Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, MHP'nin 15. Olağan Kongre süreci kapsamında düzenlenen İzmir İl Başkanlığı Olağan Kongresi'nde konuştu.
İzmir'in Milli Mücadele açısından taşıdığı öneme dikkati çeken Osmanağaoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, "Bir Türkiye Cumhuriyeti varsa, bir Türk milleti de vardır. Türkiye Cumhuriyeti’nin sahibi Türk milletidir. Türk milleti doğudan batıya, kuzeyden güneye muazzez ve muazzam bir ailenin beşeri timsalidir." sözlerine ilham olan cesaret kaynağının İzmir olduğunu söyledi.
Osmanağaoğlu, İzmir'in kendileri için Başbuğ Alparslan Türkeş'in "yere düşürmeyin" dediği bayrak, "lekeletmeyin" dediği sancak olduğunu ifade etti.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün İzmir'i, "Bütün cihan işitsin ki efendiler, artık İzmir hiçbir kirli ayağın üzerine basamayacağı kutsal bir topraktır!" sözleriyle emanet ettiğini belirten Osmanağaoğlu, İzmir'in her karışı ve her ferdiyle başlarının tacı olduğunu dile getirdi.
İzmir'in işgal karşısında sıkılan ilk kurşun, Hasan Tahsin, zeybek duruşlu dağlarda yanan çoban ateşleri, Yüzbaşı Şerafettin'in Konak Meydanı'na çektiği al bayrak ve uğruna İstiklal Harbi verilen şehir olduğunu söyleyen Osmanağaoğlu, İzmir'in Büyük Atatürk'ün ifadesiyle ülkenin Akdeniz'e karşı ışığı olduğunu belirtti.
Osmanağaoğlu, İzmir'in kurtuluşun ardından İzmir İktisat Kongresi'ne ev sahipliği yaparak bağımsızlığın yalnızca süngüyle değil, üretimle, emekle ve milli ekonomiyle korunacağını dünyaya ilan ettiğini kaydetti.
"İzmir'in tarihindeki iki büyük kelime, kurtuluş ve kuruluştur." diyen Osmanağaoğlu, bunlardan birinin esaret zincirini kırdığını, diğerinin ise milli devletin istikametini çizdiğini ifade etti.

"İç cephemizi tahkim etmek milli mecburiyettir"
Türkiye'nin tarihi bir eşikten geçtiğini belirten Osmanağaoğlu, çevrenin vekalet savaşları, taşeron örgütler ve küresel hesaplarla kuşatıldığını, Karadeniz'den Doğu Akdeniz'e, Kafkasya'dan Orta Doğu'ya kadar haritaların yeniden şekillendirilmek istendiğini söyledi.
Böylesi bir dönemde iç cephenin tahkim edilmesinin bir tercih değil, milli mecburiyet olduğunu vurgulayan Osmanağaoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu Terörsüz Türkiye hedefinin bu devlet aklının eseri olduğunu dile getirdi.
Osmanağaoğlu, şöyle konuştu:
"Bu hedef; terör örgütüyle pazarlık değil, terörün tasfiyesidir. Taviz değil, devletin hâkimiyetidir. Teslimiyet değil, silahın ve şiddetin bütünüyle devreden çıkarılmasıdır."
Terörsüz Türkiye'nin Türk ile Kürt'ü karşı karşıya getirmek isteyen emperyalist senaryonun yırtılıp atılması olduğunu ifade eden Osmanağaoğlu, bu hedefin kahraman güvenlik güçlerinin cesareti, devletin kudreti ve milletin kardeşlik iradesiyle elli yıllık kanlı bir parantezin kapanması anlamına geldiğini söyledi.
"İzmir Terörsüz Türkiye'ye el vermiş, omuz vermiştir"
İzmir'in milli şuurun diri kaldığı ve milli heyecanın hiçbir zaman eksik olmadığı bir şehir olduğunu belirten Osmanağaoğlu, İzmir'in Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın önümüzdeki yüz yıl olması için yürüyen kervanın en önemli halkası olduğunu söyledi.
Osmanağaoğlu, "Ne mutlu ki İzmir bugün de; Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin mimarı olduğu, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte inşa ettiği Terörsüz Türkiye'ye el vermiş, omuz vermiş, Türkiye Yüzyılı ülküsünü yüreğiyle sahiplenmiştir." ifadelerini kullandı.
