basınımızın Değerli Temsilcileri Partimizin “Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda” temasıyla başlattığı 15’nci Olağan Kurultay sürecinde, Konya’da 4 Temmuz’da Meram ilçemiz ile başlattığımız ilçe kongrelerimizi bugün Karatay İlçe Kongremiz ile tamamlıyoruz. Kongremizi şereflendiren her kardeşimi, hürmet ve muhabbetle selamlıyorum. Genel Başkanımız, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin her birinize ayrı ayrı selam ve muhabbetlerini iletiyorum. Hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
“zalimler karşısında baş verse de boyun eğmeyen, dik durup diz çökmeyen Bozkurt fıtratlı Türk milletiydik”
Milliyetçi Hareket Partisi, Türklük gurur ve şuurunu İslam ahlâk ve faziletiyle ruhunda buluşturan dava adamlarının tek yuvasıdır. Milliyetçi Hareket Partisi; Türk milliyetçiliğinin siyasi taşıyıcısı, milli vicdanın gür sesi, milli beka mücadelesinin öncü kuvvetidir. Bizim siyasetimiz, günü kurtaranların değil, tarih yazanların siyasetidir. Bizim siyasetimiz, çıkarların değil, üç bin yıllık ülkülerin merkezidir. Bizim siyasetimiz, şahsi ikbal hesaplarının değil, milletin istikbalinin sesidir. Bizim siyasetimiz, koltuk kapma değil, görevleri bir bayrak yarışı bilmenin temsilidir. Tarih boyunca Devlet olmayı, medeniyet kurmayı, adalet ve ahlakla yönetmeyi dünyaya gösteren Türk milleti bir elinde kalem, diğerinde kılıçla coğrafyalara derin izler bırakmış, bunu yaparken bekamızı cesaretle savunmuş, birlik ve beraberliğimizi şuurla, gururla taçlandırmıştır. Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin son halkalarından biri olan 15 Temmuz 2016’da da milletimizin birlik ve beraberlik şuuru darbecileri püskürtmüş, ihaneti iman gücüyle yenmiştir. Bir oldukça, yürekler toplu vurdukça şeytani planları, haçlı senaryolarını, karanlık operasyonları tarih boyunca hep bertaraf ettik. Çünkü zalimler karşısında baş verse de boyun eğmeyen, dik durup diz çökmeyen Bozkurt fıtratlı Türk milletiydik. İhanet imanın karşısında duramaz, işgal ve istila emelleri güçlü bir irade kudretinin önünde kalamaz, dayanamazdı. Milletimizin 15 Temmuz’da sergilediği millî birlik ve beraberlik şuuru, 7 Ağustos Yenikapı toplantısıyla birlikte siyasi zemine de taşınmış, Cumhur İttifakı, bu milli duruşun doğal sonucu olarak oluşmuştur. Cumhur İttifakı, Türk milletinin tarihî uzlaşması, istiklal ve istikbalimizin teminatı, kutlu bir diriliş ve yükseliş hamlesidir. Türk milleti, 16 Nisan 2017'de Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemini onaylamış, geleceğini bu sistemin ruhuna göre planlamıştır. Türkiye 9 Temmuz 2018’de Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemiyle birlikte siyasi istikrara ve öz güvene kavuşmuştur. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi güçlü yönetim için gereken şartları tesis etmiş, devletin işleyişinde uyumlu, hızlı ve etkili karar verme mekanizmaları devreye girmiştir. Türkiye'nin maruz kaldığı tehlike ve tehditlere daha güçlü bir karşılık verilebilmesi sağlanmıştır. Cumhur İttifakı üstlendiği tarihi misyonuyla Türkiye’nin egemenlik haklarına, tarihi çıkarlarına, beka ve güvenlik hassasiyetlerine cesaretle sahip çıkmaktadır.

"Kerkük'ten Doğu Türkistan'a, Karabağ'dan Kıbrıs'a, Gazze’den Arakan’a kadar bütün kardeşlerimizin yanındayız"
Türkiye, Karabağ’da, Libya’da, Kıbrıs’ta, Doğu Akdeniz’de, Irak’ta, Suriye'de emperyalist ve siyonist oyunları bozmuş, sahadaki dengeleri değiştirmiştir. Türk birliği ülküsü canlanmış, Türk Devletleri Teşkilatı kurulmuş, Avrasya coğrafyasının kalbinde yeni bir jeostratejik güç yükselmeye başlamıştır. Türkiye yürüttüğü çok boyutlu ve kapsayıcı dış politikayla bölgesel ve küresel etkisini artırmış, diplomasinin ve barışın merkezi olmuştur. Dış politika vizyonumuzu çift başlı Selçuklu Kartalı simgelemektedir. Hem doğu hem batı diyoruz, iki tarafı da kucaklıyor, iki yöne de bakıyoruz.
“İnanıyoruz ki, Türk-İslam ülküsü, İlayıkelimetullah mührünü cihana vuracaktır”
Türkiye söz dinleyen değil, sözünü dinleten, yeri geldiğinde yumuşak gücünü, yeri geldiğinde de caydırıcı vasfını kullanan bir ülke mertebesine çıkmanın haklı gururunu vicdan sahibi her insanımız yaşar hâle gelmiştir. "Tam bağımsız güçlü Türkiye" ülküsüyle başlatılmış olan teknoloji odaklı sanayi hamlesiyle Türkiye bugün ileri teknolojileri kendi imkân ve kabiliyetleriyle üretebilen ve ihraç eden bir konuma ulaşmıştır. 1961 yılında üretilen ancak müzeye kaldırılan ilk yerli otomobilimizden tam altmış bir yıl sonra teknoloji harikası milli otomobilimiz Togg 29 Ekim 2022 tarihinden beri seri üretilmektedir. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında uçak fabrikası kurulmuş ancak üretimi sürdürülememiştir. Türkiye yüz yıl sonra insansız hava araçlarıyla başlattığı atağı 5'inci nesil savaş uçaklarıyla sürdürmektedir. Savunma sanayii, Türkiye’nin bağımsızlık iradesinin, milli güvenlik vizyonunun ve geleceğe dönük kararlılığının en güçlü tezahürü hâline gelmiştir. İlk yerli ve millî haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A 2024 yılında uzaya fırlatılmış, Türkiye kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri konumuna yükselmiştir Millî enerji atılımıyla gerçekleştirilen enerji yatırımları, keşfettiğimiz doğal gaz, petrol ve kıymetli madenler stratejik kapasitemizi güçlendirmiştir. Türkiye, farklı kaynakları buluşturan, farklı güzergâhları yöneten, kriz anlarında alternatif üretebilen ve gerektiğinde denge kurabilen bir güç hâline gelmiştir. Cumhur İttifakı, azim ve kararlılıkla lider ülke Türkiye'yi inşa etmenin yanı sıra Türk dünyasının, İslam âleminin ve bütün mazlum milletlerin yegâne ümidi olan Türkiye'yi küresel bir güç haline getirecek 2053 ve 2071 vizyonunun altyapısını da adım adım oluşturmaktadır. İnanıyoruz ki, Türk-İslam ülküsü, İlayıkelimetullah mührünü cihana vuracaktır.
“Tarım, tam bağımsız, büyük ve güçlü Türkiye’dir”
Tarım, milletin yalnız bugününü değil, yarınını da besleyen stratejik kudrettir. Gıda güvenliği, doğrudan doğruya bir milli egemenlik, bir milli beka meselesidir. Tarıma dört elle sarılmış, tarımda sanayileşmiş ve tarım ürünleri ihraç eden ülkelerin gelecekte söz sahibi olacağının asla unutulmaması gerekmektedir. Bugün üretebilen ve ürettiğini tüketebilen bir Türkiye olmak; jeopolitik bir zorunluluk, milli bir gereklilik, tarihi bir haysiyet meselesidir. Tarım, tam bağımsız, büyük ve güçlü Türkiye’dir. Hamdolsun, bu yılki bol yağış, başta hububat olmak üzere tarım ürünlerinde yüksek verim ve rekor üretim getirmiştir. Ancak resmî rakamlara göre tarımsal girdi enflasyonu yıllık yüzde 39, sadece enerjide yüzde 48,4, gübre fiyatlarında ise yüzde 62,8 düzeyindedir. Açıklanan hububat alım fiyatları enflasyonun çok altında kalmış, hatta çiftçilerimiz arpa ve buğdayını bu fiyatların da altında satmak zorunda kalmaktadır. Dekar başına toplam 980 lira destek ödeneceği, bunun ton başına 3.014 lira destek ödemesine karşılık geleceği açıklanmakla birlikte bu destek arasında sayılan sertifikalı tohum kullanım desteğinden üreticilerimizin düzenli olarak yararlanmadığı bilinmektedir. Ayrıca ortalama verimin dekar başına 325 kilogram esas alınması; ton başına desteğin verimi az olana çok, verimi çok olana az verilmesi sonucunu doğurmaktadır. Geçen yıl kuraklık ve zirai donun etkisiyle üretimi azalan ve önemli gelir kaybına uğrayan çiftçimiz, bu yıl aşırı düzeyde artan maliyetleri nedeniyle ilave destek verilmesini ve ürün bedeli ödemelerinin kısa sürede yapılmasını istemiştir.