104 yıl önce Türk milletinin hürriyet aşkını sınamaya çalışanlara en net şekilde cevap veren İzmir'in bugün de kendisine yakışanı yaptığını belirten Osmanağaoğlu, İzmir'in bugün de ayaklarına pranga olan terör belasından kurtulma kararlılığına aynı şiddetle destek olduğunu söyledi.
İzmir'in fitneye kulaklarını tıkadığını ve barışa hasım olanların ifşa edilişini hafızasına kaydettiğini ifade eden Osmanağaoğlu, "İzmirli; konu hamaset ve laf ebeliği olunca birbirleriyle yarışan ama iş icraata geldiğinde sinen utanmazları tanımaktadır." dedi.
Osmanağaoğlu, İzmirlinin, Terörsüz Türkiye'yi inşa etmenin günübirlik oy hesabına mahkum siyasetçilerin değil, devlet adamlarının harcı olduğunu bildiğini belirtti.

"Elli yıllık bir terör uruna neşter vururken..."
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben" sözünün bir slogan değil, bedeli göze alınmış bir hayat çizgisi olduğunu ifade eden Osmanağaoğlu, şunları kaydetti:
"Elli yıllık bir terör uruna neşter vururken şahsını ve partisini değil; Türkiye’nin gelecek elli yılını, gelecek asırlarını düşünmüştür."
Milliyetçiliği sosyal medya sloganına, vatanseverliği günlük öfkeye indirgeyenlerin Lider Bahçeli'ye dil uzattığını söyleyen Osmanağaoğlu, küçük ve dağılan partilerin müflis genel başkanlarının Terörsüz Türkiye hedefini "ihanet" gibi ölçüsüz sözlerle yaftaladığını söyledi.
Osmanağaoğlu, "Hayasız akınları, elbet boşa çıkacak; güneş balçıkla sıvanmayacak; hakaret, hakikati değiştiremeyecektir. Milliyetçilik, Türkiye’nin kronik sorunlarının sürmesinden siyasi rant devşirmek değildir. Milliyetçilik; gerektiğinde elini değil, bütün gövdeni taşın altına koymak ve o sorunu devlet aklıyla çözmektir." ifadelerini kullandı.
"amayla-fakatla" geçirip Türk devletine çelme takmaya çalışanlar…"
Osmanağaoğlu, İzmirlinin klavye başında sahte hesaplarla ciddiyetsiz kabadayılıklara heves edip tenhada ödleri kopanları, günlerini "amayla-fakatla" geçirip Türk devletine çelme takmaya çalışanları ve Devlet Bahçeli'ye dil uzatanları gördüğünü söyledi.
"Konu şov olunca sahaya inip, konu memleket meselesi olunca tribünlere çıkanlara teslim edilecek devletimiz yoktur." diyen Osmanağaoğlu, konu Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği olduğunda kıyıda duranlara kurban verecek milletlerinin de olmadığını belirtti.
Türk milletinin tarih boyunca taşıdığı ülkülere işaret eden Osmanağaoğlu, Adalar Denizi'nin Türk'ü bağrına basmak için sabırsızlıkla beklediğini, Yahya Kemal Beyatlı'nın "Türk milletinin vatanıdır. Biz Balkanlar’da sadece birer fatih olarak kalmadık; orayı kendimize yurt edindik." dediği Rumeli'nin de Türk'ün muazzez karakteriyle hasret gidermek için gün saydığını ifade etti.
Osmanağaoğlu, "Bu asırlık hasreti sonlandırmak için yürüyen, yürürken de kervan kervan büyüyen Türk milletini hiçbir güç durduramayacaktır!" dedi.
"Terörsüz Türkiye, kalbimizdeki kardeşliğin mihenk taşıdır"
Türk ve Türkiye Yüzyılı ülküsünün, "muzaffer mazimizin geleceğin Lider Ülke Türkiye'sine uzanan şanlı öyküsü" olduğunu belirten Osmanağaoğlu, "Terörsüz Türkiye; kalbimizdeki kardeşliğin, aklımızdaki geleceğin mihenk taşıdır." ifadelerini kullandı.