Kalaycı'dan çiftçi için arazi düzenlemesi çağrısı: "Mağduriyet giderilmeli"
Cumhurbaşkanımız hububata verilen temel destek ve planlama desteği tutarının girdi maliyetlerinde oluşan aşırı artışlar göz önüne alarak artırılacağını, Toprak Mahsulleri Ofisinin 21'inci günden itibaren ürün bedeli ödemelerine başlayacağını açıklamıştır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak hububat desteğinde yapılacak artışın maliyet artışını karşılaması ve destek ödemelerinin bu yıl içerisinde yapılması görüşündeyiz. Anayasa ve 3083 sayılı Kanuna göre topraksız veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilere 4 yıl ödemesiz on yılda ödenmek üzere borçlandırılarak dağıtılan araziler sadece dağıtılan çiftçi ya da mirasçıları tarafından ekilebilmekte, kiraya verilememekte, ipotek gösterilememektedir. Çiftçi uzun yıllar ekip yaşı ya da sağlık durumu nedeniyle ekemezse parasını da ödemiş olmasına rağmen toprak geri alınmaktadır. Başkalarına adi sözleşmelerle kiralama ve satış yapılması halinde üreticinin ÇKS kaydı yapılmamakta ve desteklerden faydalandırılmamakta, bu durumun tespiti halinde ise sözkonusu arazi çiftçiden geri alınmaktadır. Bu uygulama on binlerce çiftçiyi zor durumda bırakmaktadır. Mevzuatta gerekli değişiklikler yapılarak, çiftçilerimizin borcunu ödedikten sonra arazi üzerinde her türlü tasarrufta bulunabilmesinin sağlanması hakkaniyete uygun olacak ve yaşanan mağduriyeti giderecektir.

“Konya kapalı havzasında oluşan obruklar can ve mal güvenliğini de tehdit etmektedir”
Çiftçimizin en önemli sorunu sudur. Sürdürülebilir bir tarım ve verimlilik için havzalar arası su transferi yapılması zorunluluktur. KOP projesinin kilit tesisleri Mavi Tünel ve Bağbaşı Barajı 2012 yılında, Bozkır Barajı 2020 yılında, Afşar Barajı 2022 yılında yapılmakla birlikte hâlâ Mavi Tünel'den tarımsal sulama amaçlı su verilememektedir; AHİ kanalı ve Hotamış depolama tesisi yıllardır atıl vaziyettedir. Afşar Barajını Bağbaşı Barajına bağlayacak derivasyon tüneli artık tamamlanmalıdır. Bu yılki yağışlara rağmen Beyşehir gölümüz halen eksi 330 milyon m3 seviyesindedir Konya kapalı havzasında oluşan obruklar can ve mal güvenliğini de tehdit etmektedir. Konya Ovası'na diğer havzalardan su getirilmesi acil bir ihtiyaçtır. Ülkemizi petrol ve doğal gaz boru hatları, bölünmüş yollar, otoyollar ve demir ağlarla ören, dağları delik deşik edip onlarca tüneller açan devletimiz şüphe yok ki Konya Ovası'na da suyu kolaylıkla getirir. Hiç olmazsa kışın denizlere boşa akıp giden suları Konya havzasına çevirerek yer altı sularımızı ve göllerimizi beslememiz gerekmektedir. Yapılacak harcamalar üretim ve verimlilik artışından sağlanacak gelirle kısa sürede amorti edilecektir. Su zengini olmayan ülkemizde bir damla suyun bile heba olmaması için yağmur hasadı yapılmalı, sulama kanalları kapalı sistemlere dönüştürülmeli, sulama organizasyon altyapıları iyileştirilmeli, basınçlı sulama sistemlerine verilen destekler etkinleştirilmelidir. Biz her sorunun takipçisiyiz ve üzerimize ne düşüyorsa sonuna kadar yapacağız.
Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur ittifakı; çiftçilerimizin sorunlarını mutlaka çözecektir
Üreten, depolayan; kooperatifleşen; tarlaları, yaylaları, meraları ve seraları boş bırakmayan, genciyle, yaşlısıyla, kadınıyla ve çocuğuyla üreten köylere ihtiyacımız vardır. Türk ve Türkiye Yüzyılı, kırsalımızdan, köylerimizden, çiftçilerimizin ve besicilerimizin omuzlarında yükselecektir. Bu düşüncelerle, kongremizin Partimize, Karatay’ımıza, Konya’mıza, ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Kongreyi düzenleyen il ve ilçe teşkilatlarımıza ve burayı şereflendiren siz değerli katılımcılara şükranlarımı sunuyorum. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere kahraman ecdadımızı, aziz şehitlerimizi, Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i ve ebediyete irtihal eden dava büyüklerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Sağ olun, var olun Allah’a emanet olun. Ne Mutlu Türk’üm Diyene!