"Hedef belirlenmiştir. Zaman kesinleşmiştir. Zemin belirlenmiş, harç karılmış, temel atılmış bina ise hızla yükselmektedir." diyen Osmanağaoğlu, MHP'nin bireysel çıkarlar peşinde değil, milli çıkarları hedef ederek, siyasi hırslarla değil milli şuurla hareket ettiğini söyledi.
Osmanağaoğlu, "Kardeşliği kalleşliğe kurban etmiyor, telkinleri tertiplerle karıştırmıyoruz." dedi.
Terörsüz Türkiye'nin Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli'nin "Bir olalım, iri olalım diri olalım", Mevlana'nın "Birlik ateşini yakın, ayrılık ve benlik dumanını söndürün." ve Aşık Veysel'in "Memleket kıl ile alınır ama birlik ile tutulur." sözleriyle ortaya koyduğu anlayışın bir eseri olduğunu ifade etti.
Osmanağaoğlu, "O yüzden net bir şekilde diyebiliyorum ki Terörsüz Türkiye; zanla konuşup onunla amel edenlere Türk milletinin attığı unutamayacakları tokadıdır." diye konuştu.
"Terörsüz Türkiye, 86 milyonun ortak istikbalidir"
İzmirlinin polemiğin değil neticenin, fitnenin değil birleşmenin, sırt çevirmenin değil omuz omuza durmanın tarafında olduğunu belirten Osmanağaoğlu, süreçte herkese düşen sorumluluğun Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenliğini, milletin birliğini ve hukukun üstünlüğünü tartışma konusu yapmadan terörün bitmesine katkı sunmak olduğunu söyledi.
Osmanağaoğlu, "Çünkü biz inanıyor ve biliyoruz ki; Terörsüz Türkiye, hiçbir partinin seçim malzemesi değildir. Bu hedef, seksen altı milyonun ortak istikbalidir." ifadelerini kullandı.
Hedeflerinin yalnızca terörün bitmesi olmadığını belirten Osmanağaoğlu, terörün beslendiği bütün istismar alanlarının kurutulmasının amaçlandığını dile getirdi.
Bu amaca Allah'ın izni ve Devlet Bahçeli'nin kılavuzluğu sayesinde muhakkak varılacağını belirten Osmanağaoğlu, "Artık ufukta yeni hedefler, yeni Kızılelmalar vardır." dedi.
"Kızılelma'mız; Türk ve Türkiye Yüzyılı'dır"
Kızılelma'nın yıkılmaz bir kardeşlik ve sarsılmaz bir birlik olduğunu ifade eden Osmanağaoğlu, Türkiye'nin savunma sanayisinden enerjiye, tarımdan teknolojiye kadar her alanda tam bağımsızlığa ulaşmasının hedeflendiğini söyledi.
Osmanağaoğlu, Ankara'dan yükselen ışığın bütün mazlumların yolunu aydınlatacağı yeni bir küresel düzen hedeflediklerini belirterek, "Kısacası Kızılelma'mız; Türk ve Türkiye Yüzyılı'dır." ifadelerini kullandı.
İzmir'in geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Osmanağaoğlu, "İzmir yeniden Akdeniz’in ışığı olacaktır." dedi.
Körfezi, limanı ve bereketli ovalarıyla İzmir'in Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın öncü şehirlerinden biri haline geleceğini ifade eden Osmanağaoğlu, gençliği, duruşu, inancı ve imanıyla İzmir'in şehrin dağlarında yeniden çiçekler açtıracağını söyledi.
Ay yıldızın aydınlığı ve üç hilalin ışığının İzmir'in her köşesine ulaşacağını belirten Osmanağaoğlu, teşkilat mensuplarının tazyik, kışkırtma ve sabotajlar karşısında Devlet Bahçeli'nin "Biz olayların peşinden sürüklenen değil, olayların rotasını belirleyen kuvvetli fikir ve düşünce sistematiğine sahibiz." sözünü akıllarından çıkarmamalarını istedi.
Lider Bahçeli'nin Terörsüz Türkiye hedefini "akıl, ahlak ve adalet aydınlığının ikram ve imkanıyla" okuduklarını ve küresel ve bölgesel tehditler karşısında tek yürek olmaktan başka seçenek görmediklerini belirten Osmanağaoğlu, İzmir İl Başkanlığı Olağan Kongresi'nin hayırlara vesile olmasını diledi.